>KAHVALTILIK TARİFLER, SOSİS BUKETİ & BEYAZ PEYNİRLİ OMLET

>

sosis buketi

Gecenin yarısını geçeli bir hayli oldu. İnternette öylece dolanırken, bloğumu ne ile güncellesem diye fotoğraf makinamın hafıza kartını laptopa taktığımda şu anda canımın en çektiği iki şeyi yazmaya karar verdim. Öyle alengirli bir şeyler değil, yapımı basit ama olsun.. Can bu çekiyor işte 🙂 Hele mutfaktan uzak olunca omlet yapmayı bile özledim diyebilirim..

Bizim kızlar geldiğinde yapmıştım bunları.Özellikle misafir ağırlayacağınız zaman sosis buketi ilgi çekecektir, inanın. Ufuk’un bloğunda okuduğumda sunumunu çok beğendiğim için ben de uyguladım ve çok şeker oldular 🙂

Yapımı son derece basit, üstelik buzlukta hazır bir şekilde bekletilirse son dakika atıştırmalık ya da misafir durumu söz konusu olduğunda süper bir ikram … Engincik fanı oldu bile, kendi yapıp duruyor 🙂

Malzeme listesinde sadece yufka ve sosis var.. Tabii kızartmak için yağ ve çöp şişleri de saymak lazım.

Mümkün mertebe kokteyl sosis tercih etmemenizi öneririm, o zaman daha çok el oyalıyor çünkü 🙂 Uzun boylu olanlar ideal.

Sosislerin boyu kadar uzunlukta yufkadan iki katlı şeritler kesiyoruz. Kestiğimiz bu şeritlere sosisi bir kaç sefer sarıyoruz. Sonra sosisleri orta kalınlıkta dilimleyip ortadan çöp şişe diziyoruz. Kızgın yağda kızartıyoruz .. Budur…Bu kadar basit yani 🙂 Servis ederken bir domates, ikiye bölüp üzerine saplayabilir, kenarlarını maydanoz, nane gibi yapraklarla süsleyebilirsiniz. Ben kovamın dibine laf aramızda portakal koymuştum ve bonbonları ona saplamıştım 🙂

peynirli omlet

Müge , omletin de tarifini verme artık demeyin. Vericem 🙂 Yoksa aynı sayfaya bakar durursunuz ben malum koltukta seyir halime devam ederken 🙂

Bu omlet de beyaz peynir ve maydanozlu .. Ufalanmış beyaz peynir ve ince kıyılmış maydanozları yumurta ile karıştırıp pişirdim. Beyaz peynir nerede olsa yerim, diyenlerden misiniz? Öyleyseniz buyrun 🙂

Bu arada uzun bir zaman sonra Sevgili Hilal tarafından mimlenmişim… Bakalım neler varmış?

Hmmm 7 ilginç özelliğim… Baya zormuş … Düşünüyorum …

  1. Başım ağrıyınca MC Donald’s yersem genellikle geçer 🙂 Çocukken annemin hamburger alması için bir araç mıydı hatırlamıyorum ama Engin bile migrenim tuttu dediğimde bir Mc Donald’s paketi ile gelir eve 🙂
  2. Yalnız bir şey yapmaktan hiç hoşlanmam.. Yalnız gitmem gerekiyorsa, ertelerim gibi …
  3. Filmlerin sonunu seyrederken sonrasında ne oluru düşünürüm hep.. Ayol film bitmiş , neden sonrasını düşünürsün be kadın.. 🙂
  4. İçimdeki polyannaya çok şaşırıyorum..Kendine şaşıran biri nasıl bir şeydir? Bak yine şaşırdım 🙂
  5. Çok ilginç biri değilim galiba ben 5’de takıldım ya…

Benden bu kadar pes..

Esnemekten gözümde yaş kalmadı..

Sağlıkla, afiyetle..

>ETİMEK TATLISI

>

etimek tatlısı

Yalancı ekmek kadayıfı olarak da adlandırabileceğimiz bu tatlı bizim evin vazgeçilmezleri arasında. Hasta ziyaretine gelenler bu ara sıkça nasipleniyorlar ve sanırım bundan da memnunlar.
Hem çay davetlerinde hem de yemek sonrası tatlı ikramında tercih edilebilecek bu hafif tatlıyı deneyenlerin genel yorumu hep olumlu.
Pencereden gördüğüm bembeyaz kar gibi üzerine serpiştirilen hindistancevizi ile kış mevsimine de yakışıyor, ne dersiniz?
Malzemeler: (Dikdörtgen ya da kare bir borcam tercih edilmeli)
Tabanı için;
  • Klasik Etimek (Kullanacağınız borcamın büyüklüğüne göre dilim sayısı değişecektir, ortalama 6-8 dilim diyebiliriz)
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 2 su bardağı su

