ANNEM İÇİN HAZIRLADIĞIM SÜRPRİZ DOĞUMGÜNÜ PARTİSİ

Canım Annem
Herkesin annesi elbette değerli, bir tane. Annelerin değeri üzerine uzun söze hiç gerek yok. Hele ki anne olduktan sonra daha da başkalaşan bu değer yüklemesi için zaten sözler kifayetsiz.
Benim kanatsız meleğimden bahsedeyim size.
Onu birkaç sözle tasfir et deseler şunları yazardım :
Sınırsız irade, kocaman özgürlük, özgürlüğün içerisinde tarifsiz kendini adama, müthiş bir vericilik, hayır diyemeyen bir yürek, hayır diyemezken sevdiği için kaplana dönüşebilen bir cesaret ve anlatılmaz yaşanır bir sabır timsali..
İşte benim Sevda’m.. Arkasına bakmayan hep gözü ileride olan canım annem.. Geçmişinden aldığı güçle dikleştikçe dikleşen tanrıçam..
Benim cancağızımın doğumgünü yarın. Ama ben hem anlamasın diye hem de 40 gün 40 gece kutlayabilelim diye 🙂 erken bir kutlama partisi organize ettim dün. Hem de sürpriz, haberi olmadan, gizlice 🙂
Planımı geçen hafta yaptım. Kuzenim ve teyzemle paylaştım, benim suç ortağım olmayı seve seve kabul ettiler. 🙂 Konukları, yiyecekleri, ortamı kafamda organize ettim ve elbette sürprizin gidişatını …İşte burası hayli zorlayıcı oldu 🙂 Annem nasıl bizim evden çıkıp kendi evine gelecek hem de herkes onun evinde toplandıktan sonra .. Ooooo burayı yazsam bu postu okumaz yarıda bırakırsınız, çok uzun 🙂
Neyse başardım, annem bizim evden çıktıııııı ve kendi evine gitti … Evde tüm konuklar hazırdı.. Karanlıkta bekleyen Aras ışığı gösterip ağlasa da başardık.. Heppi börtdey tu yuuuu şarkısını çaldık YOUTUBE dan 🙂
Annecim şaştı kaldı 🙂
Kendi ellerimle banner hazırlamıştım duvara asmak için.. MUTLU YILLAR CANIM ANNEM yazıyordu..

Doğumgünü banner Yiyecek organizasyonunu aramızda bölüştük..Malesef işten çıkıp yarım günde tüm hazırlıkları annemin ruhu duymadan yapmam gerektiği için ben bir şey pişiremedim.Doğumgunu Sofra

Kalabalık bir grubun akşam yemeği saatinde buluşacak olması nedeniyle de pide sipariş etmeyi tercih ettim 🙂 Çok mu pratiğe kaçmışım.. Olsun teyzoş yoğurtlu kabak salatası yaptı, Sevgimciğim de patates ve buğday salatası getirdi. Ben de kurabiye aldım ev mamulleri yapan bir yerden. Maksat birarada olmak değil mi 🙂 Oldu işte …

İşte gecenin bombası .. Pasta..

Annem, ne yapar eder, her zaman SUPER LOTO oynar. Evde yatağından kalkar gider, oynamayı unuttuysa. Geçenlerde ona da bana da 4 çıkınca beni aradı şöyle dedi “geliyor, Müge, geliyor!” 🙂 6 geliyormuş 🙂

İşte o yüzden ben de annemin 6 tutturmasını sağladım 🙂 6 tutturmuş Loto Pastası Yasom’dan .. Kızım ne biçim pastacısın ananın pastasını sen yap dedi 🙂 hahahaha
Ama inanın ben bu kadar güzel olacağını hayal dahi etmiyordum.. O kuponları annem görünce bastı kahkahayı..
Yasom, annemi sen güldürdün Allah da seni güldürsün ..
Super Loto Pastası

Benim güzel annem.. Huzurlu Mutlu Yaşa.. Bizim en büyük hazinemiz sensin..

