>MUCİZEYE ŞAHADET

>

Çocuktuk en son baktığımda arkama. Okula gitmek, ders çalışmak dışında bir sorumluluğumuz yoktu. Sonra yine birden dönüverdim yüzümü boy atmışız, hayallerimiz değişmiş..Artık daha kocaman cümleler kuruyoruz aramızda.Gözümü kırptım ve birden beyazlar giyiverdin.Elinde çiçeğin en mutlu günündü galiba.Uyudum uyandım yanımdaydın, kahvaltı ediyorduk beraber, beyaz giyme sırası bendeydi sanırım.Soluma döndüm ki yine hızla geçiverdi zaman ta ki dün saat 10:10 olana kadar. O geçen 20 yıldan uzun geldi siz içerideyken yaşadığım 40 dk. Hep düşündüm. Bu kadar mı deli akıyor yaşam denilen su? Ne zaman büyüdük?
Dün anne olduğunda anladım .. Büyümüşüz meğer.. Artık 11 yaşında değiliz. Ama yine aynı biz.
Sen aynı marur, kuvvetli , gülümseyen kız …

Yuvana, ailene, hayata hoşgeldin mucize bebek..

Bana ne diyeceğin nasıl hitap edeceğin hiç mühim değil.. Sadece benim için ne anlam ifade ettiğini bil yeter..

Not: Bu bir telesekreter mesajıdır. Yemekbahane eşrafı 1 hafta buralarda olmayacak 🙂 Kendinize iyi bakın & bizden ayrılmayın !!

Afiyetle,

Reklamlar

MUCİZEYE ŞAHADET

Çocuktuk en son baktığımda arkama. Okula gitmek, ders çalışmak dışında bir sorumluluğumuz yoktu. Sonra yine birden dönüverdim yüzümü boy atmışız, hayallerimiz değişmiş..Artık daha kocaman cümleler kuruyoruz aramızda.Gözümü kırptım ve birden beyazlar giyiverdin.Elinde çiçeğin en mutlu günündü galiba.Uyudum uyandım yanımdaydın, kahvaltı ediyorduk beraber, beyaz giyme sırası bendeydi sanırım.Soluma döndüm ki yine hızla geçiverdi zaman ta ki dün saat 10:10 olana kadar. O geçen 20 yıldan uzun geldi siz içerideyken yaşadığım 40 dk. Hep düşündüm. Bu kadar mı deli akıyor yaşam denilen su? Ne zaman büyüdük?
Dün anne olduğunda anladım .. Büyümüşüz meğer.. Artık 11 yaşında değiliz. Ama yine aynı biz.
Sen aynı marur, kuvvetli , gülümseyen kız …

Yuvana, ailene, hayata hoşgeldin mucize bebek..

Bana ne diyeceğin nasıl hitap edeceğin hiç mühim değil.. Sadece benim için ne anlam ifade ettiğini bil yeter..

Not: Bu bir telesekreter mesajıdır. Yemekbahane eşrafı 1 hafta buralarda olmayacak 🙂 Kendinize iyi bakın & bizden ayrılmayın !!

Afiyetle,

>PATLICAN SALATASI

>

Nerede kalmıştık ? Patlıcanda mı ? O zaman kaldığımız yerden son sürat devam 🙂
Cumartesi günü soluğu semtimizde kurulan pazarda aldım. Her yer mis gibi taze sebze ve meyve kokuyordu. Bu ara favorim olan patlıcanlardan gözümü yine alamadım. Bu sefer bostan patlıcanları takıldı gözüme.. Ne yapsam? Ne yapsam? 🙂
Patlıcan Salatası !!!
Hem bu salata ile Sevgili Neslihan’ın düzenlediği “Yazlık Lezzetler” etkinliğine de katılabilirim !
Yaşasın !!!
Malzemeler:
  • 5 adet bostan patlıcan (ufak seçtiğim için 5 adet kullandım)
  • 4 adet orta boy domates
  • 15-20 adet tatlı sivri biber
  • 4-5 diş sarımsak
  • 1 adet orta boy soğan
  • ince kıyılmış maydanoz
  • ince kıyılmış taze nane (kullanılmasa da olur)
  • tuz
  • 1/2 limon suyu
  • zeytinyağ

Patlıcan, biber ve domatesleri bir fırın tepsisine koyup, fırını ızgara modunda çalıştırıyoruz. Sık sık kontrol edip sebzeleri közlüyoruz.

