CARTE D’OR TATLI SERİSİ "ÇİKOLATALI FONDANT"

Carte D'or Çikolatalı Fondant

Yumurta kırmaktan basit !


Evet bu kadar iddialı…
Biliyorsunuz son dönemde Aras’a vakit ayırmak, mutfağa girmekten daha cazip geldiği için o eski şaşalı günlerin geride kaldı. O yüzden çoğu misafirimi yemeğe alarak, hazır piliç ve pilav, salata konseptinde ağırlıyorum 🙂
2 ay önce ben yokken eve gelen kutuda ise meğer sihirli tatlar gizliymiş, onu da cici arkadaşlarım Sinem ve Seda’yı ağırladığım gün keşfettim.
Kızlara en pratiğinden bir şey hazırlarken meğer her şeyden hatta yumurta kırmaktan bile pratik bir tatlı yapabilmek de varmış kaderde.
Kutudan çıkan tatlıların (Macaron-Limonlu Kek-Krem Karamel vb..) içinden Çikolatalı Fondantı seçtim ve kutunun arkasını okuduğumda “bu kadarcık mı?” dedim kendi kendime .. Sonra “önyargı” ile bari “sıcak” olsun, gelmelerine yakın yaparım dedim.. Kızlar geldi. Ben kutuyu açtım, hazırladım, fırına attım. Çay demlendi, fırından o nefis koku yükseldi ve çıkarıp masaya getirdiğimde “ooooo yine döktürmüşsün Müge!” iltifatı hooppp bende 🙂
Yok bu sefer ben değil canım dedim ve dilimledim.. Yarısı bitti 🙂 Nefis nefis nefis…
Bu kadar söylüyorum…
Carte Dor tatlı serisini denemeye devam …
Not : Limonlu Kek de pişirdim… Dokusu güzel ama ben çok limonsever biri değilim.. Eğer limonlu tatlar size göreyse alın deneyin.. Sonuç gayet iyi…
Afiyetle,
Reklamlar

ARAS’IN BABY SHOWER PASTA, ÇİKOLATA VE KURABİYELERİ

IMG_6249

Baby Shower partimin en önemli ayrıntılarından bahsetmek istiyorum bugün sizlere. Pasta ile başlayalım ilk olarak. Aslında çoğunuzun bildiği üzere geçen sene geçirdiğim talihsiz kaza sonrasında neredeyse hiç pasta yapamıyorum, ayakta uzun süre durmakta zorlandığım için. Üzerine hamileliğin de yükü binince beni iyice taşımayan ayaklarım nedeniyle pasta konusunda kafamda son derece sade süslenmiş ufak bir maket ve cupcakeler vardı. Ama ne yalan söyleyeyim o kadar sayıda cupcake nasıl pişecek, maketi nasıl kaplarım diye gözümde iş büyüdükçe büyüyor, caymayla caymama arasında gidip geliyordum.

Baby Shower Pastası


Evdeki partimiz
esnasında bu partinin hazırlıklarından bahsederken, kızlardan tabiri caizse sıkı bir fırça yedim. Madem tüm hazırlığı kendim yapacaktım, onlardan neden destek istemediğime dair bir fırça 🙂 Canlarım benim.. Herbiri ayrı ayrı talip oldular bir işin ucundan tutmaya..Ayşem o korkulu soruyu bana sordu, “kızım 50 küsür tane cupcake nasıl pişecek bu göbekle?” Ben yaparım dediğinde ne yalan söyleyeyim hafiflemiş hissettim 🙂 Yasom da ben de üst kata koyacağın pastayı ve figürü yapar getiririm diyince, çocuklar gibi şen oldu gönlüm 🙂

IMG_6247

Nitekim sonuç işte gördüğünüz gibi.. Mavilere bezenmiş şık bir sunumla pastamız tamamdı… Tekrar tekrar teşekkür ediyorum cancağızlarıma 🙂

IMG_6256

Bari ben de kuzuma oturduğum yerden kurabiye yapayım dedim. Tabii kurabiyeyi yoğurmak ve pişirmek anneciğimden 🙂 Sonra da oturduk süsledik beraber tam 55 tane kurabiyeyi 🙂

IMG_6255

Tüm bu partilerin hazırlıkları için Eminönü’ye gittiğimde aldığım kutuları bu parti için de böyle süslemiştim, diğerinden farklı olarak. Ahşap pusetler ve minik kurdeleler ile süslediğim kutulara tüle sarılmış mavi – beyaz bonbonlar yerleştirdim.

