>KIYMALI TEPSİ BÖREĞİ

>Elde açılan böreğin hali bir başka oluyor..
Hele de açan kocanızsa 🙂

Yemekbahane’den SON DAKİKA görüntüsü…

Daha bu fotoğrafı çekeli 20 dakika bile olmadı, inanın… Sıcak sıcak yedik, sıcak sıcak tarifi veriyoruz:)

Tepsiyi tutan el, sevgili eşim Engin’in eli.. Zira bu börek %100 kendisinin ellerinden çıktı ve sahur soframızın başının tacı oluverdi..

Mübarek Ramazan ayının son sahuruna layık bir şeyler yapma arayışındayken Engin, ben börek açacağım diyince bunu pek yadırgamadım inanın. Çünkü bu onun ilk hevesi değil, zaman zaman börek açası geliyor adamcağızın, hoşgörmek lazım 🙂

Nasıl bir börek nasıl bir börek..

İnce ve çıtır çıtır bir börek..Tabii ki kıymalı..İşte tam hayali de buydu, kıymalı bir tepsi börek 🙂

Açtık Sofra dergisinin Eylül sayısını, arka fihristinden Hamur İşleri bölümünden bir börek hamuru seçiverdik kendimize.Beğendiğimiz bir hamuru hacimsel olarak ufaltarak bir hamur tarifi çıkarttık ortaya.İşte bizim böreğimizin tarifi :

Hamuru için:

  • 2 su bardağı un
  • 1 yemek kaşığı sulanmış yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 1/2 çay bardağı su

Ara malzeme:

  • 200 gr kıyma
  • 1 adet orta boy soğan
  • 1 adet kabukları soyulmuş domates
  • 2-3 adet sivri biber
  • 1 avuç ince kıyılmış maydanoz
  • tuz, karabiber, kırmızı biber
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ

Üzerine sürmek için yumurta sarısı, aralara sürmek için sıvıyağ, varsa çörek otu (susam da olur)

2 su bardağı unu eliyoruz. Ortasını havuz gibi açıp yumurtayı kırıyoruz. Yoğurt, sıvıyağ, tuz ve suyu ilave edip yoğurmaya başlıyoruz. Yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. (Bu aşamada biraz daha un ilave etmeniz gerekirse ekleyebilirsiniz)

Hamurumuz toparlandığında üzerini bir bez ile kapatıp 20 dk kadar dinlendiriyoruz.

Bu arada iç harcını hazırlıyoruz.

Soğanları ince ince kıyıyoruz. Sıvıyağı bir tavaya alıp soğanları yağda hafifçe soteliyoruz. Soğanlar pembeleşince kıymayı ilave edip kavuruyoruz. Daha sonra ince doğranmış sivri biberleri ekliyoruz. Domates, maydanoz ve baharatını da ekleyip bir süre daha soteliyoruz. Ocağı söndürüyoruz.

Dinlendirdiğimiz hamurumuzu dört eşit bezeye ayırıyoruz.

26 cm çapındaki tepsimizi iyice yağlıyoruz (sıvıyağla)

Tezgaha un serpip bezeleri tepsi büyüklüğünde açıyoruz. Birinci yufkamızı açınca yağladığımız tepsiye alıyoruz, kenarları tepsinin dışında bırakıyoruz. Üzerine bir yumurta fırçası yardımıyla sıvıyağ sürüyoruz. İkinci yufkamızı üzerine yerleştiriyoruz ve hazırladığımız harcı ikinci yufkamızın üzerine eşit miktarda döküp iyice yayıyoruz. Üçüncü yufkamızı da harç koyduğumuz katın üzerine koyuyoruz ve yağlama işlemini tekrarlıyoruz. Son katı da koyup yanlarda kalan yufkaları da son aktın üzerine doğru topluyoruz.

Tüm katlarını tamamladığımız böreğimizin üzerine bolca yumurta sarısı sürüp, pizza dilimler gibi dilimliyoruz. Çörek otu ile süsleyip önceden 180 derecede ısıttığımız fırında yaklaşık 20-25 dk kadar pişiriyoruz.


Böylelikle son sahurumuzu da lezzeti bol bir börekle kapatmış olduk.