Közlenen sebzeleri alıp soğumaya bırakıyoruz.

Patlıcanların ve domateslerin kabuklarını soyuyoruz.

Patlıcanları, limon suyu ve zeytinyağı ile iyice eziyoruz. Domates ve biberleri doğrayıp patlıcanlara ilave ediyoruz.

Ufak ufak doğranmış soğan ve sarımsakları, ince kıyılmış maydanoz ve taze naneyi diğer malzemelere ilave ediyoruz. Tuzunu ekleyip bir miktar daha zeytinyağı koyuyoruz ve salatamızı karıştırıyoruz. Servis edeceğimiz tabağa alıyoruz.

Afiyetle,

PATLICAN SALATASI

Nerede kalmıştık ? Patlıcanda mı ? O zaman kaldığımız yerden son sürat devam 🙂
Cumartesi günü soluğu semtimizde kurulan pazarda aldım. Her yer mis gibi taze sebze ve meyve kokuyordu. Bu ara favorim olan patlıcanlardan gözümü yine alamadım. Bu sefer bostan patlıcanları takıldı gözüme.. Ne yapsam? Ne yapsam? 🙂
Patlıcan Salatası !!!
Hem bu salata ile Sevgili Neslihan’ın düzenlediği “Yazlık Lezzetler” etkinliğine de katılabilirim !
Yaşasın !!!
Malzemeler:
  • 5 adet bostan patlıcan (ufak seçtiğim için 5 adet kullandım)
  • 4 adet orta boy domates
  • 15-20 adet tatlı sivri biber
  • 4-5 diş sarımsak
  • 1 adet orta boy soğan
  • ince kıyılmış maydanoz
  • ince kıyılmış taze nane (kullanılmasa da olur)
  • tuz
  • 1/2 limon suyu
  • zeytinyağ

Patlıcan, biber ve domatesleri bir fırın tepsisine koyup, fırını ızgara modunda çalıştırıyoruz. Sık sık kontrol edip sebzeleri közlüyoruz.

Közlenen sebzeleri alıp soğumaya bırakıyoruz.

Patlıcanların ve domateslerin kabuklarını soyuyoruz.

Patlıcanları, limon suyu ve zeytinyağı ile iyice eziyoruz. Domates ve biberleri doğrayıp patlıcanlara ilave ediyoruz.

Ufak ufak doğranmış soğan ve sarımsakları, ince kıyılmış maydanoz ve taze naneyi diğer malzemelere ilave ediyoruz. Tuzunu ekleyip bir miktar daha zeytinyağı koyuyoruz ve salatamızı karıştırıyoruz. Servis edeceğimiz tabağa alıyoruz.

Afiyetle,

>MUSAKKA

>
Patlıcanın Faydaları:

Yazın patlıcan benim için bir göz bebeği niteliğinde.Şöyle çekirdeksiz, kütür kütür taptaze patlıcanı bulursam hiç kaçırmam hemen alıveririm. Engin’in de ender sevdiği şeylerden biri olunca biliyorsunuz artık bıkana kadar yaparım 🙂

Patlıcanın pek çok faydası olduğunu biliyoruz. Kalorisi düşük olan bu sebzenin tek kusuru – bence tabii – kızartmadan ya da közlemeden pek bir şeye benzemediği 🙂 Yani direk su ilave edip pişirince benim damak tadıma pek uymuyor 🙂 İşte kilo almamın sebebi de bu ya … Damak tadımın , pantalon bedenimin sürekli önüne geçmesi 🙂

İnternette yaptığım küçük bir araştırmaya göre patlıcan,
“Kansızlığı giderir. Karaciğer ve Pankreasın muntazam çalışmasını sağlar. İdrar söktürür. Kilo vermeye yardımcı olur. Böbrek yanması ve ağrısını keser. Sinirleri yatıştırır. Kalp çarpıntısını giderir.Cilt hastalıkları, şeker, mide bağırsak ve karaciğer hastalıkları aşırı derecede olanlar patlıcan yememelidir.”

