>PRENS & PRENSES İÇİN …

>

Dün gece saat (sabah demeliyim aslında) 04:00’e kadar bugün teslim edeceğim minik Ralf ve Rayna’nın vaftizleri için istenen prensens ve prens konseptli kurabiye ve pasta ile uğraştım… Şu anda taze çekilmiş resimleri koymadan evden çıkmayayım dedim …
Bir döndüm pir döndüm galiba 🙂

Detayları ve daha bir sürü resmi dönünce ekleyeceğim …

Yine yeniden sizlerleyim…

Evet cumartesi tam evden çıkmadan önce koyduğum yazının devamına başlayalım…
Yaklaşık 2-3 hafta önce minik Ralf ve Rayna’nın vaftiz törenlerinin konsepti belirlendiğinde bu miniklerin annesi sevgili Nil ile pasta ve kurabiye konusunda ne yapalım diye oturup düşündüğümüzde taç konseptinde karar kıldık. Kilisedeki törenin ardından akşam yemekte masalara çiçek yerine çubuklu kurabiyelerin hoş olabileceğini , böylelikle bir nevi tören şekeri gibi de algılanabileceğine kanaat getirdik. Pasta ise 50 kişilik olarak iki katlı olarak tasarlandı. Kurabiyeler ile uyumlu olması için taç konseptini pastada da kullandık.. Ayrıca minik ikizlerin resimlerini de yenilebilir kağıda bastırıp şeker hamuru ile pastada kullanmaya karar verdik.
Gelelim pastanın yapım aşamasına :
Pandispanya’da Emel Başdoğan’ın tarifini uyguladım.
Alttaki dikdörtgen kat için buradaki pandispanya tarifinin iki sefer, 1,5 katını hazırlayarak iki tane pandispanya pişirdim.Ayrıca üst kat için de 20 cm’lik kelepçeli kalıpta 1 ölçü daha hazırladım. Yani 1,5 ölçüden iki sefer , bir ölçüden bir sefer olmak üzere 3 adet kekim oldu.

Dikdörtgenleri aradan bölmedim. Sadece üst katı ortadan ikiye ayırdım.
Portakal suyu ile kekleri fırça yardımı ile hafifçe ıslattım.
Ara malzeme olarak 2 paket çikolatalı cremole’yi 3,5 su bardağı süt ile çırptım. İçerisine çikolata rendeledim ve bolca fıstık koydum.Birinci dikdörtgen kekin üzerine bu iç malzemenin 3/4’ünü döktüm ve her yerine eşit gelecek şekilde spatulam ile yaydım.İkinci dikdörtgen keki üzerine kapattım.
400 gr bitter+sütlü çikolatayı benmari usulü eritip, 2 paket sıvı krema ile çırpıp kekin dışını bu ganaj ile iyice sıvadım. Dikdörtgen pastam hazır olunca şeker hamuru ile kapladım ve yuvarlak pastayı oturtmak istediğim yerleri işaretleyip , oralara tahta çöpşişlerden sapladım. Bunu üstteki katı koyunca çökme yapmaması ve üst katı sabitleyebilmek için uyguladım.

Yuvarlak kat için de ara malzeme ve sıvama ganajı uyguladıktan sonra yine krem rengi şeker hamuru ile kapladım ve hazırladığım çöpşişlerin üzerine sabitledim.

Pastanın süslemelerinde dore renk minik şekerler ve dore yenilebilir sim kullandım. Özellikle bebeklerin baş harfletini dore ile renklendirdim ve son olarak pastayı tamamladıktan sonra büyük boy fırça ile pastanın geneline dore fırça darbeleri yaptım.

Image Hosted by ImageShack.us

Kurabiyelerde ise her zamanki gibi bu tarifi kullandım.
Törenlerine de katıldığım minik ikizlerin vaftizlerinin ardından ben de onlara tatlı , sağlıklı, huzur dolu bir hayat diliyorum.

