>VENI.. VIDI … VICI DİYEMEDİK :)

>Dubai yolcuları döndü 🙂 Ama başlıkta da yazdığım gibi ünlü söz “geldik, gördük, yendik” üçlemesini gerçekleştiremeden… LG’nin düzenlediği yemek yarışmasının Türkiye etabında ilk dörde giren grup olarak Dubai’ye giderken hakikaten umutluydum.Ama herşey umduğunuz gibi gitmiyor her zaman değil mi?
Dubai’den döndüğümde aklımda şu üç şey vardı..
1-Daha çok soru sor, iyice öğren !
2-Hayatta her zaman kurallar başrolde değildir !
3-Eğlenceli bir tecrübeydi!

Yemek yarışmasından bahsetmeyeceğim sizlere.. Çünkü yarışma , kuralları olan, bir düzeni olan, eşit şartların ve ve adil kararların geçerli olması gerektiği, oyun oynamanın resmi tabiridir bana göre. İyi ya da kötü bir şartı şurtu vardır. Sonunda öğrenmezsin ne yapman gerektiğini, başında bilirsin.

Size yemek yapma kaosundan bahsedeyim 🙂

Kaos’tan öncesine bakalım biraz..

Türkiye’de gerçekleşen kusursuz organizasyon sonrasında kafandaki sorular, aldığın cevaplarla örtüşür. Aldığın yanıtlardan tatmin olmuşsundur.Senin için söylenen kurallar geçerlidir.
İyi bir organizatörle (Gönenç, bu sensin) işlerin tıkır tıkır ilerler. Alanda sözleştiğin saatte buluşursun. Uçağına binersin, güle oynaya, seyrettiğin film bitmeden, kahkahaların kursağında kalarak Dubai’ye inersin. Kocaaammaannn odanda yatar uyursun, sözleştiğin saatte aşağıya inersin, grubunla buluşursun.

Hahhh işte kaos geliyor.. Geldi bile 🙂

Kaos gelir, seni programın 3. belki bilemedin 4. dilimini öne almış bir şekilde önce markete götürür. Ne pişirecekseniz malzemenizi alın der. Hmmmm sorular, sorular, sorular .. Neden soruyorum bu kadar soruyu? Programda yazmıyor muydu ?? Gönençççç ?? Bunu neden? Şunu neden? Bunu da? O olmazsa yoksa ?… gibi sorularla şişirirsin zavallı Gönenç’in kafasını.. Sen Gönenç’e sorarsın.. Gönenç kaos’a :=) Kaos’un cevabı.. Ne pişirecekseniz malzemesini alın…

Pişirilecek belli, pişirecekler de belli. Türkiye’den gelen nadide malzemeler cepte. Eksikleri tamamlayalım. 45 dk vaktiniz var.. Haydaaa alın verin ekonomiye can verin modu..

Aldınız mı ? Aldık.. Kaos der ki binin minibüse.. Mini mini minibüs..Bir ultra minibüse kaç kişi biner yarışmasıysa evet kazandık 🙂

Otele varınca kaos inin der, yol gösterir..Kocamaaann bir balo salonu. Ucunda 5 bayrak..Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Birleşik Arap Emirlikleri. Altında 10 masa.Her masada bir LG SOLAR DOM Fırın..

Kurallarda vardı, ocak kullanmak yok diye.Neyse fırında pişecek herşey. Peki biz nerede yıkayacağız, paklayacağız aldıklarımızı.. Kural 2 derki Hijyenik olun, yoksa puan kırılır 🙂

Merak ettik sorduk Gönenç’e, nerde yıkayacağız ? Gönenç, kaos’a sordu.. Mutfakta yıkayın getirin dediler.Girdik mutfağa.Kocaamaann otel mutfağı.. Ahaaa o ne? Diğer gruplar bir sürü çanta ile gelmiş.. Onlar ne yaaa??? Hani burada bulamayacağınız bir şeyler varsa, ülkeden getirmek istediğiniz , getirin demişlerdi ya, onlar herhalde diyor içses.. Ama yine de şüpheli diğer yandan da… O çantalar açılınca , gözler de açıldı bizim faltaşı gibi.. Tabak çıkıyor, bıçak çıkıyor, o çıkıyor , bu çıkıyor.. Gönenççç ??? Bu neeeee???