Yani musakka tarifi vermeden önce faydasında sanırım hemfikir olduk 🙂

Şimdi ben musakkayı usulünce kızartarak yaptım..Ama siz, çiğden yapıp mevzuyu sağlıklı yemek konseptine de dönüştürebilirsiniz elbette 🙂

Malzemeler : (6 kişilik)

  • 5 adet orta boy patlıcan
  • 250 gr yağsız dana kıyma
  • 1 büyük boy soğan
  • 4 adet domates (rendelenmiş)
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 3-4 diş sarımsak
  • tuz, karabiber, kırmızı biber
  • üzeri için domates (ben evde bulunan kiraz domatesleri kullandım) ve sivri biber
  • 1/2 çay bardağı sıcak su
  • kızartmak için sıvıyağ

Patlıcanları alacalı olarak soyuyoruz ve halka halka dilimliyoruz. Tuzlu su dolu kapta patlıcanların karasını almak için bir müddet bekletiyoruz. Havlu ile iyice kurulayıp , kızgın yağda renkleri dönene kadar kızartıyoruz.

Tüm dilim patlıcanları kızarttıktan sonra derince bir tencerenin tabanına patlıcanlarımızı diziyoruz.

Soğanı piyazlık doğruyoruz ve 1 yemek kaşığı sıvıyağ koyduğumuz bir başka küçük tencerede, kısık ateşte iyice öldürüyoruz.

Pişen soğanları patlıcanların üzerine gelecek şekilde koyuyoruz.

Soğanları aldığımız tencerede kıymamızı kavuruyoruz. Salça , tuz, karabiber ve kırmızı biberi ekleyip pişirmeye devam ediyoruz. Son olarak rendelenmiş domatesleri de ekleyip bir müddet kapağını kapatarak suyunu çektiriyoruz. Kıymalı harcımız da hazır olunca patlıcan ve soğanların üzerine eşit miktarda döküyoruz.

Sarımsak, domates ve biberlerle üzerini bolca süsleyip sıcak suyu ilave ediyoruz. Çok kısık ateşte 20-25 dk kadar pişiriyoruz.

Bunun yanına benden tavsiye :

  • Pirinç pilavı
  • Cacık

Afiyetle,

MUSAKKA


Patlıcanın Faydaları:

Yazın patlıcan benim için bir göz bebeği niteliğinde.Şöyle çekirdeksiz, kütür kütür taptaze patlıcanı bulursam hiç kaçırmam hemen alıveririm. Engin’in de ender sevdiği şeylerden biri olunca biliyorsunuz artık bıkana kadar yaparım 🙂

Patlıcanın pek çok faydası olduğunu biliyoruz. Kalorisi düşük olan bu sebzenin tek kusuru – bence tabii – kızartmadan ya da közlemeden pek bir şeye benzemediği 🙂 Yani direk su ilave edip pişirince benim damak tadıma pek uymuyor 🙂 İşte kilo almamın sebebi de bu ya … Damak tadımın , pantalon bedenimin sürekli önüne geçmesi 🙂

İnternette yaptığım küçük bir araştırmaya göre patlıcan,
“Kansızlığı giderir. Karaciğer ve Pankreasın muntazam çalışmasını sağlar. İdrar söktürür. Kilo vermeye yardımcı olur. Böbrek yanması ve ağrısını keser. Sinirleri yatıştırır. Kalp çarpıntısını giderir.Cilt hastalıkları, şeker, mide bağırsak ve karaciğer hastalıkları aşırı derecede olanlar patlıcan yememelidir.”

Yani musakka tarifi vermeden önce faydasında sanırım hemfikir olduk 🙂

Şimdi ben musakkayı usulünce kızartarak yaptım..Ama siz, çiğden yapıp mevzuyu sağlıklı yemek konseptine de dönüştürebilirsiniz elbette 🙂

Malzemeler : (6 kişilik)

  • 5 adet orta boy patlıcan
  • 250 gr yağsız dana kıyma
  • 1 büyük boy soğan
  • 4 adet domates (rendelenmiş)
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 3-4 diş sarımsak
  • tuz, karabiber, kırmızı biber
  • üzeri için domates (ben evde bulunan kiraz domatesleri kullandım) ve sivri biber
  • 1/2 çay bardağı sıcak su
  • kızartmak için sıvıyağ

Patlıcanları alacalı olarak soyuyoruz ve halka halka dilimliyoruz. Tuzlu su dolu kapta patlıcanların karasını almak için bir müddet bekletiyoruz. Havlu ile iyice kurulayıp , kızgın yağda renkleri dönene kadar kızartıyoruz.

Tüm dilim patlıcanları kızarttıktan sonra derince bir tencerenin tabanına patlıcanlarımızı diziyoruz.

