>YILBAŞI PARTİSİNDE BLOGGER RUHU

>

yılbaşı sofrası

Söze nereden başlayacağımı bilemediğim bir yazı yazma hazırlığı içerisindeyim. Çünkü nasıl tarif etsem, nasıl anlatsam bilemiyorum. Tek bildiğim hayatımda gördüğüm en güzel yılbaşı hazırlığına şahit oluşumdur.Artık belirli bir düzene sokmayı başardığımız blog dostları görüşmemizde, Aralık ayını Nesli istemekte meğer ne kadar haklıymış.Yani kimse darılmasın, gücenmesin ama ben bundan sonra her Aralık ayını Nesli’ye verelim diyorum 🙂

Blogger Yılbaşı Partisi

Size o günü ve öncesini şöyle anlatayım.. Haftalar öncesinde başlayan menü belirleme yazışmalarımız heyecanıma heyecan katmıştı zaten. Emailler onu yap, bunu ben yapıcam diye dönerken midemin her toplantımızda olacağı gibi bayram edeceğini bilerek başladım güne yani herşey gayet normaldi. Ben de yılbaşı ruhuna uygun bir tercih yaparak, topladım tasımı tarağımı düştüm yollara. Bu sefer elimde payıma düşen ikram, heyecanımı körükleyen hediyeleşme seramonimiz için aldığım hediyem ve Nesli’ye gidiyor olmamın gereği olarak ev ayakkabılarım vardı. Nesliciğim her zaman elinde şık ayakkabıları ile geldiği için ona ben de aynen bu şekilde ziyarete gitmeyi uygun gördüm 🙂

Blogger Yılbaşı Partisi

Kapıdan içeri girdiğimde ise beni yani bizi nelerin beklediğini gözümün ucuyla görmem dahi yetti. O eve yılbaşı gelmişti ve gelmekle kalmamıştı, tüm ruhu ile bizi içine almaya hazır bekliyordu. Neye bakacağımı şaşırır durumda öylece kalakaldım. Acele ile mutfağa geçip bozulmasın diye orada şekillendirmek istediğim peynir toplarını bir an önce yuvarlamak ve fotoğraf makinama gözümü dayayıp herşeyi ama herşeyi pozlamak istiyordum. Peçetesi, isim kartları, tabakları, çatalı, bıçağı, ağacı, sandalyesi, tavandan sarkan süslemeleri, sözün özü herşeyi ile yılbaşı vardı o evde.

Blogger Yılbaşı Partisi

Mutfakta peynir toplarını yuvarlarken kendime de bir aferin verdim:) Bu masaya yakıştı aferini 🙂 Sonra teker teker kızlar gelmeye başladı ve aynı sahneyi tam 11 kere yaşadık 🙂 Her içeri giren sevinç naraları, heyecan nidaları, coşku çığlıkları atıyordu. Heryer süslüydü ve herkesin elinde gelen mamalarla süsün içine lezzet akıyordu…

İşte bu dedim.. Okuyucularım da bu yazıdan faydalanacak.Hem masa dizaynı olarak hem de yapılan ikramlar anlamında. Sizlere de ilham vereceğini düşündüğüm bu toplantımızın menüsü şöyleydi:

  • Ev sahibimiz Nesli’den süper bir Yılbaşı Salatası … Çam ağacı kalıbı ile şekillendirilmiş ve müthiş dekore edilmiş bir patates salatası
  • Adaş şekerimden meşhur Karaköy Böreği
  • Pınarımın Peynirli Poğaçaları (Annemin tarifi ile olduğu için daha da bir özeldi) 🙂
  • Fadime’den Zeytinyağlı Yaprak Sarma
  • Dilek’ten Elmalı Muffin
  • Esra’dan Yoğurtlu Havuç Salatası
  • Ayşem’den Çikolaya Bişiy 🙂 (Adı böyle kaldı, tadı da damağımda kaldı)
  • Münevver Ablamızın meşhuuuuuur makaronları (Blog camiası bir kaybın içinde, geri dön Münevver Ablam!!!)
  • Yaso’dan günün anlam ve önemine yakışır sürprizli Kütük Pasta (içine sultani lokumu sarmak sadece onun aklına gelebilirdi)
  • Ve bendenizden kraker eşliğinde peynir topları … (Bunun yapılışını paylaşıyor olacağım)

Hepsinden çifter çifter yedim sanırım , en azından tüm tuzlularda iki tur attığıma eminim 🙂

Blogger Yılbaşı Partisi

Misafirperverlikte tavan yapan Nesli’nin hamişleri masaortasına konumlandırmayı dahi akıl ettiği bu muazzam sofrada bir de Pannetone (İtalyan Yılbaşı Keki) vardı. İçi oyulmuş, nar, mumlar ve çamdalları ile süslenmiş bir şekilde büfede yerini almıştı.