PRENS & PRENSES İÇİN …

Dün gece saat (sabah demeliyim aslında) 04:00’e kadar bugün teslim edeceğim minik Ralf ve Rayna’nın vaftizleri için istenen prensens ve prens konseptli kurabiye ve pasta ile uğraştım… Şu anda taze çekilmiş resimleri koymadan evden çıkmayayım dedim …
Bir döndüm pir döndüm galiba 🙂

Detayları ve daha bir sürü resmi dönünce ekleyeceğim …

Yine yeniden sizlerleyim…

Evet cumartesi tam evden çıkmadan önce koyduğum yazının devamına başlayalım…
Yaklaşık 2-3 hafta önce minik Ralf ve Rayna’nın vaftiz törenlerinin konsepti belirlendiğinde bu miniklerin annesi sevgili Nil ile pasta ve kurabiye konusunda ne yapalım diye oturup düşündüğümüzde taç konseptinde karar kıldık. Kilisedeki törenin ardından akşam yemekte masalara çiçek yerine çubuklu kurabiyelerin hoş olabileceğini , böylelikle bir nevi tören şekeri gibi de algılanabileceğine kanaat getirdik. Pasta ise 50 kişilik olarak iki katlı olarak tasarlandı. Kurabiyeler ile uyumlu olması için taç konseptini pastada da kullandık.. Ayrıca minik ikizlerin resimlerini de yenilebilir kağıda bastırıp şeker hamuru ile pastada kullanmaya karar verdik.
Gelelim pastanın yapım aşamasına :
Pandispanya’da Emel Başdoğan’ın tarifini uyguladım.
Alttaki dikdörtgen kat için buradaki pandispanya tarifinin iki sefer, 1,5 katını hazırlayarak iki tane pandispanya pişirdim.Ayrıca üst kat için de 20 cm’lik kelepçeli kalıpta 1 ölçü daha hazırladım. Yani 1,5 ölçüden iki sefer , bir ölçüden bir sefer olmak üzere 3 adet kekim oldu.

Dikdörtgenleri aradan bölmedim. Sadece üst katı ortadan ikiye ayırdım.
Portakal suyu ile kekleri fırça yardımı ile hafifçe ıslattım.
Ara malzeme olarak 2 paket çikolatalı cremole’yi 3,5 su bardağı süt ile çırptım. İçerisine çikolata rendeledim ve bolca fıstık koydum.Birinci dikdörtgen kekin üzerine bu iç malzemenin 3/4’ünü döktüm ve her yerine eşit gelecek şekilde spatulam ile yaydım.İkinci dikdörtgen keki üzerine kapattım.
400 gr bitter+sütlü çikolatayı benmari usulü eritip, 2 paket sıvı krema ile çırpıp kekin dışını bu ganaj ile iyice sıvadım. Dikdörtgen pastam hazır olunca şeker hamuru ile kapladım ve yuvarlak pastayı oturtmak istediğim yerleri işaretleyip , oralara tahta çöpşişlerden sapladım. Bunu üstteki katı koyunca çökme yapmaması ve üst katı sabitleyebilmek için uyguladım.

Yuvarlak kat için de ara malzeme ve sıvama ganajı uyguladıktan sonra yine krem rengi şeker hamuru ile kapladım ve hazırladığım çöpşişlerin üzerine sabitledim.

Pastanın süslemelerinde dore renk minik şekerler ve dore yenilebilir sim kullandım. Özellikle bebeklerin baş harfletini dore ile renklendirdim ve son olarak pastayı tamamladıktan sonra büyük boy fırça ile pastanın geneline dore fırça darbeleri yaptım.

Image Hosted by ImageShack.us

Kurabiyelerde ise her zamanki gibi bu tarifi kullandım.
Törenlerine de katıldığım minik ikizlerin vaftizlerinin ardından ben de onlara tatlı , sağlıklı, huzur dolu bir hayat diliyorum.