Muhallebisi için ;

  • 1 lt süt
  • 5 tepeleme yemek kaşığı un
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 yumurtanın sarısı
  • 125 gr tereyağ (arzuya göre Sana Hamurişi gibi margarinler de kullanılabilir)

Üzerine ;

  • Hindistancevizi

Öncelikle dikdörtgen ya da kare şeklinde büyük boy ve derinliği olan bir borcama etimek dilimlerini yanyana aralıksız diziyoruz.

Bir tencereye tatlımızın şurubunu hazırlamak üzere 1,5 su bardağı toz şekeri koyup, orta kuvvetteki ateşte şekeri eritip, karamel rengi alıncaya kadar pişiriyoruz. Karamel rengi alan şekere 2 su bardağı soğuk suyu ilave ediyoruz. (Önemli not :Suyu ilave ederken ellerimize dikkat ediyoruz) Suyu kattıktan sonra arada karıştırarak karamel şekerini iyice eritiyoruz. Hazırlanan şurubu bekletmeden, sıcak sıcak borcama dizdiğimiz etimeklerin üzerine kuru yer kalmamasına dikkat ederek gezdiriyoruz.

Bu aşamadan sonra tatlımızın muhallebisini hazırlamaya başlıyoruz.

Bir tencerede1 lt soğuk süt ve 5 tepeleme yemek kaşığı unu karıştırıyoruz. Özel ipucu: Bu aşamada süt ve unu karıştırdıktan sonra bir sefer kevgirden ya da süzgeçten geçirirseniz topaklanmadan daha iyi sonuç alırsınız.

Süzdüğümüz un – süt karışımına 1 çay bardağı toz şekeri ilave ediyoruz. Bu aşamada eğer muhallebinizi daha tatlı isterseniz, şeker oranını zevkinize göre arttırabilirsiniz. Alt kattaki karamel nedeniyle ben az şekeler ile uygulamayı tercih ediyorum.

Süt-un ve toz şeker karışımını tahta kaşık ya da tel çırpıcı ile orta hararetteki ateşte sürekli karıştırarak koyu bir kıvam alana ve göz göz olana dek pişiriyoruz.

Pişen muhallebimizi tencereden mikser kabına ya da farklı bir kaba alarak, içerisine vanilya, yumurta sarısı ve tereyağını ilave ederek, yaklaşık 10 dk kadar mikserle çırpıyoruz.

Kıvamının normal muhallebiden biraz daha koyu olması gerekiyor. Eğer çırpmakta zorlanırsak, bir kahve fincanı kadar soğuk süt ilave ederek kıvamını yumuşatabiliriz. Ancak kıvamının kalın kalması önemli.

Hazırladığımız muhallebiyi sıcakken karamellediğimiz etimeklerin üzerine dökerek bir kaşık yardımı ile düzeltiyoruz.

Her tarafını örtecek şekilde bolca hindistancevizi dökerek tatlımızın yapım aşamasını bitiriyoruz.

Oda ısısında bir miktar soğuduktan sonra üzerini streçfilm ile kapatıp buzdolabında ortalama 3-4 saat soğumaya bırakıyoruz. Bir gece evvel yapıldığında daha iyi sonuç alınmakta.

Bu arada kısa bir süre yayında tuttuğum anketime cevaben verilen, fotoğrafların daha iyi olabileceği, fonun değişebileceği yorumlarına istinaden Yemekbahane’nin görünümünde bir değişikliğe gittim. Umarım yeni görünümü beğenirsiniz.

Afiyetle ve sağlıkla,

>ELMALI KURABİYE

>

elmalı kurabiye

Nam-ı diğer “Tek Bacak Kurabiyesi”

Sabah kalk, malum koltuğa otur, akşam olsun yat seyrinde geçen günlerin bana en zor gelen yanı hepinizin bildiği üzere mutfaktan uzak kalışım. Canım annem pişirip, taşırıp, besliyor bizi.Hakikaten hakkı ödenmez güzel annelerimizin.

