>MUTLU YILLAR CANIM ANNEM

>
Bugün benim dünyalar güzeli annemin doğumgünü… Canımıniçi, iyi ki doğmuşsun ve iyi ki benim annem olmuşsun ! O beni hep hazinem diye sever ama asıl kendisi bir hazine… Herşeyden değerli ve her sevginin üzerinde…

Bu akşam kutlama için ona bir pasta yaptım… Pastada pembe çiçekleri kullandım çünkü annem pembeyi çok sever..

Bu pastayı yaparken Sefa Usta’dan öğrendiğim bir pandispanya tarifini kullandım.. Bugüne kadar ovalet hiç kullanmamıştım , kursta genellikle ovalet ile yada mix ile pandispanya hazırlıyoruz. Yaptığımız pandispanyaların yumuşak dokusu hoşuma gidiyor. Çocukların yiyeceği bir pasta olursa kullanmayı pek tercih etmem ama bu pastada , kursta aldığımız bu tarifi denemek istedim. Sonuç yine yumuşacık , Sefa Usta’nın tabiri ile “pastanın ekmeği tam kıvamında” oldu…

Hazırlama süresi : 15 dk

Pişirme süresi : 30-35 dk

İhtiyaç duyulan diğer malzemeler: 20 cm pasta çemberi, yağlı kağıt

***** Bu yazıdaki tarif blog yazarı tarafından kaldırılmıştır ! ******

Pandispanya harcı hazırlanıp, çemberimizi, bir tepsiye , altına yağlı kağıt koyup oturtuyoruz ve karışımımızı çembere döküyoruz.

Isınan fırında pandispanyanın üzeri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. Soğuması için tezgahta bekletip sonra ters çeviriyoruz.

Ben bu şekilde bir gece önce pandispanyayı yapıp, bir gece beklettim..

Dün akşam içerisine çikolata ganaj hazırladım … (240 gr çikolata + 200 gr krema) Pandispanyayı üçe böldüm aralarına ganaj ve dün tarifini verdiğim krokandan bolca koydum..

Pastayı yine ganaj ile sıvadıktan sonra bir müddet dolapta beklettim…

Şeker hamurunu açıp pastayı kapladım.. Üzerindeki çiçekleri, pembe renklendirdiğim şeker hamurunu açıp , kalıpla keserek yaptım..

Umarım annecim yaptığım pastayı beğenir….

Yarın da tatlı kocamın doğumgünü.. Onun için başka süprizlerim var …

Afiyetle kalın !

MUTLU YILLAR CANIM ANNEM


Bugün benim dünyalar güzeli annemin doğumgünü… Canımıniçi, iyi ki doğmuşsun ve iyi ki benim annem olmuşsun ! O beni hep hazinem diye sever ama asıl kendisi bir hazine… Herşeyden değerli ve her sevginin üzerinde…

Bu akşam kutlama için ona bir pasta yaptım… Pastada pembe çiçekleri kullandım çünkü annem pembeyi çok sever..

Bu pastayı yaparken Sefa Usta’dan öğrendiğim bir pandispanya tarifini kullandım.. Bugüne kadar ovalet hiç kullanmamıştım , kursta genellikle ovalet ile yada mix ile pandispanya hazırlıyoruz. Yaptığımız pandispanyaların yumuşak dokusu hoşuma gidiyor. Çocukların yiyeceği bir pasta olursa kullanmayı pek tercih etmem ama bu pastada , kursta aldığımız bu tarifi denemek istedim. Sonuç yine yumuşacık , Sefa Usta’nın tabiri ile “pastanın ekmeği tam kıvamında” oldu…

Hazırlama süresi : 15 dk

Pişirme süresi : 30-35 dk

İhtiyaç duyulan diğer malzemeler: 20 cm pasta çemberi, yağlı kağıt

***** Bu yazıdaki tarif blog yazarı tarafından kaldırılmıştır ! ******

Pandispanya harcı hazırlanıp, çemberimizi, bir tepsiye , altına yağlı kağıt koyup oturtuyoruz ve karışımımızı çembere döküyoruz.

Isınan fırında pandispanyanın üzeri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. Soğuması için tezgahta bekletip sonra ters çeviriyoruz.