Kaos’a gidip soruyor Gönenç? İstemişler getirmişler canım, önemi yok diyor kaos .. Sakinleşiyoruz..Mutfağa gidiyoruz masumca aldığımız domatesi biberi yıkamaya. O ne? Biri hamur yoğurmaya başlıyor, bir diğeri doğramaya..Ne oldu, yarışma başladı mı? Kaos’a gidip sorayım bakayım ne oluyor? Doğramak serbest mi ? Serbest 🙂 Eeee hamur yoğurmak, hayır canım yemeğe dair hiçbir ön hazırlık mübah değil.. Herşey 45 dk da yapılacak. E hadi biz de doğrayalım diyoruz ve geri dönüyoruz mutfağa. Mutfağın şeflerinden biri Arapça konuşuyor, İran grubu ile..Elinde İran’ın pişireceği et, marine ediyor onlar için..Sinirleniyoruz..Ama Kaos’a gidip sorunca marinasyon da serbestmiş cevabı alıyoruz.E biz de marine edelim o zaman diyoruz bari 🙂 İyi ki meraklıyız da zar zor şartları eşlemeye çalışıyoruz. Gönenç’in kafası davul oldu bile.
Dur bakayım programa..Daha yarışmaya 4 saat var, biz napıyoruz burada Gönenç? Bir tek biz Türkiye grubu olarak masamızda oturuyoruz, herkes nerede? Mutfakta..Napıyor? Muamma 🙂
4 saat geçiyor.. Ama sinirler laçka 🙂 Geyik almış yürümüş 🙂 Yaso ile sanatsal fotolar çekiyoruz Dubai semalarına doğru.Bir burç muhabbeti sarıyor Ebru ile..Takım arkadaşım Gül ile son stratejilerimizi paylaşıyoruz. Gönenç de kızların arasında çıldırdı çıldıracak 🙂

Bireysel yarışacaklar hazırlansın diyor Kaos.. Yasemin ve Ebru bireysel yarışacaklar. Kuruluyorlar masalarına.. 3..2..1 başla 🙂 45 dk süreniz var.. Hızlı olun, hijyenik olun, lezzetli pişirin, güzel tabak çıkarın.. Sağlıklı, hafif, fırında pişmiş 2 porsiyon tabak hazırlanacak… Bu bizim buradan gitmeden evvel öğrendiğimiz kural 🙂 Kaos diyor ki “Bireyselde yarışan ilk 3’e giren Tayland’a gidiyor” .. Neeee?? Hani her ülkeden en iyi performans gösteren Tayland’a gidiyordu? Gönençççç !!! Zavallı Gönenç ha çıldırdı, ha çıldıracak.. Bize söylediği hiç bir şey tutmuyor..Her ülkeden iki kişi gitmiyor Tayland’a, sadece dereceye girenler gidiyor.. Hadi neyse , bu da kabul.. Biz nasılsa gireriz, çalışın kızlar !!!

