>SEBZELİ & TERBİYELİ TAVUK PİRZOLA

>

Ne zamandır ana yemek olarak herhangi bir tarif vermediğimi farkettim. Sevgili adaşım sayesinde Statcounter.com sitesine sardığımda farkettim ki Müge’nin de daha önce bahsettiği gibi genelde arama motorlarında en çok basit diyip yazmadığımız şeyler, akşam yemeğinde farklı olarak pişirilmek istenenler aranıyor.. Örneğin statcounter sitesine göre Yemekbahane’nin en popüler tarifi şu anda “Dalyan Köfte” … Gerçekten bana çok ilginç geldi …

O zaman dedim ki kendime “Müge ! Biraz yemek konusunda da pişirdiklerini yazmalısın”

Dün servisle eve dönerken ne yemek yapsam diye bir hayli düşündüm..İtiraf ediyorum uyumadığım 5-10 dk zarfında bir hayli düşündüm daha doğru bir ifade olacak 🙂

Buzdolabındaki malzemeleri bir bir aklımdan geçirdim…

Hmmm…Tavuk, havuç, dolmalık biber (yok ..Aylin’lerde cuma akşamı dolma yedik…birkaç gün sonra yaparım dolmayı) O zaman tavuk yapayım en iyisi dedim.. Aklımda sadece tavuğu hafifçe haşlamak ve sonrasında ya fırına vermek ya da yağsız tavada biraz tereyağ ile kızartmak vardı ama sonuç hiç düşündüklerimle alakalı olmadı..

Belki bunu kuzu eti ile yapanlarınız vardır.Ben ilk kez tavuk ile denedim…Çıkan sonucu çok beğendim ve sizlerle paylaşmaya karar verdim..

Malzemeler: (2 kişilik)

  • 4 adet tavuk pirzola (kalça şiş de güzel olabilir, göğüs hafif yavan kalır kanısındayım)
  • 2 adet orta boy patates
  • 1 adet havuç
  • iri kıyılmış maydanoz
  • 1/2 limon
  • 2 tatlı kaşığı un
  • 1 yumurtanın sarısı
  • 4 su bardağı su
  • tuz, karabiber

Öncelikle 1 çay kaşığı tuz ilave ettiğimiz suda yaklaşık 15 dk kadar sadece tavukları haşlıyoruz. Patatesleri küp küp, havucu ince halkalar halinde doğruyoruz. Tavuklardan sonra sebzeleri de ekleyip 15 dk kadar da sebzelerin pişmesini bekliyoruz.

Hem tavuk hem sebzeler pişince yemeğin terbiyesini hazırlıyoruz. Terbiyenin hazırlanışı:

Un, limon ve yumurta sarısını bir kasede çırpıyoruz. Homojen bir kıvam alması için tavuk ve sebzelerin suyundan bir miktar ilave ediyoruz. Bu karışımı tel süzgeçten geçirerek yemeğimize döküyoruz ve karıştırıyoruz. Gerekiyorsa bir miktar daha tuz ilave ediyoruz ve karabiber ekiyoruz.Son olarak maydanozları ekliyoruz. Ocağın altını kısıp yemeği bir taşım kaynatıyoruz.

Afiyetle,

SEBZELİ & TERBİYELİ TAVUK PİRZOLA

Ne zamandır ana yemek olarak herhangi bir tarif vermediğimi farkettim. Sevgili adaşım sayesinde Statcounter.com sitesine sardığımda farkettim ki Müge’nin de daha önce bahsettiği gibi genelde arama motorlarında en çok basit diyip yazmadığımız şeyler, akşam yemeğinde farklı olarak pişirilmek istenenler aranıyor.. Örneğin statcounter sitesine göre Yemekbahane’nin en popüler tarifi şu anda “Dalyan Köfte” … Gerçekten bana çok ilginç geldi …

O zaman dedim ki kendime “Müge ! Biraz yemek konusunda da pişirdiklerini yazmalısın”