Ben bu şekilde bir gece önce pandispanyayı yapıp, bir gece beklettim..

Dün akşam içerisine çikolata ganaj hazırladım … (240 gr çikolata + 200 gr krema) Pandispanyayı üçe böldüm aralarına ganaj ve dün tarifini verdiğim krokandan bolca koydum..

Pastayı yine ganaj ile sıvadıktan sonra bir müddet dolapta beklettim…

Şeker hamurunu açıp pastayı kapladım.. Üzerindeki çiçekleri, pembe renklendirdiğim şeker hamurunu açıp , kalıpla keserek yaptım..

Umarım annecim yaptığım pastayı beğenir….

Yarın da tatlı kocamın doğumgünü.. Onun için başka süprizlerim var …

Afiyetle kalın !

>KROKAN

>Kursta 6. haftayı da geride bıraktık.. Sadece 2 haftamız kaldı. Sefa Usta’dan çok şey öğreniyorum gerçekten. Kursta yaptığımız tariflerin ötesinde verdiği dipnotlar, tiyolar, mutfak disiplini işimi çok kolaylaştırıyor, hata payını azaltıyor.
Bu hafta menümüzde çok güzel bir pasta ve tart vardı.. Kursun sonunda yine tezgahın başına çepeçevre oturup sıra tatmaya geldiğinde kendimi Sefa Usta’nın tabiriyle “hmmm hmmm” demekten alamadım.. Harika lezzetlerdi gerçekten…
Tarifleri en kısa zamanda bizzat evde de deneyip, sizlerle de paylaşacağım, söz…
Bu hafta asıl ilgimi çeken konu krokan hazırlığı oldu… Krokan’ı oldum olası çok sevmişimdir.Hem pastanın içerisinde hem de tek başına yemek için 🙂
İşte lezzetli bir krokan için yapılması gerekenler…


Malzemeler:

  • 250 gr toz şeker
  • 275 gr file fındık (badem, ceviz, fıstık, susam gibi başka kuruyemişler de kullanılabilir)
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ

Çelik bir tencereye şekeri koyuyoruz ve fazla kuvvetli olmayan ateşin üzerinde şekerin iyice erimesini ve karamel rengi almasını bekliyoruz. Kıvamını bulan şekerimizin içerisine fındığı katıp karıştırmaya başlıyoruz. Ocak bu esnada kısık olmalı. 1 tatlı kaşığı tereyağını hem lezzet hem de kıtırlık vermesi için ilave edip, karıştırmaya devam ediyoruz. Şeker , tüm fındığa iyice bulaşıncaya kadar karıştıyoruz.

Tezgahın üzerine yağlı kağıt serip , krokanımızı kağıdın yarısına döküyoruz. Kağıdın diğer yarısını krokanın üzerine kapatıyoruz ve krokan sıcakken merdane ile üzerinden geçip, inceltiyoruz.Sonrasında soğumaya bırakıyoruz.

Bu aşamadan sonra ister bütün tabakalar halinde koparıp yiyebilir, isterseniz de merdane ile üzerine vurarak küçük kırıklar elde edip pastalarınızda kullanabilirsiniz.

İşte bu haftaki Krokanlı Pasta ve Bademli Tartımız…

Afiyetle kalın,

KROKAN

Kursta 6. haftayı da geride bıraktık.. Sadece 2 haftamız kaldı. Sefa Usta’dan çok şey öğreniyorum gerçekten. Kursta yaptığımız tariflerin ötesinde verdiği dipnotlar, tiyolar, mutfak disiplini işimi çok kolaylaştırıyor, hata payını azaltıyor.
Bu hafta menümüzde çok güzel bir pasta ve tart vardı.. Kursun sonunda yine tezgahın başına çepeçevre oturup sıra tatmaya geldiğinde kendimi Sefa Usta’nın tabiriyle “hmmm hmmm” demekten alamadım.. Harika lezzetlerdi gerçekten…
Tarifleri en kısa zamanda bizzat evde de deneyip, sizlerle de paylaşacağım, söz…
Bu hafta asıl ilgimi çeken konu krokan hazırlığı oldu… Krokan’ı oldum olası çok sevmişimdir.Hem pastanın içerisinde hem de tek başına yemek için 🙂
İşte lezzetli bir krokan için yapılması gerekenler…


