PAPATYALI PASTA

Bugün ekibimden sevgili Filiz’in doğumgünü.. Departmanda yaptığımız kutlama için bu pastayı hazırladık. Şeker hamurunu Wilton’un çiçek setinden çıkan papatya kalıbı ile kesip ve kitabında anlattığı şekilde papatya yapma tekniği ile şekillendirdik.
Pastayı parça çikolata ve fıstıklı olarak yaptık..

Afiyetle,

>DENİZ BÖRÜLCESİ

>

Ne Engin ne ben futboldan ne anlarız ne de bir fanatikliğimiz var..Hadi bayanların bu durumda olması pek tuhaf karşılanmaz ancak özellikle erkek sohbet konularının başını çeken “Futbol” mevzusu açılmaya çalışıldığında , Engin’in de konuya karşı tabiri caizse “zır” kaldığını görenler hayli şaşırıyorlar 🙂 Ben, renklerini sevdiğim için Beşiktaşlıyım 🙂 Engin de güya “Tanju Çolak” zamanından “Cimbomlu”:)

Tüm bunların dışında ben milli meselelere duyarsız kalamam ve hiç anlamasamda Euro 2008’de Türkiye’nin oynadığı maçları ara ara zaplasam da:) seyrediyorum. Akşam İsviçre ile olan maçı da seyrettim. Dikkatimi çeken iki şey oldu (ne kadar maçtan anladığımı şimdi görün) …
1- O ne yağmurdu öyle 🙂
2- Karşı takımda üç tane Türk vardı .. Yani Türkler Türklere karşı maç yapıyordu… Bu durum bazı İsviçre gazetelerinde son derece nahoş bir şekilde provoke edilmiş belirtildiğine göre. Bir gazete , İsviçre’nin takımında oynayan bir Türk futbolcuyu elinde döner bıçağı tutarak çizmiş..Kestiği de döner..Döner de ..Fatih Terim.. Akıllarınca bizi bize düşürecekler.. Ama hiç de öyle olmadı. Ne onlar bu şekilde yenebildiler.Ne de sahada aynı vatanın çocukları birbirine ters düştü.Maç bu.Düşüyorlar, düşürüyorlar.Ama ne olursa olsun , hangi takımda olurlarsa olsunlar birbirlerinin elinden tutup kaldırmayı bildiler.İşte maçtan anlamayan benim maç sırasında gözümden hiç kaçmayan detaylar bunlardı. Haaa sonuç mu ? İsviçre 1 – Türkiye 2 … İsviçre’nin artık hiç bir şansı kalmadı. Türkiye ise pazar günü oynanacak Çek Cumhuriyeti maçı ile devam edip etmeyeceğini belirleyecek..

Amanın… Bana bak sen 🙂 Yemek bloğunda spor falan 🙂 Vay beee :=)

Neyse öze dön Müge sen … Bildiğin konuya …

Deniz Börülcesi efendim bugünkü tarifimiz ..Alaçatı pazarından almıştım deniz börülcesini. İstanbul’da da satılıyor bildiğim kadarıyla pazarlarda. Aslında yapılışı çok zor olur diye gözüm korkuyordu ama yine de denemek istedim. O kadar da zor değilmiş bunu öğrenmiş oldum.
Bir püf noktası varmış..
İnternetten bir çok tarif okudum ve bir tanesinde (malesef hangisi olduğunu sonradan bulamadım) bir detay yazıyordu..Onu uyguladım..Ne mi ?

Malzemeler:

  • 1 demet deniz börülcesi
  • tuz
  • 1 paket kabartma tozu *** İşte püf noktası
  • zeytinyağı
  • sarımsak
  • limon
  • su (haşlamak için)

Deniz börülcesinin diplerini kesip yıkıyoruz. Bir tencereye su, tuz ve kabartma tozunu koyup deniz börülcelerini yaklaşık 20-25 dk kadar (yumuşayana kadar) haşlıyoruz. Soğuyunca her bir sapı sıyırarak içindeki uzun sert çöpü çıkartıyoruz. (kabartma tozu bu işlemin daha kolay olmasını sağlıyor) Tüm sapları sıyırdıktan sonra servis edeceğimiz tabağa alıp ince kıyılmış sarımsak ve zeytinyağı & limon ile servis ediyoruz.

