MUHALLEBİLİ GÜLLAÇ

Muhallebili Güllaç

Öncelikle hepinizin Kadir Gecesi mübarek olsun diliyorum, herkese iyi kandiller..Benim doğduğum gün de Kadir Gecesiymiş.Tam 34 sene önce Eylül ayında Ramazanın 27. gecesi seni mevlütler okunurken doğurdum der annem hep.O yüzden göbek adım da Kadriye…

Bu yüzden bugün sizlerle tam da Ramazan ayına uygun bir tarifi paylaşmak istiyorum. Bu akşama dahi yetiştirebilirsiniz eğer evde güllacınız varsa.Bugüne kadar hep klasik güllaç yediyseniz bu da alternatifi olsun ne dersiniz? Biz bu tatlıya Yalova Güllüsü adını koyduk 🙂 Yalova’da son dönemin en favori tatlısı Yalova Sütlüsüne rakip olarak…
Tatlının muhallebisi, Çilekli Yaz Tatlısı ile aynı şekilde hazırlanıyor.
Malzemeler:
  • 5-6 yaprak güllaç
  • 1,5 su bardağı süt (güllaçları ıslatmak için)
  • arası için ceviziçi
  • üzerine süslemek için ceviz

muhallebisi için;

  • 1 kg süt
  • 5 tepeleme yemek kaşığı un
  • 5 tepeleme yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 125 gr margarin

Muhallebili Güllaç

Yapılışı:
  • Önce muhalebiyi hazırlayalım.

    Tencereye süt, un, şeker ve vanilyayı koyalım ve koyu muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişirelim. (Kıvamını daha rahat ayarlamak için sütün ilk etapta hepsini dökmemenizi tavsiye ederim, unun markasına, kaşığın büyüklüğüne göre farklılık gösterebilir)

    Koyu muhallebi kıvamına gelince margarini sıcakken ekleyelim ve yaklaşık 10 dk kadar (ne kadar uzun olursa o kadar iyi) mikserle çırpalım.

  • Borcamın en alt kısmına güllaç yapraklarından kıralım bir sıra dizelim. Süt ile ıslatalım. Bir kat daha aynı işlemi yapalım. (Güllaç yapraklarınız borcamdan küçük olacağı için bir yaprakları bölerek kullanıyoruz) Bir kat muhallebi döküp ceviz içi serpelim.

  • Bir kat daha güllaç yaprağı koyup sütle ıslatalım.Tekrar bir kat daha koyalım ve ıslatalım. Yine muhallebi ve ceviziçi dökelim. Son olarak yine 2-3 sefer güllaç dizdikten sonra buzdolabında birkaç saat bekletelim. Ceviz ile süsleyerek servis edelim.

Afiyetle & sağlıkla,
Reklamlar

KIRMIZI BİBERLİ PATLICAN SALATASI

Kırmızı Biberli Patlıcan Salatası

Sizlerden gelen güzel yorumların yanında bir sürü de sevgi ve hoş temenni dolu mailleriniz de olunca insan yazamasa da unutulmadığını hissediyor. Hepinize teşekkür ediyorum.
Arascık 3 ayı geride bıraktı çok şükür artık ve verdiği tepkilerle bizi mest eder durumda. Hele gözlerimin içine baktığında kendimden geçiyorum diyebilirim. Yine aynı dua ile her isteyene nasip etmesini diliyorum Allah’ın bu duyguyu.
Her şey yolunda gitse de maalesef bir reflü ve inek sütü proteini alerjisi problemimiz var. Neyse ki gereken tedaviyi uyguluyoruz da o ilk günlerdeki sıkıntıları geride kaldı. Yeni anne adaylarına tavsiyem bulgularınızı hemen doktorunuzla paylaşın ve erken önleminizi alın. Aras, anne sütü yetersiz olduğu için Aptamil mama içerken son derece huzursuz oluyordu. Mama sonrasında sürekli ağlamaklı ve sıkıntılıydı. Sonra sonra öksürük başladı, derin ve tok sesli öksürükler… Bu öksürüklerden korkup yazlıkta olduğumuz için kendi doktoru dışında bir doktora muayeneye götürdüğümde, soğuk algınlığı teşhisi kondu ve o doktor antibiyotik yazdı. Bundan şüphelenip, henüz 1 aylık çocuğa antibiyotik yazılır mı diye kendi doktorumuzu aradım. Hemen Aras’ı görmek istedi ve biz apar topar İstanbul’a döndük, meğer Aras reflü olmuş ve reflüyü mamanın içerisindeki inek sütü proteini tetiklemiş. Çok şükür şimdi farklı bir mama kullanıyoruz. Tabii bu antialerjen mama (Pregomin AS) bir hayli pahalı. Bunun için Cerrahpaşa’dan rapor aldık ve SGK ayda 8 kutusunu karşılıyor. Yani eğer bu tip bulgularınız olursa ve tedavi gerektirirse devlet mama konusunda destek veriyor. Şimdi çok şükür kusma, huzursuzluk ve öksürük kalmadı. Temennim ek gıda sürecine gelene dek bu alerjinin vücut tarafından unutulması ve rahatça ek besinlere geçebilmemiz.