Dün servisle eve dönerken ne yemek yapsam diye bir hayli düşündüm..İtiraf ediyorum uyumadığım 5-10 dk zarfında bir hayli düşündüm daha doğru bir ifade olacak 🙂

Buzdolabındaki malzemeleri bir bir aklımdan geçirdim…

Hmmm…Tavuk, havuç, dolmalık biber (yok ..Aylin’lerde cuma akşamı dolma yedik…birkaç gün sonra yaparım dolmayı) O zaman tavuk yapayım en iyisi dedim.. Aklımda sadece tavuğu hafifçe haşlamak ve sonrasında ya fırına vermek ya da yağsız tavada biraz tereyağ ile kızartmak vardı ama sonuç hiç düşündüklerimle alakalı olmadı..

Belki bunu kuzu eti ile yapanlarınız vardır.Ben ilk kez tavuk ile denedim…Çıkan sonucu çok beğendim ve sizlerle paylaşmaya karar verdim..

Malzemeler: (2 kişilik)

  • 4 adet tavuk pirzola (kalça şiş de güzel olabilir, göğüs hafif yavan kalır kanısındayım)
  • 2 adet orta boy patates
  • 1 adet havuç
  • iri kıyılmış maydanoz
  • 1/2 limon
  • 2 tatlı kaşığı un
  • 1 yumurtanın sarısı
  • 4 su bardağı su
  • tuz, karabiber

Öncelikle 1 çay kaşığı tuz ilave ettiğimiz suda yaklaşık 15 dk kadar sadece tavukları haşlıyoruz. Patatesleri küp küp, havucu ince halkalar halinde doğruyoruz. Tavuklardan sonra sebzeleri de ekleyip 15 dk kadar da sebzelerin pişmesini bekliyoruz.

Hem tavuk hem sebzeler pişince yemeğin terbiyesini hazırlıyoruz. Terbiyenin hazırlanışı:

Un, limon ve yumurta sarısını bir kasede çırpıyoruz. Homojen bir kıvam alması için tavuk ve sebzelerin suyundan bir miktar ilave ediyoruz. Bu karışımı tel süzgeçten geçirerek yemeğimize döküyoruz ve karıştırıyoruz. Gerekiyorsa bir miktar daha tuz ilave ediyoruz ve karabiber ekiyoruz.Son olarak maydanozları ekliyoruz. Ocağın altını kısıp yemeği bir taşım kaynatıyoruz.

Afiyetle,

>OKSİJENİ BOL BİR GÜN VE BALLI LOKMA TATLILARI

> Sanırım tüm İstanbul gibi soluğu sokakta aldık dün.. Arabanın derecesi 29’u gösteriyordu..Güneş yüzünü hep sakladı ama hava son derece sıcaktı dün İstanbul’da.

Bir haftadır program halinde olan kalabalık bir kitle olarak Riva’da bulduk kendimizi.. Sadece kuş sesi , arı sesi ve çocuk sesi dinledik..Bir de iç sesimizi 🙂 Yarın pazartesi olamaaz diyen şu içses 🙂

Tabiatın ortasında bir cennet misali , burası ev ise bizimki ev değildir müzakeresi yaptıran bir evdi arkadaşımızın “Abi”sinin evi 🙂 “Tırnak” içi “Abi”ye ayrı bir katkıda bulunmak içindi.. Zira dünkü mevzuda katkısı büyüktü..Hernekadar kendisi bizimle değilse de güzel bir gün geçirmemize olanak sağladığı için Sedat’ın Abisi’ne kucak dolusu teşekkürü bir borç biliyoruz…

İmza : Ata Lisesi mezunları ve eşrafı 🙂

En son bizde toplandığımızda bu günü planlama yönünde hemfikir olunmuştu ve bu plan aksiyona dönüştürüldü… 6 aile Polonezköy meydanında buluştuk ve İstanbul’a coğrafi olarak bu kadar yakın ama karmaşasına bir o kadar uzak o cennete gittik…