Buradan herkesin bayramını kutlamak istiyorum..

Herkese sevdikleri ile birlikte, tatlı şeker gibi bir bayram diliyorum !

Ağzınızın tadı eksik olmasın!

Afiyetle kalın,

KIYMALI TEPSİ BÖREĞİ

Elde açılan böreğin hali bir başka oluyor..
Hele de açan kocanızsa 🙂

Yemekbahane’den SON DAKİKA görüntüsü…

Daha bu fotoğrafı çekeli 20 dakika bile olmadı, inanın… Sıcak sıcak yedik, sıcak sıcak tarifi veriyoruz:)

Tepsiyi tutan el, sevgili eşim Engin’in eli.. Zira bu börek %100 kendisinin ellerinden çıktı ve sahur soframızın başının tacı oluverdi..

Mübarek Ramazan ayının son sahuruna layık bir şeyler yapma arayışındayken Engin, ben börek açacağım diyince bunu pek yadırgamadım inanın. Çünkü bu onun ilk hevesi değil, zaman zaman börek açası geliyor adamcağızın, hoşgörmek lazım 🙂

Nasıl bir börek nasıl bir börek..

İnce ve çıtır çıtır bir börek..Tabii ki kıymalı..İşte tam hayali de buydu, kıymalı bir tepsi börek 🙂

Açtık Sofra dergisinin Eylül sayısını, arka fihristinden Hamur İşleri bölümünden bir börek hamuru seçiverdik kendimize.Beğendiğimiz bir hamuru hacimsel olarak ufaltarak bir hamur tarifi çıkarttık ortaya.İşte bizim böreğimizin tarifi :

Hamuru için:

  • 2 su bardağı un
  • 1 yemek kaşığı sulanmış yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 1/2 çay bardağı su

Ara malzeme:

  • 200 gr kıyma
  • 1 adet orta boy soğan
  • 1 adet kabukları soyulmuş domates
  • 2-3 adet sivri biber
  • 1 avuç ince kıyılmış maydanoz
  • tuz, karabiber, kırmızı biber
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ

Üzerine sürmek için yumurta sarısı, aralara sürmek için sıvıyağ, varsa çörek otu (susam da olur)

2 su bardağı unu eliyoruz. Ortasını havuz gibi açıp yumurtayı kırıyoruz. Yoğurt, sıvıyağ, tuz ve suyu ilave edip yoğurmaya başlıyoruz. Yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. (Bu aşamada biraz daha un ilave etmeniz gerekirse ekleyebilirsiniz)

Hamurumuz toparlandığında üzerini bir bez ile kapatıp 20 dk kadar dinlendiriyoruz.

Bu arada iç harcını hazırlıyoruz.

Soğanları ince ince kıyıyoruz. Sıvıyağı bir tavaya alıp soğanları yağda hafifçe soteliyoruz. Soğanlar pembeleşince kıymayı ilave edip kavuruyoruz. Daha sonra ince doğranmış sivri biberleri ekliyoruz. Domates, maydanoz ve baharatını da ekleyip bir süre daha soteliyoruz. Ocağı söndürüyoruz.

Dinlendirdiğimiz hamurumuzu dört eşit bezeye ayırıyoruz.

26 cm çapındaki tepsimizi iyice yağlıyoruz (sıvıyağla)

Tezgaha un serpip bezeleri tepsi büyüklüğünde açıyoruz. Birinci yufkamızı açınca yağladığımız tepsiye alıyoruz, kenarları tepsinin dışında bırakıyoruz. Üzerine bir yumurta fırçası yardımıyla sıvıyağ sürüyoruz. İkinci yufkamızı üzerine yerleştiriyoruz ve hazırladığımız harcı ikinci yufkamızın üzerine eşit miktarda döküp iyice yayıyoruz. Üçüncü yufkamızı da harç koyduğumuz katın üzerine koyuyoruz ve yağlama işlemini tekrarlıyoruz. Son katı da koyup yanlarda kalan yufkaları da son aktın üzerine doğru topluyoruz.