Soğanı piyazlık doğruyoruz ve 1 yemek kaşığı sıvıyağ koyduğumuz bir başka küçük tencerede, kısık ateşte iyice öldürüyoruz.

Pişen soğanları patlıcanların üzerine gelecek şekilde koyuyoruz.

Soğanları aldığımız tencerede kıymamızı kavuruyoruz. Salça , tuz, karabiber ve kırmızı biberi ekleyip pişirmeye devam ediyoruz. Son olarak rendelenmiş domatesleri de ekleyip bir müddet kapağını kapatarak suyunu çektiriyoruz. Kıymalı harcımız da hazır olunca patlıcan ve soğanların üzerine eşit miktarda döküyoruz.

Sarımsak, domates ve biberlerle üzerini bolca süsleyip sıcak suyu ilave ediyoruz. Çok kısık ateşte 20-25 dk kadar pişiriyoruz.

Bunun yanına benden tavsiye :

  • Pirinç pilavı
  • Cacık

Afiyetle,

>PONY PASTA – 2 & GÖRECELİ BİR KAVRAM : MUTLULUK

>Mutluluk Tarifleri

Bugün gelen ve çok hoşuma giderek okuduğum bir emailden yola çıkarak yazmak istedim yazımı. Emailin konu alanında aynen böyle yazıyordu: “Mutluluk Tarifleri”
Nedir mutluluk ? Bakın gelen emailde bir kaç örnek vermiş :
  • Belki on yere CV’ nizi bıraktınız. Ama tık yok. Tam bu topraklara sitem etmekteyken bir telefon! MUTLULUK çalan telefonun sesinde …
  • Hava buz gibi. Donarak geliyorsunuz eve. Ocağın üstünde çaydanlık! MUTLULUK içinizi ısıtan evinizde …
  • ‘Oğlum doktor’ diyorsunuz. MUTLULUK duyduğunuz gurur..
  • Onu ilk kez görüyorsunuz. Camın arkasında, minicik, pembe, uyuyor. MUTLULUK dünyanıza yeni katılan üyenin ta kendisi..
  • Üç gündür aklınız başınızda değil. Bir test sonucunu bekliyorsunuz. Zaman geçmek bilmiyor. Nihayet… Yaşasın! MUTLULUK haberin kendisinde…
  • Tatile çıkmaya iki gün kalmış. MUTLULUK heyecanın içinde..

Hiç düşünüyor muyuz acaba ? Aslında belki de farketmeden nasıl bazı şeylerin bizi mutlu edebildiğini ?

Bu mail bana bunu düşündürttü bu sabah. Sonra durdum ve önemsemediğimi sandığım anlarda bile aslında nasıl mutlu olabildiğimi tespit etmeye çalıştım. Sonra benim de tıpkı yukarıdaki gibi değişik örneklemelerim olduğunu tespit ettim.

  • İş dönüşü evin kapısını açıyorum.Genelde dağınık ya da bir köşede öylece duran terliklerim yan yana tüm tertibi ile olması gerektiği yerde duruyor.Anlıyorum : Annem buraya gelmiş 🙂 Ev derli toplu, mis gibi yemekler kokuyor 🙂 “Mutluluk, gölgen gibi sana hissettirmeden, senin yanında olduğunu bildiğin bir güç kaynağı”
  • “Yaşasın bugün cuma !” diyebilmek… Kim bilir kaçıncı cuma ? Ya da daha kaç cuma var ! “Mutluluk, anlamı olmasa da o güne anlam katmayı bilmek..”
  • Güle güle kullan yeni ayakkabılarını ! “Ayy evet, dün aldım. Çok güzeller değil mi?” 🙂 “Mutluluk, çocuklukta kaldığını sandığımız ama aslında hiç bitmeyen o çocuksa sevincimiz”

Daha neler neler yazılır, örnekler verilir..Şimdi siz de bir mutluluk nedeni bulun kendinize.Bu yazıma yorum yazarsanız sizi nelerin mutlu edebildiğini yazın.İnanın düşünürken ve yazarken bile mutlu olacaksınız.

Beni mutlu eden bir başka şeye geçelim şimdi de.. Pastalara..

Bu pastayı Aylin ile Mayıs ayında yapmıştık. Daha çok koyacak pastamız var…Ama yaz nedeniyle stoklarımızı kontrollü harcıyoruz 🙂

Afiyetle,