Bizimkiler daha eldivenlerini ellerine geçirmeden yan masa fırına bir şey attı.. O ne ?? Orada bir tepsi mayalanmış pide var..Ne oluyor? Birlikte getirdikleri çantalardan bir şeyler çıkıyor.. Son 20 dk.. Hadi kızlar, hızlı olun , hızlı..
Yan masalar jüri masasına doğru koşturmaya başladılar.. Tüh bitirdiler bile..O ne masalarına dönüp bir şeyler daha pişiriyorlar..Demin koydukları neydi.. O ne ? O kocaman bütün tavuğu ne ara nar gibi kızarttınız? Tavuk da gitti masaya..Dur dur …O ne yaaa..? Koca bir ıstakoz çıktı bir yerlerden, o da mı şimdi pişti.Bizim iki dilim fileto levrekle, avuç içi kadar somon pişmedi, nasıl oluyor bu? Istakoz da kondu masaya..Sonra da balinaya benzer kocaman bir balık ..E hani bir yemek yapılacaktı? Ne oluyor buradaaa?? Süre doldu.. Bizimkiler hala fırının başında pişti mi diye bakıyorlar.Millet okyanusu pişirdi sözüm ona, bizim balıkçılar inatçı..Zaten bizim tabakları koymaya yer de yok. Her ülke 5 çeşit tabak kondurmuş.Orada gördüğüm makarna mı yoksa? Evet makarna..Eeee.ocak kullanmak yasak değil miydi? Tiramisu mu? Hani sağlıklı yemekler konsepti vardı, hem ne zaman soğudu o tiramisu?Nereye düştük biz? Dubai’li bir şef tadıyor yemekleri, ucundan ucundan..elinde ne bir kağıt, ne bir kalem? Belli medyatik, sürekli şarkılar türküler..
Sıra bizde..Grup yarışması..Keyifler kaçık.Artık belli ortada bir doğrusuzluğun hakim olduğu.Biz şaşkınız, öfkeliyiz.. Geçiyoruz masanın başına..Masa bir öncekilerden kalma, pis..Hijyenik değil yani 🙂
Süreye karşı yarış, gerisini boşver diyor içsesim..Eğlenmene bak.Başlıyoruz yemeğimize..
Portakal sulu, kremalı karışık baharatlı tavuk, yanında sebze kulesi ve kaymaklı kayısı dolması ikram edeceğiz. Doğra, sık, ez…Fırına ver… Fırın nasıl çalışıyordu? Ona bas, buna bas…Eeee pişmiyor?? Kaos geçiyor önümüzden.. Excuse me diyoruz 🙂 Nasıl çalışıyordu bu fırın ? Bilmiyor musunuz ? Yarışmadınız mı ülkenizde bu fırınla? Yarıştık da kaos abla, unuttuk haliyle bir sefer kullandığımız aleti.Neden? diyor kaos, vermediler mi size bu fırından?..Derin bir sessizlik…

Oooo yan taraf yine gazı aldı, götürüyor da götürüyor… İki dal sebzeyi pişiremedik daha yaww.. Yaso diyor ki ..Ya kızım tuz döker gibi yapıyorlar, tuzun ağzı kapalı.. Olacak iş değil 🙂
Iyhhh o ne.. İran çökmüş yere.. Masanın altına doğru girmiş, çantasından çıkarıp çıkarıp tabağa koyuyor.. Kaos geçiyor o an yanımdan. Bu nasıl hijyen diyorum, üzerine alınmıyor. İngilizcem yetmiyor sanırım , fazla doğru gramerle konuştum diyorum 🙂 Jüri masasına yığıyorlar, sufleler, yıldız şeklinde bilmemneler, onlar bunlar şunlar.. Bizim sebzeler kıtır kıtır, tavuk pişmedi daha yaa… Son 5 dk diyor kaos..Kurallar var ya zaman tutuyorlar 🙂 Onu da keselim, bunu da koyalım.. Hadi yallah diyoruz, masaya konduruyoruz bizim bir dal yemeği.. Yan taraflar Halil İbrahim Sofrası kurmuş yine faili meçhul şekilde. Değerli (?!?) jürimiz geliyor, ucundan accık tadıyor tavuktan.Eee kayısı, sebzeler ?
Sonuçlar az sonra…
Ve kazananlar… tüm ülkeler öyle böyle dereceye giriyor..Bilin bakalım kim havasını alıyor 🙂 Tabii ki biz 🙂 Kaos’a iyi akşamlar diliyoruz.. Bilseydik içköftemizi, mantımızı, gömlek ciğerimizi, perde pilavımızı,burma tatlımızı alır gelirdik diyoruz ama o anlamıyor tabi 🙂
İşte böyle…

Enteresan bir tecrübe ile döndük cebimizde. Ama şunu söylemem lazım. Yarışma dışında herşey kusursuzdu. Kafasını şişirdiğimiz Excel İletişim Danışmanlığı firmasının bizi bir saniye bile yanlız bırakmayan organizasyon müdürü Gönenç Bey’e ve bu şansı bize tanıyan LG Türkiye yetkililerine buradan teşekkür etmek istiyorum.

Elimde olan bir kaç kare fotoğraf ile bitiriyorum bu uzzunnn yazımı 🙂
Afiyetle kalın,

>İKİ KATLI BİR YAŞ PASTASI

>

Verdiğim arayı geçtiğimiz ay yaptığım bir pasta ile kapatmak istedim. Bu boşluk fazlasıyla yoğun olmamdan kaynaklandı, kusuruma bakmayın lütfen.


