>**PASTAKOLİK** SENCER İÇİN …

>Sevgili Özlem bu etkinliği duyurduğu zaman bu kelimenin son bir sene içerisinde benim için ne kadar anlam ifade ettiğini düşündüm durdum..

Ben bir Pastakolik mi olmuştum ? hmmm…. belirtileri bir kontrol edelim dedim …

  1. Pastacılık malzemelerine aşırı ilgi, pasta malzemesi gördüğünde heyecana dayalı terleme ve tansiyon artışı… (Evet)
  2. Pasta kitabı almadan duramama buna bağlı olarak Amazon.com bağımlılığı (Evet)
  3. Pastanelerde pasta vitrinlerine uzzuuuunnn alıcı inceleme niteliğinde bakışlar ve vitrindeki pastaları tanımlama gayreti (Evet)
  4. Mutfakta çeyizle gelen tüm kapkacağın tek tek bertaraf edilerek yerini 1-2-3 vs.. numara yuvarlak, kare vb.. pasta çemberine, kalıba, alet edavata yer ayrılmasına dayalı mekan sıkıntısı (Evet)
  5. Ellerde kronik olarak beliren mavi, yeşil, kırmızı, oranj vb.. renklerdeki alacalı bulacalı hareler (Evet)
  6. Pasta yapmalıyım diyerek pazar günleri dahi saat kurarak sabahı zor etme yönünde kronik hareketler (Evet)

Allahım olmuşum işte PASTAKOLİK olmuşum !

Bu sorulardan en az 3’üne Evet cevabı veriyorsanız buyrun Özlem’in düzenlediği etkinliğe

Hepimize geçmemiş olsun 🙂

Ben etkinliğe Sevgili Yasemin’in mini mini taptazecik oğluşu Sencer için hazırladığım pasta ile katılmak istedim…

Bir sonraki yazımda uzzzuuuunnn uzzuunnn anlatıp bol bol resimlerini yayınlayacağım Sencer’imizi görmek için düzenlendiğimiz müthiş blog buluşmamız için hazırladım bu pastayı.

Pastanın kekinde Burcu’nun daha önce de denediğim bir tarifini uyguladım.

Yoğun çikolatalı pandispanya

  • 7 adet yumurta (oda ısısında beklemiş)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı sıvı vanilya
  • 1 su bardağı un
  • 4 çorba kaşığı toz kakao – tepeleme
  • 1 çorba kaşığı kabartma tozu
  • 1 küçük paket sıvı krema ( 200 ml)
  • 200 gr bitter küvertur çikolata

Fırınımızı 180 derecede ısıtalım.

Çikolatamızı ufak ufak kesip benmari usulü eritelim.

Yumurta,şeker ve vanilyayı birlikte yüksek devirde şeker iyice eriyene kadar çırpalım. Daha sonra sırasıyla çikolatayı ve kremayı ekleyip çırpmaya devam edelim.

Ayrı bir yere un, kakao ve kabartma tozunu eleyelim ve yumurtalı – çikolatalı karışımın içerisine ilave edelim ve düşükten hızlıya koyu bir kıvam alıncaya kadar çırpalım.

Ben 20 cm ve 14 cmlik iki çembere döküp öyle pişirdim. (Büyük bir fırın tepsisine yağlı kağıt serdim ve çemberlerin ikisini de bu tepsiye oturttum.)

Yaklaşık 50 dk sonra kürdan testi yapıp pişip pişmediğini kontrol edelim.

Hakikaten browni kıvamında çok lezzetli bir tadı oluyor.

Her iki keki de ortadan ikiye böldüm.Ayrıca üzerini de traşladım.(Kek kabaran bir yapıya sahip)

Kekleri hafifçe şekerli su ile ıslattım.

Arasına çikolatalı Cremole ve ganaj karışımı hazırladım. Pastayı pasraça çikolatalı ve ceviz krokanlı yaptım. Krokan’ın tarifini yemişi ceviz olarak değiştirip buradan uygulayabilirsiniz.

Dışına ganaj sıvayıp şeker hamuru ile kapladım.

Geçtiğimiz hafta misafirimi Mısır Çarşısı’nda gezdirirken yolum Fermo’ya da düşmüştü.Pastanın üzerindeki bebeği oradan almıştım.Pastanın konseptine uyunca, bebeği biraz royal icing ile sabitledim.

Son olarak kurdeleler ile dekorasyonunu tamamlamış oldum.

Bir sonraki yazım için meraklanmanızı sağlamak adına aşağıdaki resim belki yeterli olacaktır 😉

Afiyetle,

**PASTAKOLİK** SENCER İÇİN …

Sevgili Özlem bu etkinliği duyurduğu zaman bu kelimenin son bir sene içerisinde benim için ne kadar anlam ifade ettiğini düşündüm durdum..