GALETA UNLU PATATESLİ POĞAÇA

Galeta Unlu Patatesli Poğaça

Uzun zaman olmuş pazar sabahını fırından gelen kokularla doldurmayalı.. Eskiden kalkar bir açma falan yapardım, hiç olmadı ekmek makinasını geceden kurar en azından ekmek kokusu ile uyanırdım. O günlerimi özlediğimi söyleyip duruyorum biliyorum. Mızmızlanan ama bir şey yapmayan çocuklara döndüm, sıkıldınız değil mi ? Olsun ben size mızlanmayacağım da kime mızlanacağım, söyleyin bana.. 🙂 Bu arada link verince farkettim, açmanın fotoğrafı içler acısıymış, acilen fotoğrafı yenilemek lazım, not ediyorum.
İşte pazar sabahı uyandığımda şöyle güzel bir koku sarsa niyetiyle girdim mutfağa. Aras’ın önüne ne kadar plastik mutfak malzemesi varsa yığdım, böylece onu da gözümün önünde tutarak bir nebze oyalanmasını sağladım. 🙂 Evde ne malzeme var diye göz gezdirirken gözüme galeta unu paketi takıldı. Hmmm… Dur bu benim baz malzemem olsun diyerek yeni bir tarif çıkarttım. Güzel de oldu.. Engin patatesli yediği için hemen düdüklüye iki tane patates atıp haşladım, iç malzemem de hazır oldu böylece. Siz isterseniz peynirli ya da başka neli isterseniz yapabilirsiniz. Tarifte en çok da şekillerinin bozulmayışına memnun oldum. İtiraf edeyim, galeta ununun kendini bırakmasından korkmuştum ama nasıl yuvarladıysam o boy kaldılar.

Malzemeler:

  • 500 gr galeta unu (Benim elimde 500 grlık paket vardı, direk onu kullandım)
  • 1 su bardağı un
  • 200 gr tereyağ (oda ısısında beklemiş)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı toz şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 2 yumurta (1 tanesinin sarısı üzerine sürülecek)
  • 1 çay bardağı yoğurt
İç malzemesi : 2 adet haşlanıp ezilmiş patates, tuz ve karabiber ile tatlandırılacak
Yapılışı :
  1. Fırını 180 derece ısıtıyoruz. Tepsimizi sıvıyağ ile hafifçe yağlıyoruz.
  2. Derin bir kasede hamur malzemelerini yoğuruyoruz. (Normal unu direk koymadım, hamuru toparlamak amacıyla azar azar ekledim, hamurun ele yapışmayan rahat şekil alan bir kıvama gelmesi gerekiyor. Eğer 1 bardak un az gelirse ilave edebilirsiniz.)
  3. Hamurdan cevizden biraz büyükçe parçalar kopartıp  yuvarlayıp avucumuzun içinde açıyoruz. Ortasına iç malzemeden koyup kenarlarını toparlayarak tekrar yuvarlak bir form kazandırıyoruz. Bu işlemleri yaparken biraz narin hareket edilmesi gerek çünkü bu poğaça hamuru normal poğaça hamurlarından biraz farklı olacak galeta unu kullanıldığı için, dağılmaya müsait bir yapısı olacak. 
  4. Yaklaşık 18-20 adet poğaça elde ediyoruz bu tariften.
  5. Tepsiye dizdiğimiz poğaçaların üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüp ısıttığımız fırına veriyoruz.
  6. Üzerleri kızarınca fırından alıyoruz. (Galeta ununun rengi karamel rengi alıyor, korkmayın poğaçalarınız yanmadı) 🙂 
Biraz soğutup tepsiden almanızı tavsiye ederim çünkü ağızda dağılan bir hamur elde ettiniz, elinizde de dağılabilir 🙂 Şimdi yiyenler şunu diyecek, “hmmm… ne var bunda? değişik olmuş!” 
Benden size not : Ertesi güne kalmasın, yumuşuyor !
Afiyetle & sağlıkla,

KÖFTELİ BÖREK

Köfteli Börek

Börek gibi de tüketilir, yemek gibi de … Üzerine sarımsaklı yoğurt ve salça sos koyarsanız birden mantıya bile dönüşür.. Denemesi bedava 🙂

Bu ara yazılarımı sıklaştırdım mı ne? Tebrik edin beni hadi 🙂 biraz motivasyona ihtiyacım var 🙂 Ama itiraf ediyorum bu yoklukta bir şeyler çıkartmakta hayli zorlanıyorum. Allahtan bir şeyler pişirmek için vesilelerim oluyor da malzeme çıkıyor, yoksa yine aynı yazı ile ayları geçirirdi zavallı blogum.

Cumartesi günkü davet için menü oluşturduğumuzda aklımda Oktay Usta’da seyrettiğim bu böreği demek vardı. Malzemelerde kendimce çok ufak tefek bazı değişiklikler yaptım.  Biz çayla tükettik ama yukarıda da söylediğim gibi bence bir akşam yemeği konseptinde de hoş bir ikram olabilir.