Sağ tarafta gördüğünüz bayan Laila karşıladı bizi tüm konukseverliği ile… ve peşimizden en önemlisi de masamızın dibinden hiç ayrılmadı…

Dün bir haftalık tüketimde bulunduğu için sanırım bu hafta hep uyuklayacak 🙂

Sadece Laila yoktu … bir de keçi bey vardı …
Oradan oraya zıplayan keçi bey 🙂

Yemekler yenildi… Tabu..pinpon..tavla..japon turist edası ile çekilen fotolar…oyun hamuru ile gül yapma metodları 🙂 gibi sosyal faaliyetlerin sonrasında gitme vakti gelince içimiz hayli buruldu..Burası bırakılıp gidilir miiiii ??

Gelelim dünkü tatlılara…İşte “Ballı Lokma Tatlıları” Bir yudumda yemelik..

Bu sabah mutluluğa aç pencereni

Bir güzel arın dünkü kederinden

Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden

Çocuğum uzat ellerini

…..

Ataol Behramoğlu

Afiyetle kalın,


OKSİJENİ BOL BİR GÜN VE BALLI LOKMA TATLILARI

Sanırım tüm İstanbul gibi soluğu sokakta aldık dün.. Arabanın derecesi 29’u gösteriyordu..Güneş yüzünü hep sakladı ama hava son derece sıcaktı dün İstanbul’da.

Bir haftadır program halinde olan kalabalık bir kitle olarak Riva’da bulduk kendimizi.. Sadece kuş sesi , arı sesi ve çocuk sesi dinledik..Bir de iç sesimizi 🙂 Yarın pazartesi olamaaz diyen şu içses 🙂

Tabiatın ortasında bir cennet misali , burası ev ise bizimki ev değildir müzakeresi yaptıran bir evdi arkadaşımızın “Abi”sinin evi 🙂 “Tırnak” içi “Abi”ye ayrı bir katkıda bulunmak içindi.. Zira dünkü mevzuda katkısı büyüktü..Hernekadar kendisi bizimle değilse de güzel bir gün geçirmemize olanak sağladığı için Sedat’ın Abisi’ne kucak dolusu teşekkürü bir borç biliyoruz…

İmza : Ata Lisesi mezunları ve eşrafı 🙂

En son bizde toplandığımızda bu günü planlama yönünde hemfikir olunmuştu ve bu plan aksiyona dönüştürüldü… 6 aile Polonezköy meydanında buluştuk ve İstanbul’a coğrafi olarak bu kadar yakın ama karmaşasına bir o kadar uzak o cennete gittik…

Sağ tarafta gördüğünüz bayan Laila karşıladı bizi tüm konukseverliği ile… ve peşimizden en önemlisi de masamızın dibinden hiç ayrılmadı…

Dün bir haftalık tüketimde bulunduğu için sanırım bu hafta hep uyuklayacak 🙂

Sadece Laila yoktu … bir de keçi bey vardı …
Oradan oraya zıplayan keçi bey 🙂

Yemekler yenildi… Tabu..pinpon..tavla..japon turist edası ile çekilen fotolar…oyun hamuru ile gül yapma metodları 🙂 gibi sosyal faaliyetlerin sonrasında gitme vakti gelince içimiz hayli buruldu..Burası bırakılıp gidilir miiiii ??

Gelelim dünkü tatlılara…İşte “Ballı Lokma Tatlıları” Bir yudumda yemelik..

Bu sabah mutluluğa aç pencereni

Bir güzel arın dünkü kederinden

Bahar geldi bahar geldi güneşin doğduğu yerden

Çocuğum uzat ellerini

…..