>SON BİR HAFTA

>

Biliyorum artık bıktınız … Hep aynı resim… Hep aynı yazı… Bir tarif koymaz mı insan… Girip bakmaz mı şu bloğa …
Haklısınız … Ne deseniz haklısınız.. Bayram sonrası söz verdiğim gibi mutfağa girip yeni bir şeyler deneyemedim.Ama çok yoğun bir hafta geçirdim…İsterseniz biraz bahsedeyim..

Üç günlüğüne iş için Tel Aviv’deydim… Açıkça itiraf etmem gerekir ki, mevcut siyasal durumlar nedeniyle çok endişeliydim seyahatim için.

Havaalanında neler yaşarım, konakladığım yer nasıl olur, insanlar beni nasıl karşılar gibi endişelerim vardı.Sonuçta sadece basından ve medyadan takip ettiklerimdi tüm bildiğim.Ama bir kez daha gördüm ki her yazılana , çizilene , aktarılana körü körüne inanmak, önyargılı davranmak gereksiz…Tıpkı bize ve ülkemize yapıldığı gibi… Uluslararası bir şirkette çalıştığım için ve bu şirketi çok iyi bildikleri için mi bilmem ama ben çok rahat geçtim tüm sorgulardan.. Ancak şu bir gerçek ki.. Cep telefonumun şarj aleti bile tek başına dedektöre tutuldu.. Anlayacağınız her şeyim didik didik arandı..Ama son derece kibar ve yardımcı olmaya gayret gösteren çalışanlar tarafından..Bu bile onların sadece işini yapmaya gayret gösterdikleri izlenimi verdiği için katlanılabilir bir durum yarattı bende.Tel Aviv bulunduğu coğrafyanın çok ötesinde yapılandırılmış; bunu hissedebiliyor insan.. Çok temiz, alt yapısı kuvvetli ve son derece güvenli bir şehir izlenimi veriyor insana…
İsrail mutfağının en önemli hususlarından Humus’u bir de İsrail’de tatma fırsatım oldu..Gerçekten çok lezzetliydi..Bunun dışında yediklerim dünya mutfaklarına çok yakın ve her yerde yenilebilecek yemeklerdi..

İsrail seyahatinin dışında bir de yeni kursa başladım. Sefa Usta önderliğinde verilen bu kursta eminim çok şey öğreneceğim. Şimdiden öğrenmeye başladım bile… Teknik bilgilerin ötesinde yeni yeni tarifler de deneme fırsatımız oluyor.. Sizlere de buradan öğrendiğim, hoşuma giden tarifleri muhakkak bildiriyor olacağım…
İlk olarak sanırım bir sonraki yazımda bu Tuzlu Kurabiye tarifi ile başlayacağım.. Lezzeti tartışılmaz çok güzel, sunumu şık ve malzemeleri pratik bu tuzlu ikramı eminim sizler de çok beğeneceksiniz…

Son olarak dün sanalmagaza.com.tr’nin düzenlediği Sadık Müşteri Yaratma konulu konferansa katıldım. Günümüz iş dünyasında , bu kadar farklı alternatifler sahada koşarken markalarımıza, hizmetlerimize sadık müşteriler yaratmak adına yürütülmüş çeşitli örneklemeleri dinledim. Dubai’nin ziyaretçi sayısını arttırmak ve insanları Dubai’de alışverişe yönlendirmek adına yapılan girişim açıkçası beni çok etkiledi..Bir lokasyon için sadakat programı yürütülmesi son derece yaratıcı… Türkiye ya da İstanbul için de neden uygulanmasın ???
Konferansın sonunda ben ne kadar sadık bir müşteriyim diye sormadan geçemedim kendime.. Galiba ben geleneksel bir müşteriyim …Yani alışkanlıklarından fazla vazgeçemeyen , alıştığı ile devam eden.. Bu da beni bir çok noktada sanırım sadık kılmakta 🙂

İşte bir haftaya benim sığdırabildiklerim..
Bir daha arayı bu kadar açmayacağıma söz veriyorum !