Malzemeler:

  • 250 gr toz şeker
  • 275 gr file fındık (badem, ceviz, fıstık, susam gibi başka kuruyemişler de kullanılabilir)
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ

Çelik bir tencereye şekeri koyuyoruz ve fazla kuvvetli olmayan ateşin üzerinde şekerin iyice erimesini ve karamel rengi almasını bekliyoruz. Kıvamını bulan şekerimizin içerisine fındığı katıp karıştırmaya başlıyoruz. Ocak bu esnada kısık olmalı. 1 tatlı kaşığı tereyağını hem lezzet hem de kıtırlık vermesi için ilave edip, karıştırmaya devam ediyoruz. Şeker , tüm fındığa iyice bulaşıncaya kadar karıştıyoruz.

Tezgahın üzerine yağlı kağıt serip , krokanımızı kağıdın yarısına döküyoruz. Kağıdın diğer yarısını krokanın üzerine kapatıyoruz ve krokan sıcakken merdane ile üzerinden geçip, inceltiyoruz.Sonrasında soğumaya bırakıyoruz.

Bu aşamadan sonra ister bütün tabakalar halinde koparıp yiyebilir, isterseniz de merdane ile üzerine vurarak küçük kırıklar elde edip pastalarınızda kullanabilirsiniz.

İşte bu haftaki Krokanlı Pasta ve Bademli Tartımız…

Afiyetle kalın,

>TARİFLER SİHİRLİ DEĞNEKLİ MELEKTEN, UYGULAMA BİZDEN

>

Bu yazı Yanya’dan Evenez’e adlı blogdan alınmıştır…

Biliyorsunuz ki üç gün önce hepimiz sevgili Esra ile vedalaştık. Esra’nın Zerrin ile birlikte hazırladığı, tariflerinin dışında bize en güzel hediyesi Kevgir dergisi oldu…
Kevgir Aralık sayısına kavuşmamıza da sayılı gün kaldı. Zerrin’in önerisiyle biz de istedik ki bu yeni sayı Esra’ya hediye gelsin. Onun sevdiği yemekler, onun kendi tarifleri bizim uygulamalarımız ile yeni sayıda yer alsın. Hüzünlü, mutsuz yazılar değil, mutlu, güzel anılarla dolu eğlenceli bir sayı olsun, Esra’yı gülümsetelim ve sevindirelim. Düşünün ki bu ona bir veda değil sürpriz hoş geldin hediyesi. Esra ile tanışmanızdan, komik anılarınızdan, yorumlaşmalarınızdan, paylaştıklarınızdan bahsedin. Fazla bir paylaşımınız olmadıysa da tarifini o kadar lezzetli pişirin ki anısız da olsa ondan bir aferin kapın.

TARİFLER SİHİRLİ DEĞNEKLİ MELEKTEN, UYGULAMA BİZDEN

Bu yazı Yanya’dan Evenez’e adlı blogdan alınmıştır…

Biliyorsunuz ki üç gün önce hepimiz sevgili Esra ile vedalaştık. Esra’nın Zerrin ile birlikte hazırladığı, tariflerinin dışında bize en güzel hediyesi Kevgir dergisi oldu…
Kevgir Aralık sayısına kavuşmamıza da sayılı gün kaldı. Zerrin’in önerisiyle biz de istedik ki bu yeni sayı Esra’ya hediye gelsin. Onun sevdiği yemekler, onun kendi tarifleri bizim uygulamalarımız ile yeni sayıda yer alsın. Hüzünlü, mutsuz yazılar değil, mutlu, güzel anılarla dolu eğlenceli bir sayı olsun, Esra’yı gülümsetelim ve sevindirelim. Düşünün ki bu ona bir veda değil sürpriz hoş geldin hediyesi. Esra ile tanışmanızdan, komik anılarınızdan, yorumlaşmalarınızdan, paylaştıklarınızdan bahsedin. Fazla bir paylaşımınız olmadıysa da tarifini o kadar lezzetli pişirin ki anısız da olsa ondan bir aferin kapın.