Afiyetle,

DENİZ BÖRÜLCESİ

Ne Engin ne ben futboldan ne anlarız ne de bir fanatikliğimiz var..Hadi bayanların bu durumda olması pek tuhaf karşılanmaz ancak özellikle erkek sohbet konularının başını çeken “Futbol” mevzusu açılmaya çalışıldığında , Engin’in de konuya karşı tabiri caizse “zır” kaldığını görenler hayli şaşırıyorlar 🙂 Ben, renklerini sevdiğim için Beşiktaşlıyım 🙂 Engin de güya “Tanju Çolak” zamanından “Cimbomlu”:)

Tüm bunların dışında ben milli meselelere duyarsız kalamam ve hiç anlamasamda Euro 2008’de Türkiye’nin oynadığı maçları ara ara zaplasam da:) seyrediyorum. Akşam İsviçre ile olan maçı da seyrettim. Dikkatimi çeken iki şey oldu (ne kadar maçtan anladığımı şimdi görün) …
1- O ne yağmurdu öyle 🙂
2- Karşı takımda üç tane Türk vardı .. Yani Türkler Türklere karşı maç yapıyordu… Bu durum bazı İsviçre gazetelerinde son derece nahoş bir şekilde provoke edilmiş belirtildiğine göre. Bir gazete , İsviçre’nin takımında oynayan bir Türk futbolcuyu elinde döner bıçağı tutarak çizmiş..Kestiği de döner..Döner de ..Fatih Terim.. Akıllarınca bizi bize düşürecekler.. Ama hiç de öyle olmadı. Ne onlar bu şekilde yenebildiler.Ne de sahada aynı vatanın çocukları birbirine ters düştü.Maç bu.Düşüyorlar, düşürüyorlar.Ama ne olursa olsun , hangi takımda olurlarsa olsunlar birbirlerinin elinden tutup kaldırmayı bildiler.İşte maçtan anlamayan benim maç sırasında gözümden hiç kaçmayan detaylar bunlardı. Haaa sonuç mu ? İsviçre 1 – Türkiye 2 … İsviçre’nin artık hiç bir şansı kalmadı. Türkiye ise pazar günü oynanacak Çek Cumhuriyeti maçı ile devam edip etmeyeceğini belirleyecek..

Amanın… Bana bak sen 🙂 Yemek bloğunda spor falan 🙂 Vay beee :=)

Neyse öze dön Müge sen … Bildiğin konuya …

Deniz Börülcesi efendim bugünkü tarifimiz ..Alaçatı pazarından almıştım deniz börülcesini. İstanbul’da da satılıyor bildiğim kadarıyla pazarlarda. Aslında yapılışı çok zor olur diye gözüm korkuyordu ama yine de denemek istedim. O kadar da zor değilmiş bunu öğrenmiş oldum.
Bir püf noktası varmış..
İnternetten bir çok tarif okudum ve bir tanesinde (malesef hangisi olduğunu sonradan bulamadım) bir detay yazıyordu..Onu uyguladım..Ne mi ?

Malzemeler:

  • 1 demet deniz börülcesi
  • tuz
  • 1 paket kabartma tozu *** İşte püf noktası
  • zeytinyağı
  • sarımsak
  • limon
  • su (haşlamak için)

Deniz börülcesinin diplerini kesip yıkıyoruz. Bir tencereye su, tuz ve kabartma tozunu koyup deniz börülcelerini yaklaşık 20-25 dk kadar (yumuşayana kadar) haşlıyoruz. Soğuyunca her bir sapı sıyırarak içindeki uzun sert çöpü çıkartıyoruz. (kabartma tozu bu işlemin daha kolay olmasını sağlıyor) Tüm sapları sıyırdıktan sonra servis edeceğimiz tabağa alıp ince kıyılmış sarımsak ve zeytinyağı & limon ile servis ediyoruz.