Ataol Behramoğlu

Afiyetle kalın,


>ÇOCUK İSTİSMARINI DURDURUN

>

doctus

Bloglararasında yine bir sosyal hareket başlatıldı… Bir zincir mahiyetinde blogdan bloğa geçen bu sosyal hareketin ucu Yasemin’ciğimin mimi ile bana da ulaştı…

Çocuk istismarını önlemeye yönelik bu harekete yürekten katılıyorum… Gelelim bu oyunun içeriğine… Çocukluğumuzdan hatırladığımız ilk şarkı ve şu anda hissetttirdiklerini yazmamız gerekiyor.

Benim çocukluğumdan hatırladığım en net hatıralardan biri Erol Evgin’in yorumu ile Bir İlkbahar Sabahı adlı şarkısı…

Bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı hiç ?

Çılgın gibi koşarak kırlara uzandın mı hiç?

Bir his dolup içine uçuyorum sandın mı hiç?

……

Bir de Sevda .. Sevda … Unut onu dinsin gönlünde fırtına … Nükher Duru’dan… annemin adı Sevda olduğu için bu şarkıyı hiç unutmam…!!!

Hadi siz de katılın siz de yazın …

Aylin, Neslihan , Fadime

ÇOCUK İSTİSMARINI DURDURUN

doctus

Bloglararasında yine bir sosyal hareket başlatıldı… Bir zincir mahiyetinde blogdan bloğa geçen bu sosyal hareketin ucu Yasemin’ciğimin mimi ile bana da ulaştı…

Çocuk istismarını önlemeye yönelik bu harekete yürekten katılıyorum… Gelelim bu oyunun içeriğine… Çocukluğumuzdan hatırladığımız ilk şarkı ve şu anda hissetttirdiklerini yazmamız gerekiyor.

Benim çocukluğumdan hatırladığım en net hatıralardan biri Erol Evgin’in yorumu ile Bir İlkbahar Sabahı adlı şarkısı…

Bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı hiç ?

Çılgın gibi koşarak kırlara uzandın mı hiç?

Bir his dolup içine uçuyorum sandın mı hiç?

……

Bir de Sevda .. Sevda … Unut onu dinsin gönlünde fırtına … Nükher Duru’dan… annemin adı Sevda olduğu için bu şarkıyı hiç unutmam…!!!

Hadi siz de katılın siz de yazın …

Aylin, Neslihan , Fadime

>ŞEHRAZAT’A BİREBİR PEYNİRLİ POĞAÇA

>Sevenler beni hoşgörsün lütfen… Sadece poğaçaya dair durumu açıklayabilmek adına bu konuya giriyorum.Yoksa hep dediğim gibi zevklere saygım, hürmetim sonsuz …

Geçen hafta salı günü, TV’nin karşısında oturuyoruz … Yorgunuz , sesimiz çıkmıyor…Engin de ben de bakıyoruz eskilerin tabiri ile eğlence kutusuna …Ekranda yine Şehrazat…Aslında şahsa olan takıntım diziye olanın yanında ufacık…Dizi uzamak için elinden geleni yapmanın ötesinde artık ne yapacağını şaşırmış durumda.Etraftan patır patır onsuz bunsuz şunsuz çocuk yağıyor.. Kiminin babası terketmiş, kiminin annesi ölmüş..Ama bir yerlerde bir sürü çocuk var …Çoğu da elini çarptığında çocuğu olan Ali Kemal’den 🙂

Her neyse ben kutuya bakıyorum kutu bana bakıyor derken…Benden bir çığlık kopuverdi…
“Ayyyyyy…İçime fenalıklar geldi”

Tuttum Engin’ciğimi de kurtardım kutunun esaretinden terkettik Şehrazat ve sakız gibi uzayıp adı gibi binbir gecedir sürüp beni deli eden dizimizi…

Vardık terapi odamıza… Mutfağımızda akşamımızı geçirelim dedik..

Hadi bir şey yapalım 🙂 Saat 21:30 🙂

Yapalım ama yemeyelim (Duy da inanma) 🙂

Ne yapsakkk?