Dubai’ye gitme vakti geldi.. Bakalım nasıl bir sonuçla döneceğiz?
Umutluyuz 🙂
Afiyetle,

>SODALI BÖREK – ISPANAKLI

>Öncelikle tebrik eden herkese buradan teşekkür etmek istiyorum. Son derece eğlenceli geçen bu yarışmanın hakkında yazacaklarım bitmedi ancak hala elimde yeterli fotoğraf olmadığı için detayları paylaşamadım sizlerle.

Kış mevsimini yaza kıyasladığım zaman beni memnun ve mutlu eden yanı neredeyse hiç yoktur diyebilirim. Ben bir yaz insanıyım, kesinlikle öyle 🙂 40 derece sıcak hava bile beni boğmaz , güneşi tüm enerjisi ile içimde hissetmeyi hep bir nimet bilirim. Ama kışı temsil eden sebzelerden ıspanak çıkınca mutlu oluyorum. En sevdiğim börek çeşnisini hiç vakit kaybetmeden yine uyguladım.

Malzemeler:

  • 5 adet yufka
  • 2 adet yumurta
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • su
  • tuz
  • 1 şişe soda

İç malzemesi için:

  • 1 adet kuru soğan (orta boydan biraz iri olabilir)
  • 1 kg ıspanak
  • tuz
  • 150 gr beyaz peynir
  • sıvıyağ

Böreğimizin hazırlığına geçmeden evvel iç malzemesini hazırlıyoruz.

Ispanakları doğrayıp bir müddet sirkeli suda bekletiyoruz ve sonrasında bol suda iyice temizlenene kadar yıkıyoruz. Artık büyük marketlerde doğranmış ve yıkanmış ıspanak da satıyorlar, görüyorum dondurulmuş gıda reyonlarında. Eğer acil bir uygulama gerekiyorsa ya da bu temizleme süreci gözünüzde büyüyorsa kullanılabilir elbette; ama mevsiminde taze sebze – meyve tercih etmekte daima fayda var diye düşünüyorum.

Bu kadar öneri yeter sanırım, tarife dönelim 🙂

Soğanı yemeklik doğrayıp, bir tencereye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ katıp soğanları kavurmaya başlıyoruz. Soğanlar yumuşayınca ıspanağı ilave edip tencerenin kapağını kapatmadan karıştırarak pişiriyoruz. Ispanaklar önce suyunu salacak sonra iyice çekecek. Bu aşamada kapağı açık tutmak önemli. Son olarak tuzunu ilave edip soğumaya bırakıyoruz. Soğuyan ıspanağa peyniri ilave edip karıştırıyoruz. Bu şekilde ıspanaklı harcımız hazır oluyor.

Bu böreği kıymalı, patatesli ya da arzu ettiğiniz farklı bir iç malzeme ile de hazırlayabilirsiniz.

2 yumurta, 1/2 çay bardağı sıvıyağ ve 2yemek kaşığı yoğurdu derin kasede çırpıyoruz. Su ilave ederek kıvamını sulandırıyoruz. Arzuya göre tuz ekliyoruz. (İç malzeme de tuzlu olacağı için dikkat edilmeli) Bu sıvı harcı böreğin üzerine de kullanacağımız için tamamını böreğin içinde kullanmamamız gerekiyor.

Böreği pişireceğimiz tepsiyi (büyük fırın tepsisi olmalı-mini fırın için bu yufka adedi fazla gelecektir) iyice yağlıyoruz. Birinci kat yufkayı tepsiye kenarları dışarıda kalacak şekilde serip hazırladığımız sıvı karışımla üzerini ıslatıyoruz. İkinci yufkayı ikiye bölüp yarısını tekrar üzerine döşeyip tekrar sıvı karışımdan döküyoruz. Yufkanın diğer yarısını döşeyip , yine sıvı karışımdan tatbik ediyoruz. 3. yufkanın yarısını döşeyip , bu katın üzerine ıspanaklı harcın tamamını döküyoruz. Bu katın üzerine tekrar yufka ve sıvı karışım uyguluyoruz. 4. yufkayı da iki sefer de döşeyip son katı bir bütün olarak tüm tepsiye seriyoruz. Kenarları dışarıda olan birinci katın yufkalarını da üzerine doğru toplayıp böreği enine ve boyuna dilimliyoruz.