Afiyetle,

>BİR BABY SHOWER HİKAYESİ

>

Son yazımda bahsetmiştim. Dün bir baby shower partisine katıldım. Tam 20 yıllık arkadaşım, benim güzel Sinem’im Temmuz ayının son haftasında inşallah sağlıkla doğum yapacak ve minik Doruk aramıza katılacak.

Bugüne kadar hiç bir şatafata , hiç bir süslemeye ne mezuniyet törenimizde, ne düğününde izin vermeyen Sinemciğim nasıl olduysa yoğun baskılarımızı kırmadı ve şöyle anlı şanlı, süslü mü süslü bir baby shower yapabildik. Galiba bunu yaparken o bizden daha çok keyif aldı ve iyi ki yapmışım dedi içinden 🙂


Hazırlıklarımız daha Mayıs ayı başında bir Eminönü turu ile başladı. Eminönü’nün altını üstüne getirip, sepetler, balonlar, hediyeler vs.. bir sürü şey aldık. Bu baby shower partisini katıldığım diğer partilerden ayıran en önemli özelliği ise Sinem’in bütün yabancı internet sitelerini hatim edip hazırladığı oyunlar oldu. Bu oyunlardan size detayları ile bahsedeceğim.

Masalar yukarıdaki resimdeki gibi son derece zevkli bir şekilde süslendi. Dantel örtüleri Eminönü’nden almıştık. Üzerlerine plastik bardakları su bazlı boya ile boyayıp, kurdele ile süsleyerek ters çevirip koyma fikri tamamen Sinem ve o yaratıcı annesi Hande Teyze’nin… Yine alışveriş esnasında aldığımız çubuklar üzerlerinde çok cici durmuşlar.


Bebekler için hatıra defterleri piyasada çok çeşitli.. Ancak neredeyse bir kapı süsü kadar pahalı..O nedenle Sinem’e “Neden kendin yapmıyorsun?” demiştim.. O da yapmış… Bence kendisi yaptığı için daha da anlamlı olmuş..Hem de çok güzel…

Bu sepet gelen tüm konuklar için hazırlandı. Eminönü’nde Şark Han’a daha önce hiç yolunuz düştü mü bilmiyorum ? Ben üniversiteyi Beyazıt’ta okuduğum için karış karış gezerdik Mısır Çarşısı’ndan uzanıp Kapalı Çarşı’ya kadar çıkan o yokuşları.. Şark Han bir hediyelik eşya cenneti.. Sinem bu yelpazeleri oradan aldı ve hepsini tek tek ucuna yine oradan aldığımız minik bebek bibloları yapıştırdığı kurdelelerle bağladı. Gelen konuklar için çok güzel bir hatıra oldu..

Sade ama lezzetli bir açık büfe hazırlanmıştı..

Kanepeler..

Ispanaklı ve peynirli börek çeşitleri … (Sini Börek)

Ev yapımı poğaçalar..

Doruk’un müstakbel teyzesinin hazırladığı nefis muffinler & kurabiyeler ..

BABY SHOWER PASTASI & KURABİYELERİ

Sinem’in partisi için iki katlı bir pasta hazırladım. Alt katı kare, üst katı kalp şeklinde çemberde pişirdim. Oğlumuz olacağı için mavi & beyaz renkleri kullandım.


Sinem’e ayrıca bir kova dolusu kurabiye hazırlayarak sürpriz yaptım…

Tavşan, ayak ve biberon kalıplarını kullanarak hazırladığım kurabiyeleri partiye gelen konuklara dağıttık.