Afiyetle kalın,

SON BİR HAFTA

Biliyorum artık bıktınız … Hep aynı resim… Hep aynı yazı… Bir tarif koymaz mı insan… Girip bakmaz mı şu bloğa …
Haklısınız … Ne deseniz haklısınız.. Bayram sonrası söz verdiğim gibi mutfağa girip yeni bir şeyler deneyemedim.Ama çok yoğun bir hafta geçirdim…İsterseniz biraz bahsedeyim..

Üç günlüğüne iş için Tel Aviv’deydim… Açıkça itiraf etmem gerekir ki, mevcut siyasal durumlar nedeniyle çok endişeliydim seyahatim için.

Havaalanında neler yaşarım, konakladığım yer nasıl olur, insanlar beni nasıl karşılar gibi endişelerim vardı.Sonuçta sadece basından ve medyadan takip ettiklerimdi tüm bildiğim.Ama bir kez daha gördüm ki her yazılana , çizilene , aktarılana körü körüne inanmak, önyargılı davranmak gereksiz…Tıpkı bize ve ülkemize yapıldığı gibi… Uluslararası bir şirkette çalıştığım için ve bu şirketi çok iyi bildikleri için mi bilmem ama ben çok rahat geçtim tüm sorgulardan.. Ancak şu bir gerçek ki.. Cep telefonumun şarj aleti bile tek başına dedektöre tutuldu.. Anlayacağınız her şeyim didik didik arandı..Ama son derece kibar ve yardımcı olmaya gayret gösteren çalışanlar tarafından..Bu bile onların sadece işini yapmaya gayret gösterdikleri izlenimi verdiği için katlanılabilir bir durum yarattı bende.Tel Aviv bulunduğu coğrafyanın çok ötesinde yapılandırılmış; bunu hissedebiliyor insan.. Çok temiz, alt yapısı kuvvetli ve son derece güvenli bir şehir izlenimi veriyor insana…
İsrail mutfağının en önemli hususlarından Humus’u bir de İsrail’de tatma fırsatım oldu..Gerçekten çok lezzetliydi..Bunun dışında yediklerim dünya mutfaklarına çok yakın ve her yerde yenilebilecek yemeklerdi..

İsrail seyahatinin dışında bir de yeni kursa başladım. Sefa Usta önderliğinde verilen bu kursta eminim çok şey öğreneceğim. Şimdiden öğrenmeye başladım bile… Teknik bilgilerin ötesinde yeni yeni tarifler de deneme fırsatımız oluyor.. Sizlere de buradan öğrendiğim, hoşuma giden tarifleri muhakkak bildiriyor olacağım…
İlk olarak sanırım bir sonraki yazımda bu Tuzlu Kurabiye tarifi ile başlayacağım.. Lezzeti tartışılmaz çok güzel, sunumu şık ve malzemeleri pratik bu tuzlu ikramı eminim sizler de çok beğeneceksiniz…

Son olarak dün sanalmagaza.com.tr’nin düzenlediği Sadık Müşteri Yaratma konulu konferansa katıldım. Günümüz iş dünyasında , bu kadar farklı alternatifler sahada koşarken markalarımıza, hizmetlerimize sadık müşteriler yaratmak adına yürütülmüş çeşitli örneklemeleri dinledim. Dubai’nin ziyaretçi sayısını arttırmak ve insanları Dubai’de alışverişe yönlendirmek adına yapılan girişim açıkçası beni çok etkiledi..Bir lokasyon için sadakat programı yürütülmesi son derece yaratıcı… Türkiye ya da İstanbul için de neden uygulanmasın ???
Konferansın sonunda ben ne kadar sadık bir müşteriyim diye sormadan geçemedim kendime.. Galiba ben geleneksel bir müşteriyim …Yani alışkanlıklarından fazla vazgeçemeyen , alıştığı ile devam eden.. Bu da beni bir çok noktada sanırım sadık kılmakta 🙂

İşte bir haftaya benim sığdırabildiklerim..
Bir daha arayı bu kadar açmayacağıma söz veriyorum !

Afiyetle kalın,

>DÖNÜŞ..