>İÇİMİZDEN BİRİNDEN ERKEN VEDA …

>

Yaklaşık 1 yıldır blog sahibi olarak hayatımda ne kadar çok şeyin değiştiğini sık sık vurguluyorum… Sadece tarif yazdığımı sanarken kendimi bulduğum dünyanın ne kadar paylaşımcı ve değerli insanlarla dolu olduğunu hep anlatıyorum.
Anlatamasam da bugüne kadar onların herbirinin, yaptıklarımda ne kadar büyük bir izinin olduğunu görmemek mümkün değil..
Çünkü ben herşeyi okuduğum, gezdiğim bloglardan ve bu blogların herbiri birbirinden değerli sahiplerinden öğreniyorum…Hiç tanımadığım insanlarla sanki kırk yıllık dost gibi yazışıyor, görüştüğümde konuşacak bir sürü konu bulabilecek samimiyette vakit geçirebiliyorum…
Bu duygu meğer ne kadar güçlenmiş… Meğer paylaştıklarımız ne kadar farklı ve özelmiş.. Bunu Yasemin’in bloğunu bugün ziyaret ettiğimde içim cız edince bir kez daha anladım..Bizden biri, bizim gibi… Esra’cığımızı kaybettik.. Kevgir öksüz kaldı…Çok şaşkınım ve üzgünüm….

Tanışmamıştık ama tanışmış gibiydik.. İnanamıyorum hala…

Esra, mekanın cennet olsun!

Müge , Esra için TAZİYE DEFTERİ oluşturdu, buradan erişebilirsiniz…

İÇİMİZDEN BİRİNDEN ERKEN VEDA …

Yaklaşık 1 yıldır blog sahibi olarak hayatımda ne kadar çok şeyin değiştiğini sık sık vurguluyorum… Sadece tarif yazdığımı sanarken kendimi bulduğum dünyanın ne kadar paylaşımcı ve değerli insanlarla dolu olduğunu hep anlatıyorum.
Anlatamasam da bugüne kadar onların herbirinin, yaptıklarımda ne kadar büyük bir izinin olduğunu görmemek mümkün değil..
Çünkü ben herşeyi okuduğum, gezdiğim bloglardan ve bu blogların herbiri birbirinden değerli sahiplerinden öğreniyorum…Hiç tanımadığım insanlarla sanki kırk yıllık dost gibi yazışıyor, görüştüğümde konuşacak bir sürü konu bulabilecek samimiyette vakit geçirebiliyorum…
Bu duygu meğer ne kadar güçlenmiş… Meğer paylaştıklarımız ne kadar farklı ve özelmiş.. Bunu Yasemin’in bloğunu bugün ziyaret ettiğimde içim cız edince bir kez daha anladım..Bizden biri, bizim gibi… Esra’cığımızı kaybettik.. Kevgir öksüz kaldı…Çok şaşkınım ve üzgünüm….

Tanışmamıştık ama tanışmış gibiydik.. İnanamıyorum hala…

Esra, mekanın cennet olsun!

Müge , Esra için TAZİYE DEFTERİ oluşturdu, buradan erişebilirsiniz…

>SABLE HAMURU VE FOTOĞRAFLI KURABİYELER

>

Merhaba,
Öncelikle bir önceki yazımda yayınladığım pastalarıma yazmış olduğunuz övgü dolu sözler için buradan tüm ziyaretçilerime teşekkür etmek istiyorum…
Bugün sizlere geçen hafta çok şeker bir çiftin ilk yıldönümlerinde Süpriz görevini üstlenen Fotoğraflı Kurabiyeler’in yapım aşamalarını göstereceğim… (Burcu da ayrıntılı bir şekilde daha önce buna yer vermişti) Hem de fotoğrafçılık camiasında ismini yakın zamanda duyuracağına emin olduğum birinin karelerinden… Didem Soyutürk’ün karelerinden yapım aşamalarına geçmeden önce bu kurabiyeleri hazırlarken kullandığım farklı bir hamuru sizlere aktarmak istiyorum.Şeker hamuru kaplamaya çok uygun, kalıpla kesildiği şekilde pişince modeli bozulmayan bu kurabiyenin tadını biz çok beğendik.. Badem tadını sevenlere tavsiye ediyorum…

Tarif : Beyaz Mutfak kitabından

Kurabiye, Sable olarak geçiyor kitapta.. Nedir bu sable, özelliği , farkı nedir diye biraz gezindim Google’da … İşte Sable’ye dair bulduklarım..