BABY SHOWER OYUNLARI

Sinem, başta da bahsettiğim gibi dersine çok iyi çalışmış..Çok güzel oyunlar ve bu oyunların birincileri için çok sevimli , minik minik hediyeler hazırlamış..

İlk oyun çocukken oynadığımız isim-şehir oyununa benziyordu. Alfabedeki tüm harfleri bir kağıda yanları boş kalacak şekilde yazmış..

A__________

B__________

C__________

gibi..

3 dk içersinde tüm harflerle başlayan bebek için kullanılan eşyaları bulmak gerekiyor..

Mesela … Z … Zıbın gibi 🙂 En fazla eşya bulan birinci oldu ve çok şık bir çay kupası kazandı 🙂

İkinci oyun: Tuvalet kağıdı 🙂

Oyunlar başlamadan önce Sinem’in kız kardeşi elinde bir rulo tuvalet kağıdı ile tüm konuklara gitti ve tuvalet kağıdından koparmalarını istedi.. Ben tutumlumuyum neyim sadece 1 sıra çekiverdim. Ne olacak acaba bu diye merak etmeye başladım 🙂

Sonra ikinci oyunun sırası geldiğinde Sinem açıkladı…

Şimdi karnımın çevresine tuvalet kağıdı sarıcam …Bakalım kaç sıra gidecek ? En yakın sayıda sıra koparmış olan hediyeyi kapacak 🙂 Ben baştan kaybettim yani 😦

9 sıra tuvalet kağıdına en yakın olan iki kişi çıktı..Sinem eşitlik durumunu da düşünmüş.Yanında bir çift zar 🙂 Büyük atan bir havlu kazandı 🙂

Üçüncü oyun.. Baby Bingo 🙂

Bildiğiniz tombalanın bebek malzemeleri ile hazırlanmış olanı yani 🙂 Sinem üşenmemiş birbirinden farklı farklı bir sürü bingo kağıdı hazırlamış tam 5 sıralı …

Emzik, dönence, biberon,taytay, oto koltuğu, mama, hoppala, sterilazatör, telsiz, önlük.. daha neler neler…

Tombalayı Doruk’un müstakbel dedesi çekti.. 1. çinko, 2. çinko, 3. çinko, 4. çinko ve TOMBALA 🙂

Yine hediyeyi kaptılar , ben kazanamadım 😦

Benim gördüğüm son oyun ise HEDİYE ÇALMACA…

Sinem bir masaya tam 6 adet irili ufaklı, paketlenmiş hediyeler koydu. 15 dk süre içerisinde herkes zar artmaya başladı. 6 atan ortadan bir hediye aldı. Hediyeler bitti ama süre devam ediyor.Zarlar atılıyor.6 atan başkasında beğendiği hediyeyi çalıyor.Sıradaki 6 atarsa o da çalıyor..Süre bitince hediyeler kimde kalırsa onun oluyor 🙂 Paketlerden biri çok büyüktü.Meğer tuzakmış.Büyük diye onu alan içinden 4’lü kağıt havlu çıkınca çok güldük 🙂

İşte böyle…

Baby Shower yapacaklara belki bir fikir verir diye tüm ayrıntıları ile yazdım güzel geçen bu günümüzü..

Küçük Doruk..Seni tüm heyecanımızla bekliyoruz !!!

Afiyetle,

BİR BABY SHOWER HİKAYESİ

Son yazımda bahsetmiştim. Dün bir baby shower partisine katıldım. Tam 20 yıllık arkadaşım, benim güzel Sinem’im Temmuz ayının son haftasında inşallah sağlıkla doğum yapacak ve minik Doruk aramıza katılacak.

