>İFTAR SOFRASI 2010 – 1

>

iftar sofrası 2010

Çoğu blogda okuduğum ve takip ettiğim gibi bizim evin iftara misafiri öyle çok olmuyor malesef. Misafiri çok sevdiğimden malesef diyorum, keşke daha çok ağırlama şansım olsa. Ailemizin çok kalabalık olmayışı, arkadaşlarımızın çoğunun oruç tutmaması nedeniyle sadece bir kaç sofra örneği koyabiliyorum, kendimize hazırladıklarımızın dışında.

Bu sofra da iftara misafir olmalarının ötesinde benim için çok anlamlı bir çift için kuruldu.Canım arkadaşım, Çikomun 1. evlilik yıldönümünü hep birlikte kutladık. Samimi bir sofra oldu, çok teferruata girmememi özellikle istediler. Daha birinci yılı henüz doldurmalarına rağmen yolda olan bebekleri nedeniyle sıcaktan daha fazla etkilenen Çikocuğuma balkonda bir masa kurdum. Kendisine malesef konan hamilelik şekeri teşhisi de menüyü mütevazi tutmama vesile oldu. Aslında çok yiyemediğimiz için bu hepimize yaradı diyebilirim..

Menümüzde bulunanlar

Ispanak Köklemesinin tarifini ileriki günlerde paylaşacağım sizlerle.. Beğeneceğinizi düşündüğüm bu meze/salatayı Selanik’te tatmıştım. İlk kez denedim. Son derece pratik ve lezzetli bir çeşit oldu.

Bu arada haftaya çok güzel bir sofraya konuk olacağım. Yani çağıramasam da gezmekten geri kalmıyorum 🙂 Sanırım, yok hatta eminim oradan müthiş kareler ve yeni fikirlerle döneceğim.. Sabırsızlıkla salı gününü bekliyorum.

Afiyetle & sağlıkla,

Reklamlar

>ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI

>

Zeytinyağlı Biber Dolması

Sayenizde 4 yıllık blog tecrübeme dün bir yenisi eklendi. Kendi bloğunda başka bloggerların tarifini yayınlamak yeni bir uygulama değil. Etkinlikler, tarif denemeleri vb. durumlar buna sıkça vesile oluyor aslında. Dün benim yaptığım sanırım bir ilkti 🙂 Kendi üşengeçliğinden okuyucularına tarif yazdırmak 🙂
Birbirimizi her şartta yalnız bırakmadığımızı en acısından en tatlısına tüm önemli anlarda hissetmiş biri olmama rağmen buna ne tepki göstereceğiniz açıkçası en merak ettiğim şey oldu. Acaba biri çıkıp “ne saçmalıyor bu?” der mi diye de düşünmedim değil 🙂 Ama ne oldu? Benim yerime birbirinden güzel tarifler yayınladınız dünkü yazımın comment kısmında. Öyle iyi de oldu ki , değerli bir okuyucum aynen şu cümleleri kullanmış :

“bu tembelliğin bana yaradı.. değişik tarifler görmüş oldum sayende :)”

Evet benim üşengeçliğim sanırım bir işe yaradı 🙂

Şu anda zeytinyağlı dolmaya dair birbirinden farklı uygulamaları tek yerde derlemiş olduk..

Gönderdikleri tarifler için Kalpkurabiye Deniz, Yemek Vakti Aylin, Yemek Bir Aşk, Mintinin Mutfağı, Ev Atölyesi bloglarının değerli yazarlarına buradan kucak dolusu sevgiler gönderiyorum.

Hepsinden çok güzel şeyler öğrendim. Daha önce bu tarifte hiç kullanmadığım baharatlar ve otlarla muhakkak yeni denemelerim olacak.

Bu tariflerin içerisinde benimkine en yakın tarif sanırım Ev Atölyesi‘nin tarifi.

Evettt… iki günlük uyuşukluk bitsin.. Buyrun Zeytinyağlı Biber Dolması’nın benden tarifine 🙂

Malzemeler:

  • 1 kg dolmalık biber ve kırmızı biber (tercihen ufak boylarda)
  • 2 su bardağı pirinç (yıkanmış ve süzülmüş)
  • 2 adet orta boy soğan (ufak ufak yemeklik doğranmış)
  • 2 adet domates (rendelenmiş, iç malzemede kullanıyor olacağım)
  • 2 adet domates (Kapak yapmak için)
  • 1 paket kuru üzüm (Bir süre sıcak suda bekletilecek ve süzülecek)
  • 2 paket dolmalık fıstık
  • tuz, karabiber, yenibahar, tarçın (damak zevkine göre ayarlanabilir)
  • 7-8 adet kesme şeker (ben tatlı sevmem derseniz, azaltabilirsiniz)
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • su

Ben kırmızı yeşil uyumundan dolayı dolmalık biberi ve kırmızı biberi tercih ettim. Satınalırken de hem servis etmesi kolay olsun hem de tabakta daha şık dursun diye ufak boyları tercih ettim. Biberlerin çekirdeklerini temizleyip yıkayıp hazırlıyoruz.

Tenceremize yağın 2/3’sini koyup soğanları ilave ediyoruz. Soğanlar yumuşamaya başlayınca dolmalık fıstıkları ekliyoruz. Fıstıkların rengi hafifçe değişince pirinci de ilave ederek beraberce kavurmaya devam ediyoruz. Pirinçler iyice kavrulunca rendelenmiş domates, üzüm, tuz, baharatlar ve şekeri ilave ederek iyice karıştırıyoruz. Üzerine 1 su bardağı su koyup kısık ateşte kendini çekmesini sağlıyoruz. (İç malzemenin çok pişmesini ben pek tercih etmiyorum. Sonrasında biberlerle pişirirken bu sefer çok yumuşama oluyor.)

Demlenen iç harcımızı biberlere doldurup dolmalık biberlere domates ile, diğerlerine kendi sap kısımları ile kapak yaparak başka bir tencereye itina ile diziyoruz. Üzerine ayırdığımız zeytinyağını gezdirip biberlerin yarı beline kadar (çok olmamasına dikkat etmemiz gerek) su ilave ediyoruz. Şekilleri bozulmasın diye bir tabağı dolmaların üzerine kapak şeklinde kapatıyoruz. Tencerenin de kapağını kapattıktan sonra dolmaları kısık ateşte yaklaşık 30 dk kadar pişmeye bırakıyoruz.

İyice soğuduktan sonra servis ediyoruz.

Beni yalnız bırakmadığınız için tekrar teşekkürler 🙂

Bu arada bloğun sol tarafında günlük olarak yayınladığım iftar menülerini de incelemenizi tavsiye ederim…

Afiyetle & sağlıkla,