Tüm katlarını tamamladığımız böreğimizin üzerine bolca yumurta sarısı sürüp, pizza dilimler gibi dilimliyoruz. Çörek otu ile süsleyip önceden 180 derecede ısıttığımız fırında yaklaşık 20-25 dk kadar pişiriyoruz.


Böylelikle son sahurumuzu da lezzeti bol bir börekle kapatmış olduk.

Buradan herkesin bayramını kutlamak istiyorum..

Herkese sevdikleri ile birlikte, tatlı şeker gibi bir bayram diliyorum !

Ağzınızın tadı eksik olmasın!

Afiyetle kalın,

>SIZMIŞ BİR FENERBAHÇE TARAFTARI PASTASI

>

Geçtiğimiz haftasonu yaptığım pastalardan biri.Elinde bira kutusu, üzerinde forması koltukta öylece oturduğu yerde uyuyakalmış bir adam betimlemesi 🙂 Benim de şahsen tanıdığım biri olunca yaptığım pasta da hayal etmek daha kolaylaşıyor elbette. Süpriz pasta istendiğinde nasıl olacağı tamamen bana bırakıldı ve ben pastanın sahibi Uğur’u aynen böyle hayal ediverdim 🙂 Neyse ki tam da Fenerbahçe gol attığında getirmişler pastasını maç seyrederken cumartesi akşamı , tam oturmuş yani konuya 🙂
Beni arayıp, “Aynı ben bu ! ” dediğinde daha da mutlu oldum 🙂
Tekrar nice yıllara Uğur !
Fenerbahçe pastalarından başka örnekleri hatırlamak isteyenlere :

Özel !

Yemekbahane takipçileri ,

Bir önceki yazımda resmini koyup yayınladığım Boşnak Mantısı , arkadaşım tarafından yapılmadığı, dışarıdan bir bayana ücret karşılığı yaptırıldığı için malesef elimizde tarifi bulunmuyor. Tarifi bekleyenler için bunu belirtmeyi bir borç bildim 🙂

Afiyetle,

SIZMIŞ BİR FENERBAHÇE TARAFTARI PASTASI

Geçtiğimiz haftasonu yaptığım pastalardan biri.Elinde bira kutusu, üzerinde forması koltukta öylece oturduğu yerde uyuyakalmış bir adam betimlemesi 🙂 Benim de şahsen tanıdığım biri olunca yaptığım pasta da hayal etmek daha kolaylaşıyor elbette. Süpriz pasta istendiğinde nasıl olacağı tamamen bana bırakıldı ve ben pastanın sahibi Uğur’u aynen böyle hayal ediverdim 🙂 Neyse ki tam da Fenerbahçe gol attığında getirmişler pastasını maç seyrederken cumartesi akşamı , tam oturmuş yani konuya 🙂
Beni arayıp, “Aynı ben bu ! ” dediğinde daha da mutlu oldum 🙂
Tekrar nice yıllara Uğur !
Fenerbahçe pastalarından başka örnekleri hatırlamak isteyenlere :

Özel !

Yemekbahane takipçileri ,

Bir önceki yazımda resmini koyup yayınladığım Boşnak Mantısı , arkadaşım tarafından yapılmadığı, dışarıdan bir bayana ücret karşılığı yaptırıldığı için malesef elimizde tarifi bulunmuyor. Tarifi bekleyenler için bunu belirtmeyi bir borç bildim 🙂

Afiyetle,

>İFTAR SOFRAMIZ VE PİYAZ

>
Cumartesi akşamı üniversiteden arkadaşlarım Ayşen ve Volkan’ın evlerinde iftara davetliydik. Sevgi ve içtenlikle hazırlanmış müthiş bir sofrada eski-yeni ne varsa konuştuğumuz, kahkahası bol, samimiyetin balının damladığı nadide bir iftar yemeği yedik diyebilirim.

Menü masadan da anlaşılacağı üzere hayli kalabalıktı. Boşnak mutfağından çeşitlemelerin de yer aldığı iftar sofrasının baş tacının fotoğrafını belgelemememek olmazdı tabii..

Tataaammm !