Bugüne kadar hiç bir şatafata , hiç bir süslemeye ne mezuniyet törenimizde, ne düğününde izin vermeyen Sinemciğim nasıl olduysa yoğun baskılarımızı kırmadı ve şöyle anlı şanlı, süslü mü süslü bir baby shower yapabildik. Galiba bunu yaparken o bizden daha çok keyif aldı ve iyi ki yapmışım dedi içinden 🙂


Hazırlıklarımız daha Mayıs ayı başında bir Eminönü turu ile başladı. Eminönü’nün altını üstüne getirip, sepetler, balonlar, hediyeler vs.. bir sürü şey aldık. Bu baby shower partisini katıldığım diğer partilerden ayıran en önemli özelliği ise Sinem’in bütün yabancı internet sitelerini hatim edip hazırladığı oyunlar oldu. Bu oyunlardan size detayları ile bahsedeceğim.

Masalar yukarıdaki resimdeki gibi son derece zevkli bir şekilde süslendi. Dantel örtüleri Eminönü’nden almıştık. Üzerlerine plastik bardakları su bazlı boya ile boyayıp, kurdele ile süsleyerek ters çevirip koyma fikri tamamen Sinem ve o yaratıcı annesi Hande Teyze’nin… Yine alışveriş esnasında aldığımız çubuklar üzerlerinde çok cici durmuşlar.


Bebekler için hatıra defterleri piyasada çok çeşitli.. Ancak neredeyse bir kapı süsü kadar pahalı..O nedenle Sinem’e “Neden kendin yapmıyorsun?” demiştim.. O da yapmış… Bence kendisi yaptığı için daha da anlamlı olmuş..Hem de çok güzel…

Bu sepet gelen tüm konuklar için hazırlandı. Eminönü’nde Şark Han’a daha önce hiç yolunuz düştü mü bilmiyorum ? Ben üniversiteyi Beyazıt’ta okuduğum için karış karış gezerdik Mısır Çarşısı’ndan uzanıp Kapalı Çarşı’ya kadar çıkan o yokuşları.. Şark Han bir hediyelik eşya cenneti.. Sinem bu yelpazeleri oradan aldı ve hepsini tek tek ucuna yine oradan aldığımız minik bebek bibloları yapıştırdığı kurdelelerle bağladı. Gelen konuklar için çok güzel bir hatıra oldu..

Sade ama lezzetli bir açık büfe hazırlanmıştı..

Kanepeler..

Ispanaklı ve peynirli börek çeşitleri … (Sini Börek)

Ev yapımı poğaçalar..

Doruk’un müstakbel teyzesinin hazırladığı nefis muffinler & kurabiyeler ..

BABY SHOWER PASTASI & KURABİYELERİ

Sinem’in partisi için iki katlı bir pasta hazırladım. Alt katı kare, üst katı kalp şeklinde çemberde pişirdim. Oğlumuz olacağı için mavi & beyaz renkleri kullandım.


Sinem’e ayrıca bir kova dolusu kurabiye hazırlayarak sürpriz yaptım…

Tavşan, ayak ve biberon kalıplarını kullanarak hazırladığım kurabiyeleri partiye gelen konuklara dağıttık.

BABY SHOWER OYUNLARI

Sinem, başta da bahsettiğim gibi dersine çok iyi çalışmış..Çok güzel oyunlar ve bu oyunların birincileri için çok sevimli , minik minik hediyeler hazırlamış..

İlk oyun çocukken oynadığımız isim-şehir oyununa benziyordu. Alfabedeki tüm harfleri bir kağıda yanları boş kalacak şekilde yazmış..

A__________

B__________

C__________

gibi..

3 dk içersinde tüm harflerle başlayan bebek için kullanılan eşyaları bulmak gerekiyor..