Ben bir Pastakolik mi olmuştum ? hmmm…. belirtileri bir kontrol edelim dedim …

  1. Pastacılık malzemelerine aşırı ilgi, pasta malzemesi gördüğünde heyecana dayalı terleme ve tansiyon artışı… (Evet)
  2. Pasta kitabı almadan duramama buna bağlı olarak Amazon.com bağımlılığı (Evet)
  3. Pastanelerde pasta vitrinlerine uzzuuuunnn alıcı inceleme niteliğinde bakışlar ve vitrindeki pastaları tanımlama gayreti (Evet)
  4. Mutfakta çeyizle gelen tüm kapkacağın tek tek bertaraf edilerek yerini 1-2-3 vs.. numara yuvarlak, kare vb.. pasta çemberine, kalıba, alet edavata yer ayrılmasına dayalı mekan sıkıntısı (Evet)
  5. Ellerde kronik olarak beliren mavi, yeşil, kırmızı, oranj vb.. renklerdeki alacalı bulacalı hareler (Evet)
  6. Pasta yapmalıyım diyerek pazar günleri dahi saat kurarak sabahı zor etme yönünde kronik hareketler (Evet)

Allahım olmuşum işte PASTAKOLİK olmuşum !

Bu sorulardan en az 3’üne Evet cevabı veriyorsanız buyrun Özlem’in düzenlediği etkinliğe

Hepimize geçmemiş olsun 🙂

Ben etkinliğe Sevgili Yasemin’in mini mini taptazecik oğluşu Sencer için hazırladığım pasta ile katılmak istedim…

Bir sonraki yazımda uzzzuuuunnn uzzuunnn anlatıp bol bol resimlerini yayınlayacağım Sencer’imizi görmek için düzenlendiğimiz müthiş blog buluşmamız için hazırladım bu pastayı.

Pastanın kekinde Burcu’nun daha önce de denediğim bir tarifini uyguladım.

Yoğun çikolatalı pandispanya

  • 7 adet yumurta (oda ısısında beklemiş)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı sıvı vanilya
  • 1 su bardağı un
  • 4 çorba kaşığı toz kakao – tepeleme
  • 1 çorba kaşığı kabartma tozu
  • 1 küçük paket sıvı krema ( 200 ml)
  • 200 gr bitter küvertur çikolata

Fırınımızı 180 derecede ısıtalım.

Çikolatamızı ufak ufak kesip benmari usulü eritelim.

Yumurta,şeker ve vanilyayı birlikte yüksek devirde şeker iyice eriyene kadar çırpalım. Daha sonra sırasıyla çikolatayı ve kremayı ekleyip çırpmaya devam edelim.

Ayrı bir yere un, kakao ve kabartma tozunu eleyelim ve yumurtalı – çikolatalı karışımın içerisine ilave edelim ve düşükten hızlıya koyu bir kıvam alıncaya kadar çırpalım.

Ben 20 cm ve 14 cmlik iki çembere döküp öyle pişirdim. (Büyük bir fırın tepsisine yağlı kağıt serdim ve çemberlerin ikisini de bu tepsiye oturttum.)

Yaklaşık 50 dk sonra kürdan testi yapıp pişip pişmediğini kontrol edelim.

Hakikaten browni kıvamında çok lezzetli bir tadı oluyor.

Her iki keki de ortadan ikiye böldüm.Ayrıca üzerini de traşladım.(Kek kabaran bir yapıya sahip)

Kekleri hafifçe şekerli su ile ıslattım.

Arasına çikolatalı Cremole ve ganaj karışımı hazırladım. Pastayı pasraça çikolatalı ve ceviz krokanlı yaptım. Krokan’ın tarifini yemişi ceviz olarak değiştirip buradan uygulayabilirsiniz.

Dışına ganaj sıvayıp şeker hamuru ile kapladım.

Geçtiğimiz hafta misafirimi Mısır Çarşısı’nda gezdirirken yolum Fermo’ya da düşmüştü.Pastanın üzerindeki bebeği oradan almıştım.Pastanın konseptine uyunca, bebeği biraz royal icing ile sabitledim.

Son olarak kurdeleler ile dekorasyonunu tamamlamış oldum.

Bir sonraki yazım için meraklanmanızı sağlamak adına aşağıdaki resim belki yeterli olacaktır 😉

Afiyetle,

>PATATESLİ ÇÖREK

>

Gelişim, ilerleme , inkişaf, tekamül olarak açıklanmış burada..
İlerleme midir bilmem ama … Ben bu tarifi ilk yazdığımdan sonra sanırım biraz yol katetmişim 🙂

Tadını çok sevdiğim bu tarifin arşivlerde o silik fotoğrafla kalmasını istemediğim için bir kez daha yazmaya karar verdim.
Acemi mutfak düşkünleri … Yine korkusuzca deneyebileceğiniz, sapma riski olmayan bir tarif..