Baby Shower Çikolataları

Bir sonraki yazımda oynadığımız oyunlardan ve diğer süslemelerden bahsediyor olacağım.

Afiyetle & sağlıkla,

>HASTANE ODASI SÜSLEMELERİ & BEBEK ŞEKERLERİ

>Demir’in doğumu ve partisinin hazırlıklarını daha önce de bahsettiğim gibi Eminönü’nden aldığımız malzemelerle yaptık. Odasını ve şekerlerini ben hazırladım. Açıkçası bu son derece keyif aldığım bir hazırlık süreci oldu. Daha önce de Naz’ın doğum odasını süslemiş ve yine hastane hazırlıklarını yapmıştım ancak buna ilave olarak Demir’in hazırlıklarında bu sefer bebek şekerlerini de ben hazırlamış oldum. Sevgimle bir gece saat 3’e kadar oturup kes, bağla, tak kaldır komutlarıyla tam 200 adet bu şekerlerden (aslında içlerinde draje çikolata var) hazırladık. Gerçi kaç tane kurdele yaptığımı hatırlamıyorum bile, ellerim artık otomatikman kurdele yapar durumda diyebilirim 🙂

Demir’in hastane kapısında leylek figürünü kullandık ve hazır olarak satın aldığımız harflerle ismini kocaman duyurduk dünyaya 🙂 Bu kapı süsleme işini yapmak elinizde malzeme varsa son derece kolay aslında, neden o kadar yüksek maliyetler çıkartılıyor anlamış değilim.

hastane süsleme

Hastaneyi ziyarete gelenlere verilmek üzere beğendiğimiz iki modeli uyguladık. Bir tanesi mavi minik kovaların içine yerleştirdiğimiz mavi-beyaz bonbonlar oldu. Alışverişinden ortaya çıkma aşamasına kadar o kadar eğlendim ki bir 200 tane daha olsa yaparım.. Şu minik şeyler insana nasıl da mutluluk veriyor 🙂

bebek şekeri

Bu minik kovaları temin ettiğimiz ve bence odaya harika bir şıklık katan beyaz simli süs ağacının dallarına astık.

bebek şekeri

İkinci model ise üzerlerinde minik zıbınların olduğu bu minik mavi kutular oldu.Bunlar hem maliyet hem de yapım olarak diğerlerinden daha pratikler.

bebek şekeri

Bu kutuları da ağacımızın dibine yerleştirdim.

bebek şekeri

Hastane odasında bir şeker ağacı oluştu böylelikle. Konuklarımız da dalından topladılar 🙂

bebek şekeri

Bu bardakları da loğusa şerbeti için hazırladım.Hastanede şerbet ve meşrubat ikramı yaparken çok şık bir görüntü sağladı.

İnsana keyif veren ritüeller olduklarını düşünüyorum tüm bu hazırlıkların. Az önce Sevgimle konuşurken, “eee mevlüdü ne zaman yapıyoruz?” diye sordum, bayılıyorum parti hazırlıklarına 🙂

Şimdi gündemimde evimdeki yılbaşı hazırlıkları var…

Kendime bir şekilde meşguliyet yaratıyorum Engin’in de dediği gibi sanırım 🙂 Eee boşuna mı adımız Yemekbahane… Maksat bahane yaratıp mutlu olmak, mutlu etmek değil mi?

Afiyetle,

EN SONUNDA ÇİKOLATA DA YAPTIM…

Dün akşam çok keyifli bir akşamdı benim için. Yine bir şeyler öğrenmiş, yeni bir tecrübe daha edinmiş olmanın keyfi ile eve döndüm… Zamana bakışın görecesi yine beni şaşırttı.. O kadar güzel vakit geçirdikten sonra eve kaçta geldiğimin, kaçta yattığımın önemi bile olmadı…Bunu daha bir çok sefer yapma arzusundayım bunu biliyorum sadece…

Şirketten arkadaşlarımla beraber yaptığımız Kurabiye Atölyesi’nden sonra Chefs’den aldığım bir maili hemen aynı gruba forward etmiş, kendimize ait bir sınıf yapalım, çikolata kursuna gidelim diye önermiştim. Bu önerim hemen kabul gördü ve dün akşam için altı kişilik özel bir grup dersi organize ettik.