Sable, Normandiya’ya (Fransa)özgü bir Fransız kurabiyesi.French Butter Cookie ya da Breton Buscuit isimleri ile de anılıyor.”Sable” Fransızca “Kum” anlamına geliyor ve bu, kurabiyenin kıyır kıyır yapısını sanırım en iyi ifade eden kelime…

Gelelim tarifine …

Sable Hamuru:

Keseceğiniz kalıba göre değişir ancak, ufak bir kalıpla 35-40 adet kurabiye çıkıyor.
Hazırlama süresi : 15 dk
Pişme süresi : 20 dk
İhtiyaç duyulan diğer malzemeler : kurabiye kalıbı (çay bardağı da kullanılabilir), pişirme kağıdı
Malzemeler:

  • 500 gr un
  • 300 gr margarin (oda ısısında)
  • 150 gr pudra şekeri
  • 1 yumurta akı
  • 50 gr toz badem
  • 1/2 çay kaşığı vanilya
  • Tüm malzemeler yoğurulur ve hamur 30 dk kadar buzdolabında bekletilir. Sonrasında yaklaşık 1 cm kalınlığında açılarak istenilen kalıpla kesilir ve önceden 170 derecede ısıtılmış fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirilir. Fırından çıkınca soğumaya bırakılır… (Laf aramızda ben sıcak sıcak da yedim , harikaydı… Ama şeker hamuru ile işlem yapılmadan soğuması şart)

    Öncelikle şeker hamurumuza istediğimiz rengi vermemiz gerekiyor.. Ben toz pembeyi seçtim.. Kürdanın ucu ile biraz boya alıp hamura sürdüm ve yoğurdum…

    Hamur hazır olunca nişasta serptiğim tezgahta çok kalın olmayacak şekilde açıyoruz.

    İstediğimiz kalıpla şeker hamurumuzu şekillendiriyoruz.

    Kurabiyemizin üzerine bal sürüp hamuru iyice üzerine yerleştiriyoruz.

    Print ettirdiğimiz resimleri kurabiyenin tam üzerine uygun ya da kurabiyenin üzerinde olmasını istediğimiz şekilde kesiyoruz ve altındaki jelatini sıyırıyoruz.

    Bir suluboya fırçası yardımı ile resmin altını hafifçe ıslatıyoruz ve şeker hamurunun üzerine yapıştırıyoruz.


    Ben kırmızı hamur ile resimlerin kenarlarına kalplerle dekor da yaptım..

    Ve bunları resimlerin üzerine yine altlarını hafifçe ıslatarak yapıştırdım..

    Tüm kurabiyeleri tamamladıktan sonra jelatinleyip rafya ve Paşabahçe’den aldığım bu minik kalpli mandallarla süsledim…


    Kutunun içerisinde cıvıl cıvıl bir görüntü oldu… Ben bile heyecanlandım , keşke hediye verilirken görebilseydim 🙂


    Kutunun son rütuşunu da yaptıktan sonra artık kurabiyelerim hediye edilmeye hazırlardı…

    Kurabiyeleri eşi için isteyen Mine daha sonra eşinin ne kadar şaşırdığını bir mail ile bildirdi… Ayrıca tadını da çok beğenmişler.. Buradan yine kendilerine nice mutlu huzurlu yıldönümleri diliyorum…Ağzınızın tadı hep bu kurabiyeler kadar tatlı olsun!

    Afiyetle kalın,

    SABLE HAMURU VE FOTOĞRAFLI KURABİYELER

    Merhaba,
    Öncelikle bir önceki yazımda yayınladığım pastalarıma yazmış olduğunuz övgü dolu sözler için buradan tüm ziyaretçilerime teşekkür etmek istiyorum…
    Bugün sizlere geçen hafta çok şeker bir çiftin ilk yıldönümlerinde Süpriz görevini üstlenen Fotoğraflı Kurabiyeler’in yapım aşamalarını göstereceğim… (Burcu da ayrıntılı bir şekilde daha önce buna yer vermişti) Hem de fotoğrafçılık camiasında ismini yakın zamanda duyuracağına emin olduğum birinin karelerinden… Didem Soyutürk’ün karelerinden yapım aşamalarına geçmeden önce bu kurabiyeleri hazırlarken kullandığım farklı bir hamuru sizlere aktarmak istiyorum.Şeker hamuru kaplamaya çok uygun, kalıpla kesildiği şekilde pişince modeli bozulmayan bu kurabiyenin tadını biz çok beğendik.. Badem tadını sevenlere tavsiye ediyorum…