Boşnak mantısı .. Tanım : Bir yiyen bir de yemeyen pişman ..Sanırım yeterlidir 🙂

Menümüz:

  • Tutmaç Çorbası
  • Köfte-patates kızartma
  • Boşnak Mantısı
  • Zeytinyağlı Semizotu
  • Piyaz
  • Amerikan Salası
  • Patlıcan Salatası
  • Közlenmiş Biber
  • Adını şu anda hatırlamadığım (Biber-peynir-kaymak içerikli yöresel bir turşu)
  • Kırmızı biber ezmesi
  • İftariyelik

Sofra kurulurken ben de bir köşede menüde bulunan piyazı hazırladım.

Arşivimizde bulunsun diye buyrun tarifi :

PİYAZ

Malzemeler:

  • 2 su bardağı haşlanmış kuru fasulye (Konserve de kullanabilirsiniz)
  • 1 adet iri boy soğan
  • 2 adet domates
  • 3-4 yaprak göbek salata (ince kıyılmış)
  • Limon (arzu eden sirke de koyabilir) & zeytinyağ & tuz
  • Süslemek için zeytin (haşlanmış yumurta da olabilir)

Soğanları ay şeklinde , ince ince piyazlık doğruyoruz. Tuz ile ovarak acısını çıkartıp, yıkıyoruz. Domatesleri minik minik doğruyoruz. Haşladığımız kurufasulyeleri, soğan, domates ve ince kıyılmış göbek salatayı derin bir kaseye alıp, limon-tuz ve zeytinyağı ilave ediyoruz.Karıştırıp, servis yapacağımız tabağımıza alıyoruz. Zeytin ile süsleyip servis ediyoruz.

Artık Ramazan ayının son haftasına giriyoruz. Allah kısmet ederse haftaya bugün son orucumuzu tutacağız. Ne yalan söyleyeyim bayramı iple çekiyorum. Özellikle de ilk kahvaltıyı 🙂

Afiyetle,

İFTAR SOFRAMIZ VE PİYAZ


Cumartesi akşamı üniversiteden arkadaşlarım Ayşen ve Volkan’ın evlerinde iftara davetliydik. Sevgi ve içtenlikle hazırlanmış müthiş bir sofrada eski-yeni ne varsa konuştuğumuz, kahkahası bol, samimiyetin balının damladığı nadide bir iftar yemeği yedik diyebilirim.

Menü masadan da anlaşılacağı üzere hayli kalabalıktı. Boşnak mutfağından çeşitlemelerin de yer aldığı iftar sofrasının baş tacının fotoğrafını belgelemememek olmazdı tabii..

Tataaammm !

Boşnak mantısı .. Tanım : Bir yiyen bir de yemeyen pişman ..Sanırım yeterlidir 🙂

Menümüz:

  • Tutmaç Çorbası
  • Köfte-patates kızartma
  • Boşnak Mantısı
  • Zeytinyağlı Semizotu
  • Piyaz
  • Amerikan Salası
  • Patlıcan Salatası
  • Közlenmiş Biber
  • Adını şu anda hatırlamadığım (Biber-peynir-kaymak içerikli yöresel bir turşu)
  • Kırmızı biber ezmesi
  • İftariyelik

Sofra kurulurken ben de bir köşede menüde bulunan piyazı hazırladım.

Arşivimizde bulunsun diye buyrun tarifi :

PİYAZ

Malzemeler:

  • 2 su bardağı haşlanmış kuru fasulye (Konserve de kullanabilirsiniz)
  • 1 adet iri boy soğan
  • 2 adet domates
  • 3-4 yaprak göbek salata (ince kıyılmış)
  • Limon (arzu eden sirke de koyabilir) & zeytinyağ & tuz
  • Süslemek için zeytin (haşlanmış yumurta da olabilir)

Soğanları ay şeklinde , ince ince piyazlık doğruyoruz. Tuz ile ovarak acısını çıkartıp, yıkıyoruz. Domatesleri minik minik doğruyoruz. Haşladığımız kurufasulyeleri, soğan, domates ve ince kıyılmış göbek salatayı derin bir kaseye alıp, limon-tuz ve zeytinyağı ilave ediyoruz.Karıştırıp, servis yapacağımız tabağımıza alıyoruz. Zeytin ile süsleyip servis ediyoruz.