Çok eğlendik, çok güldük, çok dinlendik, çikolata yemeye doyduk ve çok güzel çikolatalarımız oldu !

Bundan sonra bayram, seyran … çikolatalar bizzat benden 🙂

Afiyetle,

>EN SONUNDA ÇİKOLATA DA YAPTIM…

>Dün akşam çok keyifli bir akşamdı benim için. Yine bir şeyler öğrenmiş, yeni bir tecrübe daha edinmiş olmanın keyfi ile eve döndüm… Zamana bakışın görecesi yine beni şaşırttı.. O kadar güzel vakit geçirdikten sonra eve kaçta geldiğimin, kaçta yattığımın önemi bile olmadı…Bunu daha bir çok sefer yapma arzusundayım bunu biliyorum sadece…

Şirketten arkadaşlarımla beraber yaptığımız Kurabiye Atölyesi’nden sonra Chefs’den aldığım bir maili hemen aynı gruba forward etmiş, kendimize ait bir sınıf yapalım, çikolata kursuna gidelim diye önermiştim. Bu önerim hemen kabul gördü ve dün akşam için altı kişilik özel bir grup dersi organize ettik.

Çok eğlendik, çok güldük, çok dinlendik, çikolata yemeye doyduk ve çok güzel çikolatalarımız oldu !

Bundan sonra bayram, seyran … çikolatalar bizzat benden 🙂

Afiyetle,

GÜLE GÜLE 2007

Bu yıl nasıl geçti hiç anlamadım.. Aslında son 2-3 yıldır bunu anlamadığımı yeni yeni farkediyorum.Yıllar bir bir geliyor ve geçiyor.Ardına bakmayı seven, hatıralarına düşkün biri olarak herşeyin bu kadar hızlı gelip geçmesi açıkçası benim pek hoşuma giden bir durum değil. Çok şey tükeniyor, yitip gidiyor ve biz tüm bunlara anlık mı bakıyoruz? Mevsimler bitmeden öbürü planlanıyor.. Yıl sonu gelmeden diğer yıl masaya yatırılıyor… Hayat hep gelecek zamandan mı ibaret. Ya bugün ? Ya şimdi ne yaptığımızın hiç mi değeri kalmadı? Neden ben belki de siz günün tadını doya doya çıkartamıyoruz? Neden kurulmuş ve programlanmış robotlar gibi sürekli aynı şeyleri yapıp yarın için hareket ediyoruz?

Ben 2008’de kendime çok güzel bir hedef verdim (Yine gelecek planı yaptım yani) 🙂

İşte yeni sloganım 🙂

“Vita est summa brevis…Carpe Diem ! ” (Latince = Hayat çok kısa, günü yaşa)

2008’de, günlerimi, tıpkı kendi yaptığım pastalar ve kurabiyeler gibi kendi elimde şekillendirmeye, zamanın akışına kendimi kaptırmamaya, gönlümce , dilediğimce yaşamayı diliyorum…

Gelelim tariflerimize …

KÜTÜK PASTA

Kütük pasta için öncelikle rulo pandispanya hazırlamamız gerekiyor…

Malzemeler:

  • 5 yumurta (oda ısısında)
  • 90 gr un
  • 1/2 cup toz şeker
  • 20 gr ovalet
  • 5 gr vanilya
  • 1/2 çay kaşığı kabartma tozu

Önce yumurta ve şekeri krema kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz. Daha sonra diğer malzemeleri de katıp karışım beyaza yakın bir renk alıncaya kadar çırpmaya devam ediyoruz.

Dikdörtgen fırın tepsimize yağlı kağıt seriyoruz ve karışımı tepsiye eşit miktarda yayıyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 20 dk kadar pişiriyoruz. Fırından çıkartıp soğumaya bırakıyoruz.