“Hadi poğaça yapalım Engin… Yarın sabah kahvaltıda da yersin hem !”

Dolap kapağı açıldı bakıldı şunlar var mı ?

  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı mahlep (arzuya göre)
  • Dr. Oetker susam-mahlep aromalı kabartma tozu (normali de olur)
  • 2 yumurta (Birinin sarısı üzerin)
  • 3,5 su bardağı un (birden dökmemekte fayda var, aldıkça ekleyelim)

Arasına :

  • ufak bir kalıp beyaz peynir (yaklaşık 150 gr)
  • ince kıyılmış maydanoz

Yaşasın varmış…

Tüm malzemeyi yoğurduk.. Engin’ciğim ufak bezeler haline getirip tezgahta açtı , sonra da bir su bardağı ile kesti..Şekli düzgün olsun diye …

Malzemeyi koyup kapattık hamurumuzu. Yağlanmış tepsiye dizip üzerlerine yumurta sarısı sürdük.Çörek otu ve susam serptik. Önceden ısıttığımız (180 derece) fırında nar gibi kızarana kadar pişirdik..

Geçen salı Şehrazat’a böyle baş kaldırdık 🙂 Bakalım bu akşam bizi neler bekliyor..

Afiyetle ,

Not : kilo alıyorsam bunda Şehrazat’ın da payı var .. bilesiniz 🙂

ŞEHRAZAT’A BİREBİR PEYNİRLİ POĞAÇA

Sevenler beni hoşgörsün lütfen… Sadece poğaçaya dair durumu açıklayabilmek adına bu konuya giriyorum.Yoksa hep dediğim gibi zevklere saygım, hürmetim sonsuz …

Geçen hafta salı günü, TV’nin karşısında oturuyoruz … Yorgunuz , sesimiz çıkmıyor…Engin de ben de bakıyoruz eskilerin tabiri ile eğlence kutusuna …Ekranda yine Şehrazat…Aslında şahsa olan takıntım diziye olanın yanında ufacık…Dizi uzamak için elinden geleni yapmanın ötesinde artık ne yapacağını şaşırmış durumda.Etraftan patır patır onsuz bunsuz şunsuz çocuk yağıyor.. Kiminin babası terketmiş, kiminin annesi ölmüş..Ama bir yerlerde bir sürü çocuk var …Çoğu da elini çarptığında çocuğu olan Ali Kemal’den 🙂

Her neyse ben kutuya bakıyorum kutu bana bakıyor derken…Benden bir çığlık kopuverdi…
“Ayyyyyy…İçime fenalıklar geldi”

Tuttum Engin’ciğimi de kurtardım kutunun esaretinden terkettik Şehrazat ve sakız gibi uzayıp adı gibi binbir gecedir sürüp beni deli eden dizimizi…

Vardık terapi odamıza… Mutfağımızda akşamımızı geçirelim dedik..

Hadi bir şey yapalım 🙂 Saat 21:30 🙂

Yapalım ama yemeyelim (Duy da inanma) 🙂

Ne yapsakkk?

“Hadi poğaça yapalım Engin… Yarın sabah kahvaltıda da yersin hem !”

Dolap kapağı açıldı bakıldı şunlar var mı ?

  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı mahlep (arzuya göre)
  • Dr. Oetker susam-mahlep aromalı kabartma tozu (normali de olur)
  • 2 yumurta (Birinin sarısı üzerin)
  • 3,5 su bardağı un (birden dökmemekte fayda var, aldıkça ekleyelim)

Arasına :

  • ufak bir kalıp beyaz peynir (yaklaşık 150 gr)
  • ince kıyılmış maydanoz

Yaşasın varmış…

Tüm malzemeyi yoğurduk.. Engin’ciğim ufak bezeler haline getirip tezgahta açtı , sonra da bir su bardağı ile kesti..Şekli düzgün olsun diye …

Malzemeyi koyup kapattık hamurumuzu. Yağlanmış tepsiye dizip üzerlerine yumurta sarısı sürdük.Çörek otu ve susam serptik. Önceden ısıttığımız (180 derece) fırında nar gibi kızarana kadar pişirdik..