Mesela … Z … Zıbın gibi 🙂 En fazla eşya bulan birinci oldu ve çok şık bir çay kupası kazandı 🙂

İkinci oyun: Tuvalet kağıdı 🙂

Oyunlar başlamadan önce Sinem’in kız kardeşi elinde bir rulo tuvalet kağıdı ile tüm konuklara gitti ve tuvalet kağıdından koparmalarını istedi.. Ben tutumlumuyum neyim sadece 1 sıra çekiverdim. Ne olacak acaba bu diye merak etmeye başladım 🙂

Sonra ikinci oyunun sırası geldiğinde Sinem açıkladı…

Şimdi karnımın çevresine tuvalet kağıdı sarıcam …Bakalım kaç sıra gidecek ? En yakın sayıda sıra koparmış olan hediyeyi kapacak 🙂 Ben baştan kaybettim yani 😦

9 sıra tuvalet kağıdına en yakın olan iki kişi çıktı..Sinem eşitlik durumunu da düşünmüş.Yanında bir çift zar 🙂 Büyük atan bir havlu kazandı 🙂

Üçüncü oyun.. Baby Bingo 🙂

Bildiğiniz tombalanın bebek malzemeleri ile hazırlanmış olanı yani 🙂 Sinem üşenmemiş birbirinden farklı farklı bir sürü bingo kağıdı hazırlamış tam 5 sıralı …

Emzik, dönence, biberon,taytay, oto koltuğu, mama, hoppala, sterilazatör, telsiz, önlük.. daha neler neler…

Tombalayı Doruk’un müstakbel dedesi çekti.. 1. çinko, 2. çinko, 3. çinko, 4. çinko ve TOMBALA 🙂

Yine hediyeyi kaptılar , ben kazanamadım 😦

Benim gördüğüm son oyun ise HEDİYE ÇALMACA…

Sinem bir masaya tam 6 adet irili ufaklı, paketlenmiş hediyeler koydu. 15 dk süre içerisinde herkes zar artmaya başladı. 6 atan ortadan bir hediye aldı. Hediyeler bitti ama süre devam ediyor.Zarlar atılıyor.6 atan başkasında beğendiği hediyeyi çalıyor.Sıradaki 6 atarsa o da çalıyor..Süre bitince hediyeler kimde kalırsa onun oluyor 🙂 Paketlerden biri çok büyüktü.Meğer tuzakmış.Büyük diye onu alan içinden 4’lü kağıt havlu çıkınca çok güldük 🙂

İşte böyle…

Baby Shower yapacaklara belki bir fikir verir diye tüm ayrıntıları ile yazdım güzel geçen bu günümüzü..

Küçük Doruk..Seni tüm heyecanımızla bekliyoruz !!!

Afiyetle,

>PALYAÇO PASTALAR

>Aylin ile son dönemde iki tane palyaçolu pasta yaptık.

Bazı çocuklar korkar palyaçolardan. Neden korkarlar acaba ? O trajikomik yüzleri onları rahatsız mı ediyor bilinmez.. O kadar boyanın, alacalı bulacalı kılığın içinde nedense yine de hüzünlü gözükür bana o sevimli kahramanlar…

Ben çok sevdim palyaçolu pastaları, bakalım sizler beğenecek misiniz ?


Bu haftasonu benim için çok özel birinin Baby Shower partisine katılacağım.Bu özel partiye özel hazırlıklarım olacak tabii.. Müge bu haftasonu mutfakta 🙂

Afiyetle,

PALYAÇO PASTALAR

Aylin ile son dönemde iki tane palyaçolu pasta yaptık.

Bazı çocuklar korkar palyaçolardan. Neden korkarlar acaba ? O trajikomik yüzleri onları rahatsız mı ediyor bilinmez.. O kadar boyanın, alacalı bulacalı kılığın içinde nedense yine de hüzünlü gözükür bana o sevimli kahramanlar…

Ben çok sevdim palyaçolu pastaları, bakalım sizler beğenecek misiniz ?


Bu haftasonu benim için çok özel birinin Baby Shower partisine katılacağım.Bu özel partiye özel hazırlıklarım olacak tabii.. Müge bu haftasonu mutfakta 🙂

Afiyetle,