Özellikle soğuk havalarda evde olmanın hep özlemini duymuşumdur ancak özellikle benim gibi sürekli oturmayan bir kişiliğe sahipseniz, bu faaliyetsiz durum bir yerden sonra çekilmez olmaya başlıyor. Ziyaretime gelen giden sağolsun hiç eksik olmuyor. Bu trafiğin yoğunluğu zaten beni avutan tek şey diyebilirim. Gelen giden çok oldukça anneciğim de ikram derdine düşüyor haliyle. Tatlıların biri bitiyor, biri yapılıyor evde. Zaten otura otura iyice hamlaştım, bir de üzerine güzel güzel besleniyorum, yakında yerimden hiç kalkamayacak hale gelebilirim.

Dün evde bir yandan bacağımın ağrısı ile uğraşırken bir de başımın ağrısı tutunca anneme “kurabiye yapsak, belki başım geçer” dedim 🙂 Evettt.. Ben ne zaman başım ağrısa unutmak için mutfağa girme metodunu sıkça uygularım 🙂 Hakikaten işe yarıyor, denemenizi tavsiye ederim.

Koltuk değneğimde zıplaya zıplaya mutfağa gidip masaya oturdum ve annem koydu ben yoğurdum. İşte tek bacak kurabiyelerim 🙂 Yine uzak kalamadım mutfaktan anlayacağınız 🙂

elmalı kurabiye

Malzemeler: (20 adet kurabiye çıkıyor)

Hamuru:

  • 1 paket margarin (Sana hamurişi kullandım)
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1,5 çay kaşığı karbonat
  • 3 su bardağı un (birden konmaması iyi olur)

İç harcı :

  • 3 adet elma
  • 1 su bardağı iri dövülmüş ceviziçi
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1 çorba kaşığı tarçın

Üzerine pudra şekeri

Öncelikle iç harcımızı hazırlıyoruz.

Elmaları rendeleyip bir tencereye koyuyoruz. Üzerine şekeri ekleyip, elmalar suyunu çekene kadar orta kuvvette ateşte pişiriyoruz. Pişen elmalara tarçın ve cevizi ilave edip hamurumuzu hazırlamaya geçiyoruz.

Derin bir kaba margarin, pudra şekeri, karbonat ve 2 su bardağı unu koyup yoğurmaya başlıyoruz. Daha un alması halinde yavaş yavaş kalan unu ilave ederek, ele yapışmayan, yumuşak bir hamur elde ediyoruz.

Hamurdan orta büyüklükte parçalar koparıp yuvarlayarak avucumuzun içerisinde açıyoruz. Açtığımız hamurun ortasına elmalı harçtan koyup kenarları tepede bir araya getirerek, yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine diziyoruz.

Önceden ısıtılmış 170 derece fırında kurabiyelerimiz pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.

Kurabiyeler fırından çıkınca üzerlerine pudra şekeri serpiyoruz.

Bu arada başımın ağrısı geçti hakikaten 🙂 Ama yine kalori aldım 😦

Sağlıkla ve afiyetle,

>KÖŞE YASTIĞINDAN SEÇMELER

>

Kirlent

Burcu demişti, “yastık önemli bir aksesuar” diye. Bizim evde kaç yastık var bilmiyorum ama bu ara bir tane kocaman yastık daha eklendi, BEN … Kendimi aynı koltukta otura otura köşe yastığı gibi hissediyorum deyince bizimkiler tebessüm ediveriyor. İşin espirisindeyim ben tabii..
Madem mutfağın yolu uzak kaldı, DVD’nin önünde boş durmamak lazım değil mi? Tarif veremiyorsam, film izlenimleri paylaşırım ben de.

the-blind-side-poster

The Blind Side – Kör Taraf ya da Nokta olarak çevrilebilir sanırım… Drama dalında Altın Küre ödüllerinde en iyi kadın oyuncu seçilen Sandra Bullock’un başrolünü oynadığı film, iyi bir başarı hikayesi örneği bence. Ailenin gücü ve önemini vurgulayan film, ebeveynlere de ince ince mesajlar aşılıyor..

UpInTheAirPoster

Up in the Air – Aklı Havada..

George Clooney’in başrolünü oynadığı film, tam da ofiste yan masamda oturan bir arkadaşımı anımsattı bana.. O muhtemelen bu yazımı okumayacak ama ben ona okuyup haber verecek birini tanıyorum 🙂 zuzu… 🙂 Hayatının çoğunu uçakta, havaalanlarında, otellerde geçiren biri bir aileye sahip olabilir mi? Aşk nedir , tatmış mıdır?

Film, günümüz ekonomisinin yarattığı şirket bütçe kısıtlamaları ile alıştığı hayattan kopması gündeme gelen bir mil avcısını konu alıyor.. En çok da kahramanın mil toplama gayreti bana malum kişiyi anımsatıyor 🙂

10 milyon miliniz olsa, ne yapardınız?