Aras’ın yeme düzeninden bizimkine geçelim 🙂 Yaz meyve ve sebzelerinden bahsetmiştim enginar dolmasından bahsederken. Tabii ki yazın en güzel nimetlerinden biri de patlıcanın bolluğu. Patlıcan da sık sık soframızda bu aralar. Annemin pazardan aldığı köz tenceresi ile son derece pratik şekilde közleyip tüketiyoruz. Daha önce manca adını da verdiğimiz soğanlı sarımsaklı, domatesli patlıcan salatası tarifini paylaşmıştım. (Bu arada en kısa zamanda o fotoğrafı da değiştirmem lazımmış, beni salatadan soğuttu) :))
Bu seferki de ondan aslında pek farklı olmasa da yine de paylaşmak istedim. Tabii bunda yazacak yeni tariflerin olmamasının da payı var 🙂 İftar sofrasında değerlendirmek üzere buyurun malzemeler:
Malzemeler:
  • 4 adet bostan patlıcan
  • 5 adet kırmızı yağ biberi (kambo biber)
  • 5 adet çarliston biber
  • 3-4 diş sarımsak
  • yarım bağ maydanoz
  • Zeytinyağ-limon-tuz
Yapılışı:
  • Patlıcan ve biberleri közlüyoruz. Soğuyunca kabuklarını soyup doğruyoruz.
  • Sarımsakları havanda dövüyoruz. Maydanozları iri şekilde kıyıp hazırlıyoruz.
  • Tüm malzemeleri karıştırıp servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

ENGİNAR DOLMASINDA GÜNCELLEME VAR!

enginar dolması

Güncelleme yaparken iyi oluyor aslında geçmiş yazılara dönüp bir göz atmış oluyor insan. Ben de geçenlerde pişirdiğimiz enginar dolmasının fotoğrafını çekmiştim, sitedekini değiştiririm diye, bari bunu koyayım dedim. Hey gidi günler, 2008’de yazmışım taaa bunun tarifini. Malum yaz mevsimi ve enginar hala burada bir hayli bol. Biz yazı Yalova’da geçiriyoruz ve Yalova sebzesi meyvesi bol bir yer.. O yüzden burada bol bol enginar dolması yaptık bu sene. Hatta geçenlerde Aras’ın 3. ayını dolduruşunu enginar dolması partisi ile kutladık 🙂 Misafirlerin çok hoşuna gitti… Haahahhaha Enginciğin dediği kadar varım, bana da kutlama yapmaya vesile olsun 🙂 Sitedekiler Aras’ın 4. ayını bekliyor şimdi de 🙂

Ramazan ayında iftar sofralarına fark katacak bu tarifi denemeye ne dersiniz?