Blogger Yılbaşı Partisi

Dedim ya herkes elinde bir hediye ile geldi diye. Heyecan dorukta bekliyoruz. Çünkü kime hediye aldığımızı bilmiyoruz 🙂 Çekiliş yapıcaz ve hediye alıp vericez. İşte o çekilişi bile kuru bir kağıtla yaptırmadı bize Nesli. Sırf bu çekiliş için dilek kurabiyelerinden pişirmiş, içine de tek tek isimlerimizi yazmış. Çekilişimizi de yapınca tam oldu. Gözümüz, midemiz, ruhumuz bayram etti anlayacağınız.

Ben daha ne diyeyim bilemedim, buyrun diğer fotoğraflara buraya bakabilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,

>ZEYTİNYAĞLI YERELMASINDA GÜNCELLEME VAR…

>

Zeytinyağlı Yer Elması

5 Aralık 2006’da yayınlamışım tarifini. Fotoğrafın tozunun alınmasının gerekliliğini söylememe bile gerek yok 🙂 Ben de hazır kış gelmişken, severek yediğim bu yemeği pişirip fotoğrafında güncelleme yapmaya karar verdim. Buyrun 2010 model yerelması karşınızda 🙂

Yılbaşı sofrasında da iyi gidebilir sanki.. Yorumu size bırakıyorum 🙂

Afiyetle & sağlıkla kalın,

>PORTAKALLI KEREVİZDE GÜNCELLEME VAR…

>

Portakallı Kereviz

Bu sefer yolculuğumuz çooook eskilere..Yemekbahane’nin tozlu arşivinde temizlik yapmaya devam. Bunu da pek beğenmedim ama eski fotoğraftan çok çok daha iyidir 🙂 Portakallı Kereviz, kışın sıkça pişirdiğim yemeklerden. Hem kendisi hem de pişiriliş biçimi ile de bir şifa deposu adeta. Kereviz sevmeyen eşlere, çocuklara belki sevdirebilirsiniz. Benim kerevize olan tutkumu bu yemek başlatmıştır.

İyi haftalar diliyorum hepinize…

Afiyetle & sağlıkla,

>FIRIN MAKARNADA GÜNCELLEME VAR

>

Fırın Makarna

Valla baya yol alıyorum galiba bu revizyon işinde 🙂 Eski fotoğraflar tarih oluyor, yenileri geliyor taze taze 🙂 Abartıp daha da beğendiğim olursa yenisini bile yenilerim tutmayın beni …. Fırın makarna bloğun ilk kurulduğu aylarda yazdığım bir tarif. Aslında bu yenileme işi bir yerde bana da iyi oluyor, o günlerde nasılmışım, neler yapıyormuşum girip okumuş oluyorum 🙂

Çok şükür mide bulantılarım geçti mutfağıma geri döndüm. Gerçi henüz sadece günlük yemek telaşı içerisindeyim ama aklımda yeniyıl için sizlere öneriler de hazırlamak yok değil. Yaklaşan yeniyıl için destek isteyen bazı değerli okuyucularım oldu, onları elbette kırmak istemem. Bakalım gücümün el verdiğince 2011’e girerken gecesi için bazı hazırlıklar yapmaya çalışacağım.

Bunun dışında yediğime içtiğime maksimumda özen göstermeye çalışıyorum tabii. Ama hala içimin almadığı şeyler var 😦 Başta da et ve et türevleri… Kendime et yedirebilmek için atmadığım takla kalmıyor. Haaa ama kıymalı börek ve pide yerken hiç midem bulanmıyor nedense 🙂

Çenem düştü sanırım..

Hadi afiyetle & sağlıkla kalın,

>SÜPRİZ BABY SHOWER PARTİSİ

>

SILA BABY SHOWER

İnsanlar mutlu olmalı..Hele sevdiğiniz insanlardansa onları mutlu etmek için ekstra gayret göstermeliyiz bence.. Birilerini mutlu ederken, alınan keyif, o insanın gözlerindeki tebessümün size verdiği enerji tarifsiz bir haz. Mutlu ederken mutlu olmak ise farklı bir keyif.
Geçtiğimiz cumartesi günü keyiften dört köşe oldum diyebilirim. Canım çikom için yaklaşık 1 aydır gizli gizli organize etmeye çalıştığım baby shower partisini sonunda gerçekleştirdim. Son dönemlerde yaşadığı sıkıntı ve zorlukları bir nebze geride bıraksın, neredeyse 10 gün içerisinde heran aramızda katılacak olan Su bebeği mutlu mutlu karşılasın, hamileliğine dair hoş bir anısı olsun diye yapmaya karar verdim bu partiyi.

sıla baby shower

Küçük bir bütçe ile sağolsun diğer arkadaşlarımın da katkılarıyla çok keyifli bir parti hazırlığımız oldu. Daha önceki Sevgim ve Sinem’in partilerindeki tecrübelerimden yola çıkarak oyunları, konsepti ve menüyü belirledim. Sıla’nın hiç haberi olmadan eşiyle gizli bir kumpas halinde davetli listesini oluşturup telefonlarına ulaştık. Yaklaşık 1 ay süren bu gizli planı uygulama günü geldiğinde benim heyecanımı görmeniz lazımdı. Ama herşey hazır olup, Sıla’nın kapıdan içeri girdiğinde gözlerinden akan yaşlar ve yüzündeki tebessüm herşeye değdiğini hissettirdi bana.