Cevap : Ben bir köşe yastığıyım, 6 hafta bir yere gidemem 😦 ama sonra sıcak bir yere tatile giderdim kesin.. Mesela ilk Maldivlere …

Ya siz ?

Bu arada daha ciddi film kritiği okumak isterseniz, işin piri burada…

Sağlıkla,

>İNCE ÇİZGİ

>

Kazayı yazdığım günden beri bir çok şeyi sorgularken aklımdan şu da geçmedi değil..Yazmasamıydım buraya? İçimdeki gitgellerle hesaplaşırken bana yazdıklarınızı okudum defalarca.Çoğunu tanımadığım hatta belki de daha önce hiç bloğumu okuduğunun bile farkında olmadığım sizlerin yazdıklarını okudukça neden yazdığımı çözümledim galiba.

Bu sayfada sıkıntımı paylaştığım ilk seferim değil bu. Ama bu sanki bir başka.. ya da ben başkası oldum bilinmez..O gün de yazdığım gibi kafam karmakarışık.Kafamda milyonlarca soru, alternatif senaryolar gidip geliyor. Unutmalı mıyım, kesinlikle evet… Nasıl? Zamanla.. Yarın ya da öbür gün olmayacak biliyorum. Peki neden yazıyorum? Yemekbahane de ondan..3,5 seneye yakın zamandır ne diyorsam o .. Burası bahaneyle içimi döktüğüm yer olduğu için.

O mesajı yazdığım andan beri aldığım her yorum, her dua, her şükürler olsun yazısı, samimiyetine sonsuz güvendiğim her kelime için sizlere nasıl teşekkür etsem az.

Durumum daha iyi.Yürümem yasak.İşe gidemiyorum, evde olmayı isterdim hep ama böyle değil..Bir köşe yastığı gibi o koltukta kıpırdamadan değil..Olsun, yine de şükürler olsun.

Mutfak yürüme mesafesinde ama değil .. Allahtan stokta bir şeyler var yazacak:) Yoksa sizden uzak kalmak da yürüyememek gibi zor gelirdi bana.
Elimdekilerle yakında dönmüş olurum..
Her zaman dediğim gbi …
Afiyetle ,
ve buna ilaveten..
Sağlıkla,

>YOKTUM .. DÖNDÜM ..

>O yolun ucuna gitmek.. Sonrasındaki karanlığı görmek .. Çok acı çekmek ama hissetmemek .. Gözünü kapatıp huzur bulmayı istemek ama gözüne yansıyanı hatırlamanın acısından kurtulamamak.. Gitmekten değil geride bırakmaktan korkmak .. Dönmeseydim ne olurduru düşüp durmak.. Oraya bir daha nasıl gideceğini düşünmek .. Sevenlerinin sevgisini, kaygısını, korkusunu en derinde hissetmek .. Aynı sahneyi her an her saniye tekrar tekrar yaşamak.. Kulağındaki o korkunç sese sağır olmayı dilemek ..

Dün sabah bir aracın bedenime çarpıp beni yola savurduğundan beri kafamdan geçenler..

Bunun dışında tek yaptığımsa ..

Şükretmek ..

İyiyim…

>SEVGİLİLER GÜNÜ İÇİN KURABİYE KURSU

>Elimizde olmayan sebeplerden dolayı eğitim tarihini 30.01.2010 Cumartesi gününe erteledik. Anlayışınız için teşekkürler..


Geçenlerde yayınladığım, düğün pastası konulu yazımda da haber verdiğim üzere Yasemin’ciğimle özel bir girişimimiz var , Özel Pastam’a dair. Bu heyecanlı projenin ilk eğitimi de Sevgililer Günü için olacak. 16 Ocak 2010 , yani bu cumartesi günü gerçekleştireceğimiz atölye çalışmamızda Sevgililer Günü konseptli kurabiyeler hazırlayacağız.

Daha önceki atölye çalışmalarında da olduğu gibi, yine şeker hamuru kaplamaya uygun tarif uygulaması yapacak, kurabiyeleri nasıl hazırladığımızı gösterecek ve sonrasında birbirinden eğlenceli modelleri en tatlı sevgiliye layık şekilde ellerimizle süsleyeceğiz.

Atölyemize katılmak isteyenlerin email ile başvurmaları yeterlidir.

yemekbahane@gmail.com

Not: Kontenjanımız 10 kişi ile sınırlı olacaktır.

Sevgililer Günü Kurabiye Kursu

Afiyetle,