Afiyetle & sağlıkla,

İMAM BAYILDI

imam bayıldı

Ne kadar çok ara verdim. Elimin altında hem internetin olmayışı hem de yazacak pek bir şeyler pişirmemekten ötürü sizlerden ister istemez uzak kalıyorum. Aras’ı alıp yazlığa geldim…Burada günlerimiz gayet rahat geçiyor.Hiç değilse İstanbul’un sıcak ve boğucu havasından uzakta 10 yıldır yapamadığım yaz tatilini nispeten yapıyor sayıyorum kendimi. Arascık her şarta alışıyor burada. Annesi onu oradan oraya taşıyor, o da gıkını çıkartmıyor yavrucuk 🙂

Önümüzdeki pazartesi Ramazan ayının başlıyor olması bana “hadi Müge! Bir şeyler yazma vaktidir!” mesajı verdi… Ama sanırım geçen senelerde olduğu gibi her güne bir tarif uygulamamı bu sene yapmam pek mümkün olmayacak. Ancak elimden geldiğince sıkça güncellemeye çalışacağım, söz veriyorum.
Geçenlerde imam bayıldı pişirdik. Tam yaz yiyeceği diyebilirim bu yemek için. Buz gibi bir zeytinyağlı yemek, yanında da karpuzla enfes oluyor. Teyzem genellikle közleyerek yapsa da bence tadı kızartarak çıkıyor. Ancak sağlığı konusunda titiz durumda olanlara közlenerek de yapılabileceğini söyleyebiliriz.
İmam bayıldı, karnıyarığın kardeşi diyebiliriz. Kıymasızı 🙂 Püf noktası ise bol soğanlı olması… İmamı sanırım soğan bayıltıyor 🙂 Adı neden imam bayıldı bilmiyorum ama ne zaman Selanik’e gitsem, bizimkiler ilk günden yakama yapışırlar, bayıldi yap bayıldi 🙂 Patlıcana papuçaki diyorlar ben de ona bayılıyorum 🙂
Ramazanda iftar sofralarınıza güzel bir lezzet katacağına eminim… Şimdiden hepinize iyi Ramazanlar, oruç tutanlara da kolaylıklar diliyorum…
Malzemeler: (6 adet)
  • 3 adet büyük boy patlıcan
  • 2 adet büyük boy soğan
  • 7-8 diş sarımsak
  • 2 adet büyük boy domates
  • 4 adet çarliston biber
  • ince kıyılmış maydanoz
  • tuz-karabiber
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • kızartmak için sıvıyağ
Yapılışı:
  • Patlıcanları iyice yumuşayıncaya kadar kızartıyoruz.
  • Her patlıcanı ikiye kesip ortalarını bir kaşıkla iç malzemeyi doldurabilecek şekilde açıyoruz.
  • Soğanları ay şeklinde piyazlık doğruyoruz. Sarımsakları, domatesleri ve biberleri ufak ufak doğrayarak hazırlıyoruz.
  • Bir tavaya 5 yemek kaşığı zeytinyağı koyup, soğan ve sarımsakları yumuşayıncaya kadar soteliyoruz. Daha sonra biberleri ekleyerek onları da pişiriyoruz.
  • Domates ve salçayı ekleyerek harcımızı bir miktar su ile sulandırıyoruz. Baharatını ekledikten sonra maydanozunu ilave ediyoruz.
  • Harcımızı patlıcanların içerisine doldurup fırın tepsisine diziyoruz. Üzerine domates ve biberle süs yapabilirsiniz. Tepsiye bir miktar su ilave edip 200 derece fırında yaklaşık 15 dk kadar pişiriyoruz.
Bunun yanına tereyağlı pirinç pilavı ve cacık gitmez mi ??? Hem de nasıl gider …
Afiyetle ve sağlıkla,

>ISPANAKLI KİŞ – KİŞ HAMURU 2

>

Ispanaklı Kiş

Daha önce de kiş hamuru tarifi paylaşmıştım sizlerle. Bu tarifi uzun zamandır kullanıyorum aslında ama geçenlerde Münevver Ablacığımdan yediğim o muhteşem kiş geldi aklıma ve kaldırdım göbeği 🙂 mutfağa girdim. Ve elbette o bilir kişinin kiş tarifi beni benden aldı 🙂 Şimdi içerisine ne koyduğunuz hiiiiççç mühim değil, ister sadece peynir koyun ister tavuk ister pırasa ister sebzelerden bir buket… Hamurunuz iyiyse sonuç her zaman muazzam olacaktır. Kiş benim için cici bir pizza gibi sanki 🙂 Cici pizza ne dediniz dimi , sosyetik pizza 🙂 Ev işi ve daha aromalı bir yapısı var. O yüzden hem çay saatlerine yakıştırıyorum hem de bir ara sıcak niteliğinde görüyorum aslında kişi (orjinali kisch) Eğer evde muffin kalıplarınız varsa tek tek porsiyonlar halinde pişireceğiniz kiş, yanında şık bir salata ile hoş bir ara sıcak olacaktır. Yılbaşı sofranız için düşünün derim. Yapımı da gözünüzü hiç ama hiç korkutmasın. Hele evde mutfak robotunuz var ise ya da hamur yoğurma aparatlı bir mikseriniz atın içine yoğursun sizin yerinize 🙂 Yoksa elinizin hamuru ile işe girişme vaktidir.İşte hamur için ölçüler geliyoooorr…