sıla baby shower

Dediğim gibi çok ufak bir bütçe ile hazırlıkları yaptım. Salona üzerinde “It’s a girl” yazan balonlar astım. Kapıyı Naz’ın doğumunda kullandığımız tüllerle süsledim. Bir de şu ara yakinen takip ettiğim Bir Annenin Buldukları bloğunda gördüğüm muhteşem gözüken ve bir o kadar da pratik pembe süslerden hazırladım. Size de tavsiye ederim, herkes çok beğendi ve hakikaten çok düşük maliyetli bir süsleme oldu.
Bunun dışında pembe puantiyeli patik şeklinde kurabiyeler hazırladım, poşetleyip, pembe-beyaz kurdele ile süsledikten sonra daha önce Eminönün’den aldığım pembe karton torbada sundum. Kakaolu Cupcake’lerden hazırlayıp üzerlerini beyaz şeker hamuru kaplayıp, bebek figürleri ile süsledim.

Gelen konuklara hatıra olarak verilmek üzere de iki farklı hazırlığım oldu. Birincisi minik kavanozların içerisindeki şekerlerdi. Bu kavanozları Kadıköy’den tanesi 40 kuruşa aldım ve kapaklarına internetten “It’s a girl”yazan hazır formattaki görselleri renkli print ederek yapıştırdım. Marketten bonibon alarak içlerini doldurdum ve kurdele ile süslemelerini tamamladım.

Diğer bir hazırlığım ise gelen herkesin takacağı taçları yapmaktı. Annemin pazardan aldığı aynı kalınlıktaki taçlara pembe tonlarında kurdele sararak üzerlerine biraz daha kalın bir kurdeleden yaptığım fiyonkları silikon tabancası ile yapıştırdım. Herkes taçları keyifle taktı ve görüntümüz çok şeker oldu.. Hepimiz birden kız annesi modeline büründük diyebilirim 🙂

sıla baby shower

Sinem’in partisinde oynadığımız oyunlardan 3 tane hazırladım. Birincilere ödül olarak harika hediyelerimiz de oldu… Tüm bunların dışında tabii ki bol bol da yedik… İmece usulü oluşan menümüz şöyleydi ;

  • Ispanaklı Börek
  • Kıymalı Börek
  • Annemin Peynirli Poğaçası
  • Pirinçli Mısırlı Salata
  • Kısır
  • Portakallı Cheesecake (Bunun tarifini sizlerle paylaşıyor olacağım)

İşte böylee…. Son birkaç zamandır yazılarımdaki seyrekleşmenin bir sebebi budur değerli dostlar, diğer bir sebebi ise birkaç ay sonra kendime de bir parti yapacak olmamdır 🙂 O zamanı iple çekiyorum, şimdiden hayal kurmaya başladım bile 🙂

Bir başka partide görüşmek üzere …

Afiyetle & sağlıkla,

>HÜNERDEYDİK v4

>Hobileriniz neler?

Benim yeni hobilerimden biri adaş şekerime gitmek 🙂 oldu sanırım. O müthiş evsahipliğine bir kere alıştınız mı bu son derece olağan bir durum elbette…

Diğer ziyaretlerimden (v1, v2, v3 ) farklı olarak bu sefer pek bir kalabalık bir grupla gidince tadı hakikaten daha da beter damağımda kaldı. En son Münevver Ablacığımda toplandığımızda kararlaştırdığımız üzere adaş şekerime gitme günümüz geldiğinde galiba bizi tek mutsuz eden şey 9 dereceyi gösteren sıcaklık değeriydi. Halbuki bizim o müthiş terasa dair ne hayallerimiz vardı. Ama yine de elbirliği ile oluşan harika bir büfe ve şen kahkahalarla dolu bir günden geriye kalan yine damakta yer eden tat ve bir sonraki buluşmanın heyecanı kaldı.

Hunerdeyiz

Bu sefer neler vardı menümüzde?

Fotoğraf çekmeden olur mu? Elbette kimse sofraya herkes çektiği karelerden tatmin olana kadar dokunamadı. Bunlar da benim objektifimden yansıyanlar..

Hunerdeyiz

Hunerdeyiz

Hunerdeyiz

Benim çektiğim diğer fotoğraflara bu albümden, o gün çekilen tüm fotoğraflara da bu albümden ulaşabilirsiniz.

Şimdi yılbaşı konseptli günümüzün iplerini çekiyoruz.. Bu kadro ileriki günlerde daha nice güzel vesilelerle biraraya gelecek, bizi izleme devam edin :o)

Afiyetle & sağlıkla,