Malzemeler:
  • 4 tane orta boy patates
  • 1 tane orta boy soğan
  • 2,5 su bardağı un
  • 3 yumurta
  • 2 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • karabiber , kırmızı biber , nane

Patates ve soğanları ufak küpler halinde doğrayıp, diğer tüm malzemelerle derin bir kabın içerisinde karıştırıyoruz.

Düz bir tepsiyi ya da kek kalıbını iyice yağlayıp hazırladığımız karışımı döküyoruz.

Önceden ısıtılmış fırında (180 derece) üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle,

PATATESLİ ÇÖREK

Gelişim, ilerleme , inkişaf, tekamül olarak açıklanmış burada..
İlerleme midir bilmem ama … Ben bu tarifi ilk yazdığımdan sonra sanırım biraz yol katetmişim 🙂

Tadını çok sevdiğim bu tarifin arşivlerde o silik fotoğrafla kalmasını istemediğim için bir kez daha yazmaya karar verdim.
Acemi mutfak düşkünleri … Yine korkusuzca deneyebileceğiniz, sapma riski olmayan bir tarif..

Malzemeler:
  • 4 tane orta boy patates
  • 1 tane orta boy soğan
  • 2,5 su bardağı un
  • 3 yumurta
  • 2 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • karabiber , kırmızı biber , nane

Patates ve soğanları ufak küpler halinde doğrayıp, diğer tüm malzemelerle derin bir kabın içerisinde karıştırıyoruz.

Düz bir tepsiyi ya da kek kalıbını iyice yağlayıp hazırladığımız karışımı döküyoruz.

Önceden ısıtılmış fırında (180 derece) üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle,

>FRANBUAZLI CHEESECAKE

>Gitmek …

gitmek,
bir eylemdir kendi alfabesinde,
gelmeler gitmelere tutsak…
ama silinir tüm gitmeler
gidenler geldiğinde.
gitmek,
üç sestir bir hecede
incitmez ama asla gitmek
gidenler gittikleri gibi
kaldığı sürece….

Turan Demir

Son yazımda bahsettiğim güzel gülüşlü , pozitif tatlı kadın… Bugün gitti… Öğrenmeye çalıştığı tarzanca Türkçesi ile “ben geliyorum çok çok” diyerek 🙂 Yolun açık olsun mana mou !

Kaldığımız yerden devam …

Ağzımız tatlansın, yüreğimiz ferahlasın …

Bir cheesecake iyi giderdi şimdi olsaydı…

Kendi yok tarifi var ….

Buyrun buradan bakın 🙂

Aslında Limonlu Cheesecake ile yapılışı ve malzemeleri aynı. Sadece bu sefer limon suyu ve rendesini ilave etmedim ve üzerine Franbuaz sos hazırladım..

Yine de malzemeleri tekrarlamak gerekirse :

– 1,5 paket Eti burçak bisküvi
– 100 gr tereyağı
– 3 paket krem peynir (1 paket labne + 2 paket beyaz krem peynir kullandım)
– 1 su bardağı toz şeker
-1 paket vanilya
– 2 yumurta
– 200 ml. (bir küçük kutu) sıvı krema
– 3 çorba kaşığı un

Yapılışını aynen burada belirttiğim şekilde uygulayabilirsiniz.

Kekimiz piştikten sonra soğumaya bırakıyoruz.

Franbuazlı Sos:

  • 100 gr franbuaz
  • 30 gr toz şeker
  • 1 çay kaşığı toz jelatin

Franbuaz ve toz şekeri bir tencereye koyup kısık ateşte şeker eriyene ve franbuaz renk verene kadar pişiriyoruz. Hafifçe kaynamaya başladığında toz jelatini ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz.

Soğuyan cheesecake in üzerine döküyoruz.

Bu aşamada cheesecake in hala kelepçeli kalıpta olması gerekir.

Sosu döktükten sonra üzerine bir streç film koyup buzdolabında 5-6 saat dinlendiriyoruz.

Kalıptan çıkartmadan evvel bir bıçakla kalıbın kenarlarından geçip kekimizi kalıptan çıkartıyoruz.

Krem şanti ile süsleyerek servis edebilirsiniz.

Afiyetle,

FRANBUAZLI CHEESECAKE

Gitmek …

gitmek,
bir eylemdir kendi alfabesinde,
gelmeler gitmelere tutsak…
ama silinir tüm gitmeler
gidenler geldiğinde.
gitmek,
üç sestir bir hecede
incitmez ama asla gitmek
gidenler gittikleri gibi
kaldığı sürece….