Kiş Hamuru Malzemeleri:

  • 1,5 su bardağı un
  • 60 gr oda ısısında yumuşak tereyağ
  • 1 adet yumurta
  • 2 çorba kaşığı süt
  • Çay kaşığının ucu ile (yaklaşık yarım çay kaşığı) kabartma tozu

Tüm malzemeleri fazla yoğurmadan biraraya getirerek bir hamur elde ediyoruz. Ben yukarıda da bahsettiğim gibi mutfak robotuma tüm malzemeyi koyup bir kaç dakika çalıştırıyorum. Hamurumuz hazır olunca 30 dk kadar buzdolabında bekletiyoruz.

İç malzeme olarak ben ıspanak kullandım. Buzluğumda daha önce kavurduğum ıspanağım vardı. Onu çözdürdüm ve onu kullandım.

Ispanaklı İç Harç Malzemeleri:

  • 1/2 kg iyice yıkanmış ve ufak doğranmış ıspanak
  • 1 adet küçükboy kuru soğan (ufak ufak doğranmış)
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • tuz

Tenceremize yağı koyup , ufak yemeklik olarak doğradığımız soğanlarımızı kısık ateşte hafifçe kavuruyoruz. İyice yıkadığımız ve doğradığımız ıspanakları soğanlara ilave edip, karıştırıyoruz.
Tencerenin kapağını hiç kapatmadan ıspanaklar sularını salıp sonra çekene kadar kavuruyoruz, tuzunu ayarlayıp soğumaya bırakıyoruz.

Kişin Sos Malzemesi:

  • 2 yumurta
  • 1 paket krema
  • 1/2 su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri (sıcakken hemen tüketecekseniz taze kaşar da kullanabilirsiniz, kaşar çabuk sertleştiği için ben parmesan kullanmayı tercih ettim.)
  • tuz

Ispanaklı Kiş

Ispanaklı Kiş’in yapılışı:

  • Tart kalıbımızı veya pişireceğimiz fırın kabını margarin ile yağlıyoruz.
  • Buzdolabında beklettiğimiz kiş hamurumuzu un serptiğimiz tezgahta tart kalıbımızın büyüklüğünü biraz aşacak şekilde açıyoruz.
  • Hamuru kalıbımıza yerleştirip (kenarlarını yüksek olarak bırakacak, iç malzemenin yerleşeceği bir havuz modeli vereceğiz.) fazlalıklarını kesiyoruz.
  • Kavurduğunuz ıspanaklı harcı ya da arzu ettiğiniz iç malzemeyi (peynir, tavuk, pırasa vb) hamurumuzun içine eşit olarak yayıyoruz. Üzerine rende parmesanı serpiyoruz.
  • 2 yumurta ve kremayı tuz ilave ederek bir kasede çırpıyoruz ve iç harcımızın üzerine döküyoruz.
  • Önceden 180 derecede ısıttığımız fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

>KIYMALI BEZELYE YEMEĞİ

>

Kıymalı Bezelye

Bezelyeyi çok severek tüketiyorum.Her yaz, mevsimi biterken pazardan bezelye alıp, ayıklayıp derin dondurucuda kışın değerlendirmek için muhakkak stokluyorum. Eminim bir çoğunuz yapıyorsunuzdur.Ama üzülmeyin, eğer yapmadıysanız IGLO’nun bezelyesini gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Geçtiğimiz cuma günü düzenlenen IGLO workshopunda edindiğim bilgi ve deneyimleri sizinle bu hafta içerisinde paylaşıyor olacağım ancak şunu şimdiden söylemem gerekiyor ki IGLO’nun ürünleri toplama biçimi, işleme sokma yöntemi ve saati bizim kendi evimizde yaptığımız bu hazırlıkları dahi gölgede bırakacak şekilde sağlıklıymış. Bu nedenle sanırım önümüzdeki yaz evdeki kış hazırlıklarının bir kısmını yapmıyor olabilirim 🙂