Soğuyan pandispanyamızın arasına çikolatalı Cremole hazırlayıp sürüyoruz. (1 paket Cremole + 2 bardak süt) Pandispanya boyunca muz diziyoruz ve altındaki yağlı kağıttan destek alarak pastamızı rulo halinde sarıyoruz.

Pastaya kütük şekli verebilmek için 1/3 ünü kesiyoruz.

Servis yapacağımız tabağa veya tabana istediğimiz şekilde kütük görüntüsü vererek pandispanyalarımızı oturtuyoruz.

Daha sonra krema ve eritilmiş çikolata ile (240 gr bitter kuvertur + krema ) ganaj hazırlayıp tüm pastayı sıvıyoruz. Bir çatal yardımı ile kütük görünümü veriyoruz.

Elenmiş pudra şekeri ile kar görünümü verebilir, objeler ile süsleyebiliriz…

Kütük pasta yapmak için hiç de geç kalmadınız… Hadi mutfağa 🙂

Yeni yıl hazırlıklarına gelince …

Ben yılbaşı hazırlıklarını hep anlattığım gibi çok seviyorum… Bu sene dekorasyon olarak evimde neler yaptığımı sizlere daha önce anlatmıştım…

Bu hafta daha çok kurabiye-pasta-truff üzerine yoğunlaştım… İşte yılbaşında hazırlayabileceğiniz farklı şeyler….

Noel Baba şeklinde kurabiyeler… Bu modeli , Pastatasarim’da görmüş ve çok beğenmiştim… Hemen yapmaya karar verdim.. İlk denememi daha sonra ayrıntıları ile bahsedeceğim geçen hafta şirkette verdiğim Kurabiye Kursu’nda yaptım.. Sonra da evde… Kurabiye için bu tarifi uyguladım her zamanki gibi….

Aynı tariften bir de baston kurabiyeler yaptım, onları icing ve yenilebilir pırıltılar ile süsledim… Şu bir gerçek ki, kurabiyeler poşetlenince ve rafyalanınca herkes tarafından çok daha beğeniliyor.. Şirkette bugün kurabiyelerim yine popülerler 🙂

Truffsuz olur mu ? Glazür ile dekore edilmiş trufflar, şampanyanın yanına çok yakışacaklar diye düşünüyorum !

Ve işte günün süprizi… Kara Orman Pastası ! Bu pastanın tarifini size bir sonraki yazımda veriyor olacağım.. Keki bir harika… Eminim çok beğeneceksiniz…


Pastamı süsleyen figürleri bembeyaz şantinin üzerine oturtunca sanki karın içinde gibi oldular … Bu görüntü bana ayrı bir keyif verdi doğrusu…

Hepinize tadını çıkartabileceğiniz, ardınıza baktığınızda güzelliklerle dolu, hafızanızdan verdiği güzelliklerle silinmeyecek, sevgi dolu, huzur dolu, sağlık dolu, neşe dolu ve sizin olan bir yıl diliyorum !

Afiyetle Kalın ….

>GÜLE GÜLE 2007

>

Bu yıl nasıl geçti hiç anlamadım.. Aslında son 2-3 yıldır bunu anlamadığımı yeni yeni farkediyorum.Yıllar bir bir geliyor ve geçiyor.Ardına bakmayı seven, hatıralarına düşkün biri olarak herşeyin bu kadar hızlı gelip geçmesi açıkçası benim pek hoşuma giden bir durum değil. Çok şey tükeniyor, yitip gidiyor ve biz tüm bunlara anlık mı bakıyoruz? Mevsimler bitmeden öbürü planlanıyor.. Yıl sonu gelmeden diğer yıl masaya yatırılıyor… Hayat hep gelecek zamandan mı ibaret. Ya bugün ? Ya şimdi ne yaptığımızın hiç mi değeri kalmadı? Neden ben belki de siz günün tadını doya doya çıkartamıyoruz? Neden kurulmuş ve programlanmış robotlar gibi sürekli aynı şeyleri yapıp yarın için hareket ediyoruz?