Malzemeler:
İç harcı için :

  • 200 gr kıyma
  • 3-4  yemek kaşığı bayat ekmek kırıntısı
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 orta boy kuru soğan (rendelenmiş – suyu sıkılmış)
  • 1 su bardağı mısır konservesi
  • 1 adet büyük boy haşlanmış havuç
  • tuz – karabiber
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 8 adet milföy hamuru
  • üzerine sürmek için 1 yumurta sarısı
  • süslemek için çörek otu ya da susam
Yapılışı :
  1. Öncelikle köfte harcını hazırlıyoruz. Bir kasede kıyma, soğan, bayat ekmek, salçayı tuz, karabiber ve zeytinyağ ilave ederek yoğuruyoruz.
  2. Köfte harcına mısırı da ilave ediyoruz.
  3. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  4. Tepsimizi yağlayarak hazırlıyoruz. (Yağlı kağıda milföy yapışabilir diye denemedim)
  5. Tezgahımızın üzerinde 4 milföy hamurunu üste, 4 hamuru alta kesişme yerlerini bir miktar üst üste getirecek şekilde yanyana dizerek bir dikdörtgen şekil elde ediyoruz. Kat yerlerini iyice yapıştırarak merdane ile hafifçe bastırarak hamurumuzu genişletiyoruz. (milföyleriniz oda ısısında biraz beklerse daha rahat çalışırsınız)
  6. Hamurun orta kısmına köfte harcımızı uzunlamasına koyuyoruz. (Dikdörtgenin ortasında uzun bir köfte gibi düşünün) 
  7. Harcın üzerine haşlanmış havucumuzu da uzun şeritler halinde keserek yerleştiriyoruz. 
  8. Şimdi hamuru köfteye sararak rulo yapıyoruz. 
  9. Son olarak da ruloyu simit şeklinde yuvarlak yaparak uçlarından birleştiriyoruz.
  10. Bu simidi yağladığımız fırın tepsisine yerleştiriyoruz.
  11. Yaklaşık 40 dk kadar pişiriyoruz. İçinin pişip pişmediğini bir bıçakla kontrol etmenizi öneririm.
Afiyetle & sağlıkla,

YİNE PİŞİRDİK..YİNE TOPLAŞTIK.. YİNE AFİYETLE YEDİK..

Bizi biliyorsunuz artık.. Biz düzenli olarak toplanan bir grubuz.Bundan 5 sene önce resme bu piknikte tanıştık ,  her ne kadar uzunca süre birbirimizin bloglarını takip ediyor olsak da. O günden sonra bazılarımızın kanı birbirine başka kaynadı, baktık sık sık bir şeyleri vesile ediyoruz biz de bu işi bir düzene koymaya karar verdik. Evet artık düzenli görüşen bu grubun buluşmaya vesile bulmasına gerek olmasa da biz yine rahat durmuyoruz, bu buluşmanın amacı şu olsun bu olsun diye konsept yaratır durumdayız. Tıpkı cumartesi günü toplanma amacımız gibi. Selen’deki buluşma konseptimiz birden “Kız mı olacak? Erkek mi?” partisi şekline giriverdi..Parti hazırlıkları konusunda sınırsız beceriye sahip Selenciğim, yine de kendini tuttuğunu, enerjisini Baby Shower partisine sakladığını belirtti. Bu enerjisi tutulmuş hali yani 🙂
Sofrada ve detaylarda pembe – mavi renkleri hakimdi. IMG_9785
Masaya yerleştirilen pembe – mavi gül toplarına bayıldım. Peçetelerdeki kelebekler ise konsepti son derece güzel tamamlıyordu.

IMG_9788

IMG_9795

IMG_9845
Aşağıda gördüğünüz minik bebekler ise bugünden hepimize hatıra olsun diye hediye edildi. Bıyık ve dudak kartlarda ise bebeğin cinsiyet tahminimizi yaptık, önümüzdeki ay kazanana Selen’in sürprizi olacak.

IMG_9851IMG_9861

IMG_9836

IMG_9838

IMG_9842

Yiyecek büfemiz yine hayli kalabalıktı..

Çay davetleri için fikir olması adına yine menümüzü burada paylaşmak istiyorum.