Turan Demir

Son yazımda bahsettiğim güzel gülüşlü , pozitif tatlı kadın… Bugün gitti… Öğrenmeye çalıştığı tarzanca Türkçesi ile “ben geliyorum çok çok” diyerek 🙂 Yolun açık olsun mana mou !

Kaldığımız yerden devam …

Ağzımız tatlansın, yüreğimiz ferahlasın …

Bir cheesecake iyi giderdi şimdi olsaydı…

Kendi yok tarifi var ….

Buyrun buradan bakın 🙂

Aslında Limonlu Cheesecake ile yapılışı ve malzemeleri aynı. Sadece bu sefer limon suyu ve rendesini ilave etmedim ve üzerine Franbuaz sos hazırladım..

Yine de malzemeleri tekrarlamak gerekirse :

– 1,5 paket Eti burçak bisküvi
– 100 gr tereyağı
– 3 paket krem peynir (1 paket labne + 2 paket beyaz krem peynir kullandım)
– 1 su bardağı toz şeker
-1 paket vanilya
– 2 yumurta
– 200 ml. (bir küçük kutu) sıvı krema
– 3 çorba kaşığı un

Yapılışını aynen burada belirttiğim şekilde uygulayabilirsiniz.

Kekimiz piştikten sonra soğumaya bırakıyoruz.

Franbuazlı Sos:

  • 100 gr franbuaz
  • 30 gr toz şeker
  • 1 çay kaşığı toz jelatin

Franbuaz ve toz şekeri bir tencereye koyup kısık ateşte şeker eriyene ve franbuaz renk verene kadar pişiriyoruz. Hafifçe kaynamaya başladığında toz jelatini ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz.

Soğuyan cheesecake in üzerine döküyoruz.

Bu aşamada cheesecake in hala kelepçeli kalıpta olması gerekir.

Sosu döktükten sonra üzerine bir streç film koyup buzdolabında 5-6 saat dinlendiriyoruz.

Kalıptan çıkartmadan evvel bir bıçakla kalıbın kenarlarından geçip kekimizi kalıptan çıkartıyoruz.

Krem şanti ile süsleyerek servis edebilirsiniz.

Afiyetle,

>S’AGAPO MANULA

>
Bu ne ?

S’agapo manula …. Yunanca “Seni Seviyorum Annecik” demek …

Sol tarafta gördüğünüz bayan benim 20’li yaşlarımın çok başındayken tanıdığım ve kalbinin güzelliği ile kendisine yunanca “anne” dediğim kişi… Benim için çok özel biri ve geçtiğimiz hafta çarşamba günü bizi ziyaret etmek üzere Türkiye’ye geldi.

İşte siteye son bir haftadır bir şeyler yazamamamın sebebi budur. Zira evde misafirim olduğu için işten de izin aldım…İstanbul kazanına kepçe olma görevi üstlenmekte meşguldüm.

Gezdim , tozdum… Enteresan tecrübelerim oldu. Kendisinin bizi ilk ziyareti değil.O nedenle müze – saray faslını daha önce halletmiştik..Bu sefer farklı konulara el attık. Mesela “Hamam” 🙂 Onun sayesinde ilk kez hamama gitme şerefine eriştim.Otellerdeki ile ilgisi var sanıyorsanız yanılıyorsunuz..Ayrı bir kültürmüş, onu öğrendim.. Şiddetle tavsiye ediyorum…

Çengelköy kahvaltısı, mısır çarşısı alışverişi, İstinye Park’ta kokoşluk, Ömerli’de mangal, aile yemekleri, misafirlikler vs.. vs… oturmadık diyebilirim… Bir de Sevgim ile “gelse de götürsek” diye hayallerini kurduğumuz ‘nde harika bir yemek …

Henüz gitmediyseniz , muhakkak Selanikli Maria’nın mutfağından seçmeleri öneririm …

Hep gezmedim elbet.. Mutfağa da yolum düştü… İşte yokken yaptıklarım !

Nişan pastası

Dikiş dikmeyi seven bir bayan için özel bir doğum günü pastası …
DİKİŞ DİKEN BAYAN

Patatesli Çörek
Tarifi yakında…


Çikolatalı & Franbuazlı Pasta

Tarifi yakında …

Ben yokken yazdığınız yorumların hepsini çok büyük bir keyifle okudum. Yorum sayılarını görünce o kadar mutlu oluyorum ki anlatamam… Sizler tarafından takip edilmek ve sizlerden övgü almak benim için çok önemli…

Geçen haftanın acısını bu hafta çıkartmayı düşünüyorum 😉 Beni izlemeye devam edin…

En önemlisi de …

Afiyetle kalın,