Geçen salı Şehrazat’a böyle baş kaldırdık 🙂 Bakalım bu akşam bizi neler bekliyor..

Afiyetle ,

Not : kilo alıyorsam bunda Şehrazat’ın da payı var .. bilesiniz 🙂

>KORSAN PASTASI

>

İzlenme rekorları kıran Karayip Korsanları filminin ilkine Engin ile gitmiştik. Film başladığında ilk 10 dk “yok.. benim seveceğim bir hale birazdan girer herhalde” diye umutlanmıştım… 10 dk geçti..20 dk geçti.. olmadı..Neyse filmin yarısı oldu..Ben sesimi çıkartmıyorum.Saygı duymam lazım zira Engin sevmiştir belki ..Değil mi?
Engin demez mi “Sevdin mi?” “Ben sıkıldım!” diye..
Benden bir “Yaşasın” kopuverdi..
Ve çıktık :0)

Film sonuçta patlama yaptı.Yaptığı için ikincisi de çekildi.Kim görse çok beğeniyor.Zevk..Saygı duyarım…

Ama ben karanlık filmlere tahammül edemiyorum. Hele içinde bakamayacağım tip canlı,cansız,insan,yaratık … öyle şeyler varsa hiç bana göre değil… Benim filmler aydınlık olacak.. Ya mutluluk verecek ya da zihni sorgulatacak 🙂 İşte benim korsana dair anım..

Eeee konumuza dönelim ..

Geçenlerde bir sipariş gelip benden korsanlı bir pasta yapmam istendiğinde.. Aklıma hemen bu film maceram geldi :0) Ne yapıcam ben şimdi korsanla diye düşünmedim değil hani..

Neyse ki pastanın sahibi sevimli delikanlı kendine bir şeyler beğenmiş de bana sadece uygulaması düştü..

Ve ortaya bu çıktı..

Pastayı teslim aldıklarında ufaklık mutlu oldu ya önemli olan o !
Güzel bir hafta diliyorum herkese.

Afiyetle,

KORSAN PASTASI

İzlenme rekorları kıran Karayip Korsanları filminin ilkine Engin ile gitmiştik. Film başladığında ilk 10 dk “yok.. benim seveceğim bir hale birazdan girer herhalde” diye umutlanmıştım… 10 dk geçti..20 dk geçti.. olmadı..Neyse filmin yarısı oldu..Ben sesimi çıkartmıyorum.Saygı duymam lazım zira Engin sevmiştir belki ..Değil mi?
Engin demez mi “Sevdin mi?” “Ben sıkıldım!” diye..
Benden bir “Yaşasın” kopuverdi..
Ve çıktık :0)

Film sonuçta patlama yaptı.Yaptığı için ikincisi de çekildi.Kim görse çok beğeniyor.Zevk..Saygı duyarım…

Ama ben karanlık filmlere tahammül edemiyorum. Hele içinde bakamayacağım tip canlı,cansız,insan,yaratık … öyle şeyler varsa hiç bana göre değil… Benim filmler aydınlık olacak.. Ya mutluluk verecek ya da zihni sorgulatacak 🙂 İşte benim korsana dair anım..

Eeee konumuza dönelim ..

Geçenlerde bir sipariş gelip benden korsanlı bir pasta yapmam istendiğinde.. Aklıma hemen bu film maceram geldi :0) Ne yapıcam ben şimdi korsanla diye düşünmedim değil hani..

Neyse ki pastanın sahibi sevimli delikanlı kendine bir şeyler beğenmiş de bana sadece uygulaması düştü..

Ve ortaya bu çıktı..

Pastayı teslim aldıklarında ufaklık mutlu oldu ya önemli olan o !
Güzel bir hafta diliyorum herkese.

Afiyetle,