>Her güzel şeyin bittiği gibi bitti tatil..
Saat çalmadan uyanmanın keyfi de bitti tatil bitince…
06:15 kalk borusu kaldığı yerden ötmeye başladı yine..
Ama olsun o kalk borusu ötmese keyfini alırmıydım tatil sabahları kendiliğinden uyanıp, ohhh iş yok bugün deyip, dönüp, uykuya devam etmekten… Almazdım herhalde …
Elde avuçta ne varsa bitmiş, yazmadığım bir iki yemek kalmış … Onları da yazmak içimden gelmedi.. Ramazan sonrası daha farklı bir şeyler yazmalıyım dedim kendime…
Bugün hedef koydum … Eve gidince muhakkak mutfakta tatlı bir koku bırakmalıyım ve yarın kokunun kaynağını buraya yansıtmalıyım…
Ama alışkanlık yarına kadar bekleyemedim işte. Baktım gelenler gidenler var , yeni bir şey bekliyorlar… En azından okumak için …
Ben de yazmaya karar verdim…
Giderken internette aradığım şezlong resmini nedense bulamadım, ya da acelem vardı diyelim…O nedenle soranlar olmuş hani hayalindeki şezlong ya da parmakarası terlikler diye..
E giderken olmadı bari dönünce hem de kendi çektiğim şezlong resmini koyayım dedim 🙂

Bol uyumalı, bol yüzmeli, en fenası da bol yemeli tatilimden kalan bir enteresan resim var göstermeden geçemeyeceğim ….

Bu kocaman şeyden yiyemedim ben … Zaten pek balık sevmezdim sanırım iyice soğudum 🙂

Afiyetle kalın,

DÖNÜŞ..

Her güzel şeyin bittiği gibi bitti tatil..
Saat çalmadan uyanmanın keyfi de bitti tatil bitince…
06:15 kalk borusu kaldığı yerden ötmeye başladı yine..
Ama olsun o kalk borusu ötmese keyfini alırmıydım tatil sabahları kendiliğinden uyanıp, ohhh iş yok bugün deyip, dönüp, uykuya devam etmekten… Almazdım herhalde …
Elde avuçta ne varsa bitmiş, yazmadığım bir iki yemek kalmış … Onları da yazmak içimden gelmedi.. Ramazan sonrası daha farklı bir şeyler yazmalıyım dedim kendime…
Bugün hedef koydum … Eve gidince muhakkak mutfakta tatlı bir koku bırakmalıyım ve yarın kokunun kaynağını buraya yansıtmalıyım…
Ama alışkanlık yarına kadar bekleyemedim işte. Baktım gelenler gidenler var , yeni bir şey bekliyorlar… En azından okumak için …
Ben de yazmaya karar verdim…
Giderken internette aradığım şezlong resmini nedense bulamadım, ya da acelem vardı diyelim…O nedenle soranlar olmuş hani hayalindeki şezlong ya da parmakarası terlikler diye..
E giderken olmadı bari dönünce hem de kendi çektiğim şezlong resmini koyayım dedim 🙂

Bol uyumalı, bol yüzmeli, en fenası da bol yemeli tatilimden kalan bir enteresan resim var göstermeden geçemeyeceğim ….

Bu kocaman şeyden yiyemedim ben … Zaten pek balık sevmezdim sanırım iyice soğudum 🙂

Afiyetle kalın,

>İYİ BAYRAMLAR!

>

Bu filmi izlediniz mi bilmiyorum ama romantik filmlerden hoşlanıyorsanız çok seveceğiniz bir film olacaktır ….

İşte ne zamandır hayalini kurduğum mesaj… 🙂 Bu akşam kısmet olursa gidiyorum buralardan 🙂

Bekle beni tatil …..

Bu vesile ile buradan herkese sevdikleri ile güzel, mutlu, sevgi dolu, tatlı mı tatlı bir Bayram diliyorum ….

Bu truffları bayramda ikram edilmek üzere çok zarif bir hanım için hazırladım..

İyi Bayramlar !