Ben 2008’de kendime çok güzel bir hedef verdim (Yine gelecek planı yaptım yani) 🙂

İşte yeni sloganım 🙂

“Vita est summa brevis…Carpe Diem ! ” (Latince = Hayat çok kısa, günü yaşa)

2008’de, günlerimi, tıpkı kendi yaptığım pastalar ve kurabiyeler gibi kendi elimde şekillendirmeye, zamanın akışına kendimi kaptırmamaya, gönlümce , dilediğimce yaşamayı diliyorum…

Gelelim tariflerimize …

KÜTÜK PASTA

Kütük pasta için öncelikle rulo pandispanya hazırlamamız gerekiyor…

Malzemeler:

  • 5 yumurta (oda ısısında)
  • 90 gr un
  • 1/2 cup toz şeker
  • 20 gr ovalet
  • 5 gr vanilya
  • 1/2 çay kaşığı kabartma tozu

Önce yumurta ve şekeri krema kıvamına gelinceye kadar çırpıyoruz. Daha sonra diğer malzemeleri de katıp karışım beyaza yakın bir renk alıncaya kadar çırpmaya devam ediyoruz.

Dikdörtgen fırın tepsimize yağlı kağıt seriyoruz ve karışımı tepsiye eşit miktarda yayıyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 20 dk kadar pişiriyoruz. Fırından çıkartıp soğumaya bırakıyoruz.

Soğuyan pandispanyamızın arasına çikolatalı Cremole hazırlayıp sürüyoruz. (1 paket Cremole + 2 bardak süt) Pandispanya boyunca muz diziyoruz ve altındaki yağlı kağıttan destek alarak pastamızı rulo halinde sarıyoruz.

Pastaya kütük şekli verebilmek için 1/3 ünü kesiyoruz.

Servis yapacağımız tabağa veya tabana istediğimiz şekilde kütük görüntüsü vererek pandispanyalarımızı oturtuyoruz.

Daha sonra krema ve eritilmiş çikolata ile (240 gr bitter kuvertur + krema ) ganaj hazırlayıp tüm pastayı sıvıyoruz. Bir çatal yardımı ile kütük görünümü veriyoruz.

Elenmiş pudra şekeri ile kar görünümü verebilir, objeler ile süsleyebiliriz…

Kütük pasta yapmak için hiç de geç kalmadınız… Hadi mutfağa 🙂

Yeni yıl hazırlıklarına gelince …

Ben yılbaşı hazırlıklarını hep anlattığım gibi çok seviyorum… Bu sene dekorasyon olarak evimde neler yaptığımı sizlere daha önce anlatmıştım…

Bu hafta daha çok kurabiye-pasta-truff üzerine yoğunlaştım… İşte yılbaşında hazırlayabileceğiniz farklı şeyler….

Noel Baba şeklinde kurabiyeler… Bu modeli , Pastatasarim’da görmüş ve çok beğenmiştim… Hemen yapmaya karar verdim.. İlk denememi daha sonra ayrıntıları ile bahsedeceğim geçen hafta şirkette verdiğim Kurabiye Kursu’nda yaptım.. Sonra da evde… Kurabiye için bu tarifi uyguladım her zamanki gibi….

Aynı tariften bir de baston kurabiyeler yaptım, onları icing ve yenilebilir pırıltılar ile süsledim… Şu bir gerçek ki, kurabiyeler poşetlenince ve rafyalanınca herkes tarafından çok daha beğeniliyor.. Şirkette bugün kurabiyelerim yine popülerler 🙂

Truffsuz olur mu ? Glazür ile dekore edilmiş trufflar, şampanyanın yanına çok yakışacaklar diye düşünüyorum !

Ve işte günün süprizi… Kara Orman Pastası ! Bu pastanın tarifini size bir sonraki yazımda veriyor olacağım.. Keki bir harika… Eminim çok beğeneceksiniz…


Pastamı süsleyen figürleri bembeyaz şantinin üzerine oturtunca sanki karın içinde gibi oldular … Bu görüntü bana ayrı bir keyif verdi doğrusu…

Hepinize tadını çıkartabileceğiniz, ardınıza baktığınızda güzelliklerle dolu, hafızanızdan verdiği güzelliklerle silinmeyecek, sevgi dolu, huzur dolu, sağlık dolu, neşe dolu ve sizin olan bir yıl diliyorum !

Afiyetle Kalın ….