Anlayacağınız, tıpkı başlıkta belirttiğim gibi, pişirdik, toplaştık ve yedik durumu vuku buldu 🙂
Bir sonraki buluşma bende.. Çok büyük bir stres altındayım. Zira konsept “yılbaşı” ve bundan önceki iki yılbaşı kutlaması hayli etkileyiciydi. Tabii şimdi beklenti bu kademeyken stres olmamak olmaz .. Hazırlıklarım tam gaz devam ediyor 🙂 Beni izlemeye devam edin …
Afiyetle & sağlıkla,

BİBERLİ MANTAR KAVURMA

Biberli Mantar Kavurma

Kimileri sevmez ama ben mantarı her şekilde çok seviyorum. O kimilerinden biri de benim kocam 🙂 O yüzden evimizde pek mantar pişmez, ancak bir misafir olursa ya da benim canıma tak ederse mantar girer mutfağımıza.
Ama kim ne derse desin besleyici özelliğinin yanısıra mantar, çok lezzetli bir garnitür, hatta ana yemek .. Şu tarifin yanına güzel bir pilav, yanında da bir cacık olsa ne olur, prima olur prima 🙂
Sarı ve kırmızı biberlerle lezzetlendirdiğim bu soteyi garnitür olarak da bir parça ızgara et ya da tavuk ile servis ederseniz çok şık bir misafir menüsü çıkmış olur ortaya, acemi şeflerime duyurulur…

Malzemeler:

  • 500 gr temizlenmiş kültür mantarı
  • 2 adet büyük boy kırmızı biber
  • 2 adet büyük boy sarı biber
  • 1 adet büyük boy kabukları soyulmuş domates
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • tuz – karabiber – kekik
  • sıvıyağ (ben mısırözü kullandım)

Yapılışı :

  1. Mantarları dörde bölerek hazırlıyoruz.
  2.  Biberleri jülyen doğruyoruz (Jülyen : uzun şeritler halinde doğrama biçimi)
  3. Domatesleri küp küp doğrayarak hazırlıyoruz.
  4. Bir tencereye 3-4 yemek kaşığı sıvıyağ koyup biberleri sotelemeye başlıyoruz. Biberlerden sonra mantarları da ilave ediyoruz. 
  5. Mantarlar suyunu salmaya başladığında domatesi ve salçayı ekliyoruz. Tuzunu ilave ederek tencerenin kapağını kapatıp bir miktar suyunu çekmesini bekliyoruz. 
  6. Pişmesine yakın karabiber ve kekik ile tatlandırıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

AYVA REÇELİ

Ayva Reçeli

Evde yapılmış reçel dendiğinde benim için ayva reçelinin yeri apayrıdır. Benim canım Neroşum öyle bir ayva reçeli yapar ki, koca bir kavanozu önünüze alır yer bitirirsiniz. Annem de Neroş’dan öğrendi zaten, birinci ağızdan. Tüm püf noktaları ile. Tabii onun elinin ayarı dile gelmez, aynısı olmaz ama kıpkırmızı bir ayva reçeli yersiniz bu tarifle. İçinizi baymayan, lokum gibi ayvaları pişmiş şekilde.

Malzemeler:

  • 1 kg ayva
  • 1 kg toz şeker
  • su
  • 2-3 damla limon suyu
Yapılışı :
  1. Ayvaların kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz.
  2. Bir tencereye koyup üzerine 1 kg toz şekeri döküyoruz.
  3. Üstünü örtecek kadar su koyup orta hararetteki ateşte kaynatmaya başlıyoruz. 
  4. Buradaki püf nokta şu su bitecek siz ekleyeceksiniz. Su bitecek siz koyacaksınız.
  5. Reçeliniz kızaracak, ayvalar yumuşayacak, suyu ağdalanacak.
  6. İşte o zaman reçeliniz oldu ..
  7. 2-3 damla limon suyunu ekleyin ki şekerlenmesin…
Şimdi ihtiyacınız olan ekmek, isterseniz bir de tereyağ ..
Bol bol sürün, bol bol yiyin 🙂
Afiyetle & sağlıkla,

NE ÇOK ÖZLEDİM PASTA YAPMAYI ..

Özledim .. çok özledim.. Ellerimin hamur kokmasını, rengarenk boyanmasını .. Olmayan modellerin sinirimi bozmasını ..

Pasta yapmayı çok özledim ..

Ama vaktim yok 😦 Vaktim olsa gücüm yok 😦
Bir gün hobime tekrar dönebilmek ümidim..

Yapan arkadaşlarımı gördükçe burnumun direği sızlıyor, kendimi tutamadım, yazdım 🙂