Artık Ramazan ayının son haftasına giriyoruz. Allah kısmet ederse haftaya bugün son orucumuzu tutacağız. Ne yalan söyleyeyim bayramı iple çekiyorum. Özellikle de ilk kahvaltıyı 🙂

Afiyetle,

>OKLAVA TATLISI

>

Daha şerbetini çekmekteyken, sıcak sıcak fotoğrafladığım bu bir tepsi tatlı, bendenizin ilk resmi “Türk Hamur Tatlısı” denemesidir. Denemenin sonucu nasıl oldu diye soranlara cevabım şu:

“Gidecek yol var.Ancak durum kesinlikle ümitsiz bir halde değil.Özellikle gözlem ortamları sağlanarak – ki bu, bu konuda usta olan yengemizin yanında bir oryantasyon organize etmek anlamına geliyor – kişisel gelişime katkıda bulunulabilir.Tatlımız tadı itibari ile kusursuz ancak görüntüdeki kalın duruş yazının başında belirtilen ilk tecrübenin vermiş olduğu bir duruştan ibarettir.”

Tatlının tadına bakıldıktan sonra çıkartılan dersler:

  • Bezeler daha ufak tutulacak – Ceviz büyüklüğünde diyebiliriz.
  • Hamur yırtılma eğilimi gösterene kadar açılacak
  • Mümkünse oklavadan da ince bir materyal ile büzme işlemi yapılsa görsel anlamda daha iyi sonuç verebilir (yengem bunun için bir pantalon askısı kırmış) 🙂
  • Tatlı soğuk, şerbet ılık olarak şerbetleme işlemine tabi tutulacak (yengemizin naçizane önerisi)

Efendim, el elden üstündür.. Buyrun tarifi..

Ama bendeniz yılmadım.Denemelerime aynen devam ediyor , bu mecradan sizleri bilgilendiriyor olacağım.

Malzemeler: (35 cm çapında yuvarlak bir tepsi için)

Hamur:

  • 1 yumurta
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1/4 çay bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı sirke
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un (burada net bardak ölçüsü veremedim, değişken olabilir)

Şerbet:

  • 3 su bardağı bardağı su
  • 2,5 su bardağı toz şeker
  • 2-3 damla limon

İç malzeme:

  • 500 gr ince çekilmiş ceviziçi

Diğer:

  • Tepsiyi yağlamak için sıvıyağ
  • Hamurları açmak için bolca mısır nişastası
  • Tatlının üzerine dökmek için 250 gr tereyağ (ben teremyağ kullandım)

Tüm hamur malzemelerini ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edinceye kadar yoğuralım ve üzerine nemli bir bez örterek yaklaşık 30-40 dk kadar dinlendirelim.

Tepsimizi sıvıyağ ile iyice yağlayalım.

Dinlendirdiğimiz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp bol nişasta ile tatlı tabağı boyunda iyice incelene kadar açalım. Açtığımız hamurun üzerine bolca ceviz serpelim. Oklava (ya da bulabileceğiniz daha ince bir edavatla) ile saralım ve oklavanın üzerinde elimizle sağdan ve soldan büzerek hamuru ortada toplayalım. Hamuru oklavadan sıyıralım. Parça çok büyükse ortadan ikiye kesip, değilse aynen çıkarttığımız şekilde tepsiye dizelim. Tüm tepsi tamamlanana kadar bu işlemi devam ettirelim.

Tereyağını bir tavada eritelim. Tatlımızın üzerine erittiğimiz yağı bolca dökelim.

Önceden 180 derecede ısıttığımız fırında üzeri kızarana kadar tatlımızı pişirelim.Piştikten sonra soğumaya bırakalım. (Tatlımızı, hava almayan bir şekilde sararsak, şerbet dökmeden yaklaşık 10 gün kadar bekleyebilir)

Şeker, su ve limonu bir tencereye alarak şerbetimizi hazırlayalım. İyice kaynayana kadar pişirelim. Ilınmaya bırakalım.

Şerbet ılınıp , tatlı soğuyunca şerbetimizi tatlımızın üzerine dökelim ve çekmesini bekliyelim.

Herkese iyi iftarlar, bereketli Ramazan sofraları diliyorum.

Afiyetle,