Kalan sıvı harcın üzerine 1 şişe sodayı açıp ilave ediyoruz. Sodalı bu karışımı dilimlediğimiz böreğin her yerine gelecek şekilde döküyoruz.

Önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 190-200 derecede üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle,

>DOMATES SOSLU SEBZELİ TAVUK RULO, FIRINLANMIŞ BAHARATLI PATATES İLE

>

Ayol bu ne ? Bu yazının başlığı nedir böyle demeyin 🙂 Ne lüks bir otelin düğün menüsünden alınma ne de “Yemekteyiz” programından çıkma…

Bu yemek ile 3 Ekim cumartesi günü Marriott Otel’de LG Electronics tarafından düzenlenen “Life’s Tastes Good” yemek yarışması etkinliğinde 4. olarak Dubai etabına katılmaya hak kazandım.

Detaylar daha sonra…

>KARNIYARIK

>

Karnıkyarık, evlerimizin vazgeçilmezlerinden biri. Hatta menüsü dahi belli değil mi? Karnıyarık varsa pilav da vardır. Hatta çoğu evde yanında cacık da bizzat hazır ve nazırdır. Sağlıklı beslenme fikri hayatımızın tam ortasına çöktüğünden beri zavallı karnıyarık “kalorili” , “sağlıksız” gibi sıfatlar aldı. Karnıyarık yemekten vazgeçmeyen bizler ne yaptık? Patlıcanı közledik, belki de çiğden yaptık … Ama ne yaparsak yapalım Türk mutfağının neferlerinden karnıyarık yemeğinden patlıcanı kızartınca aldığımız tadı alamadık. Yani ben alamadım 🙂
Az yerim ama öz yerim ideolojisi ile yapıyorum karnıyarık yemeğini. Patlıcanı yemeğin hak ettiğini vererek kızartıyorum valla. Ne yapalım, diğeri bunun gibi tat vermiyor 🙂
Malzemeler: (4 adet karnıyarık için)
  • 4 adet patlıcan (aşağı yukarı aynı boylarda seçmeye gayret ediyorum)
  • 200 gr kıyma (yağsız dana kıyma kullanıyorum)
  • 2 adet orta boy domates
  • 3-4 adet sivri ya da çarliston biber
  • 1 adet orta boy soğan
  • 2-3 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • süslemek için biber ya da domates
  • sıvıyağ
  • tuz-karabiber

Patlıcanları yıkayıp bir müddet tuzlu suda bekletiyoruz. Sonrasında iyice kurulayıp kızgın yağda kızartıp soğumaya bırakıyoruz.

Soğanı, ufak ufak yemeklik doğrayıp , 2 kaşık sıvıyağ koyduğumuz tencerede soteliyoruz. Sarımsakları da ufak ufak doğrayıp soğanlara ilave ediyoruz.

Ne güzel.. Kıymayı yazmayı unutmuşum 🙂 Kıymasız karnıyarık yazacaktık 🙂 Sevgili Nesrin hatırlattı da ekledim 🙂 Kusuruma bakmayın lütfen !

Kıymayı de ekleyip, kavurmaya devam ediyoruz.

Biberleri ince halka şeklinde doğrayıp hazırlıyoruz. Domateslerin kabuklarını soyup küp küp kesiyoruz.

Biberleri sotelenmekte olan kıyma, soğan ve sarımsaklara ilave ediyoruz.

Bir müddet sonra domatesleri katıyoruz. 1 yemek kaşığı salçayı da katıp bir çay bardağının yarısı kadar su ilave ediyoruz. Tuz ve karabiberini de katıp 4-5 dk kadar pişmeye bırakıyoruz.

İç malzememiz hazır olunca patlıcanların karın kısımlarını açıp içlerini dolduruyoruz. Üzerlerine biber ya da domates dilimi koyup isteğe göre tencere ya da fırın tepsisine diziyoruz. Bir miktar su koyup pişiriyoruz. (Arzuya göre ocakta ya da fırında pişirilebilir)

Afiyetle,