    Tarif : Beyaz Mutfak kitabından

    Kurabiye, Sable olarak geçiyor kitapta.. Nedir bu sable, özelliği , farkı nedir diye biraz gezindim Google’da … İşte Sable’ye dair bulduklarım..

    Sable, Normandiya’ya (Fransa)özgü bir Fransız kurabiyesi.French Butter Cookie ya da Breton Buscuit isimleri ile de anılıyor.”Sable” Fransızca “Kum” anlamına geliyor ve bu, kurabiyenin kıyır kıyır yapısını sanırım en iyi ifade eden kelime…

    Gelelim tarifine …

    Sable Hamuru:

    Keseceğiniz kalıba göre değişir ancak, ufak bir kalıpla 35-40 adet kurabiye çıkıyor.
    Hazırlama süresi : 15 dk
    Pişme süresi : 20 dk
    İhtiyaç duyulan diğer malzemeler : kurabiye kalıbı (çay bardağı da kullanılabilir), pişirme kağıdı
    Malzemeler:

  • 500 gr un
  • 300 gr margarin (oda ısısında)
  • 150 gr pudra şekeri
  • 1 yumurta akı
  • 50 gr toz badem
  • 1/2 çay kaşığı vanilya
  • Tüm malzemeler yoğurulur ve hamur 30 dk kadar buzdolabında bekletilir. Sonrasında yaklaşık 1 cm kalınlığında açılarak istenilen kalıpla kesilir ve önceden 170 derecede ısıtılmış fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirilir. Fırından çıkınca soğumaya bırakılır… (Laf aramızda ben sıcak sıcak da yedim , harikaydı… Ama şeker hamuru ile işlem yapılmadan soğuması şart)

    Öncelikle şeker hamurumuza istediğimiz rengi vermemiz gerekiyor.. Ben toz pembeyi seçtim.. Kürdanın ucu ile biraz boya alıp hamura sürdüm ve yoğurdum…

    Hamur hazır olunca nişasta serptiğim tezgahta çok kalın olmayacak şekilde açıyoruz.

    İstediğimiz kalıpla şeker hamurumuzu şekillendiriyoruz.

    Kurabiyemizin üzerine bal sürüp hamuru iyice üzerine yerleştiriyoruz.

    Print ettirdiğimiz resimleri kurabiyenin tam üzerine uygun ya da kurabiyenin üzerinde olmasını istediğimiz şekilde kesiyoruz ve altındaki jelatini sıyırıyoruz.

    Bir suluboya fırçası yardımı ile resmin altını hafifçe ıslatıyoruz ve şeker hamurunun üzerine yapıştırıyoruz.


    Ben kırmızı hamur ile resimlerin kenarlarına kalplerle dekor da yaptım..

    Ve bunları resimlerin üzerine yine altlarını hafifçe ıslatarak yapıştırdım..

    Tüm kurabiyeleri tamamladıktan sonra jelatinleyip rafya ve Paşabahçe’den aldığım bu minik kalpli mandallarla süsledim…


    Kutunun içerisinde cıvıl cıvıl bir görüntü oldu… Ben bile heyecanlandım , keşke hediye verilirken görebilseydim 🙂


    Kutunun son rütuşunu da yaptıktan sonra artık kurabiyelerim hediye edilmeye hazırlardı…

    Kurabiyeleri eşi için isteyen Mine daha sonra eşinin ne kadar şaşırdığını bir mail ile bildirdi… Ayrıca tadını da çok beğenmişler.. Buradan yine kendilerine nice mutlu huzurlu yıldönümleri diliyorum…Ağzınızın tadı hep bu kurabiyeler kadar tatlı olsun!

    Afiyetle kalın,