Daha önce sizlerle zeytinyağlı yemeğini ve nar ekşili salatasını paylaştığım bezelyenin bu sefer kıymalı şeklini paylaşmak istiyorum. Bizim evde parça et tüketimi değerli yemek seçer eşim tarafından pek hoş karşılanmadığı için ben daha ziyade kıymalısını pişiriyorum. Ancak sizler kuşbaşı et (kuzu olursa daha lezzetli olacaktır) ya da kırmızı et sevmiyorsanız tavuk eti ile de aynı tarifi uygulayabilirsiniz elbette.

Yanına pişireceğiniz tereyağlı pirinç pilavı ile de mönünüz tamamdır.

Malzemeler:

  • 1 kg bezelye (burada kastettiğim ayıklanmamış bezelye kilosudur, ayıklanmış olarak değerlendirmek gerekirse 1/2 kg yeterli olacaktır)
  • 1 adet kurusoğan
  • 150-200 gr yağsız dana kıyma (tercihen kuşbaşı et ya da tavuk da kullanılabilir)
  • 1/2 su bardağı domates püresi (bu da yaz sonunda yaptığım hazırlıklardan, eğer yoksa 2 adet domatesin rendesi kullanılabilir)
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • tuz – karabiber
  • 3-4 yemek kaşığı mısırözü yağ

Yapılışı:

  • Tenceremize yağı koyup kıymayı kavuruyoruz. Kısık ateşte kıyma renk değiştirip pişene denk bu işleme devam ediyoruz.
  • Kuru soğanı çok ufak şekilde doğrayıp sotelenen kıymaya ekliyoruz ve bir müddet de beraber pişiriyoruz.
  • Sonrasında salçalar ve domates rendesini ilave ediyoruz. Bu şekilde 2-3 dakika pişirip baharatını ayarlıyoruz.
  • Bezelyeleri katıp üzerini hafif geçecek şekilde sıcak su ekleyip tencerenin kapağını kapatıyor, kısık ateşte pişmek üzere bırakıyoruz.

Yaklaşık 25-30 dk pişirmemiz yeterli olacaktır. Eğer suyunu çok çekerse, arada sıcak su ilave edebiliriz.

Afiyetle & sağlıkla,

>FIRINDA PATATES OTURTMA

>

fırında patates oturtma

Lezzetli, bilindik, herkesin sevdiği bir kış yemeği daha. Gerçi benim için yaz-kış farketmez ama sanırım yanına güzel bir pilav ve yoğurt ya da turşu ile harika bir menü olur. Tencerede pişirmek yerine bu sefer fırında yaptım. Üzerine de Selanik’te yediğim musakkada yaptıkları gibi galeta unu serptim hakikaten üzeri çıtır çıtır oldu. Denemenizi tavsiye ederim. Klasik bir yemeğe farklı bir dokunuş diyebiliriz sanırım.

Malzemeler:

  • 3 adet orta boy patates
  • Kızartmak için sıvıyağ
  • 100-150 gr kıyma
  • 1 adet rendelenmiş domates
  • 2-3 adet yeşilbiber (ufak doğranmış)
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 adet orta boy kurusoğan
  • 1/2 çay bardağı sıcak su
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2 yemek kaşığı galetaunu
  • tuz-karabiber

Patateslerin kabuklarını soyup eşit yuvarlaklar halinde dilimliyoruz. Yıkadıktan sonra iyice kurulayıp kızgın yağda altın sarısı renk alana dek kızartıyoruz.

Bir tavaya zeytinyağını koyup, ufak ufak yemeklik doğranmış kurusoğanı soteliyoruz. Soğanlar yumuşayınca kıymayı da ilave ediyoruz. Biberleri de ekleyip birlikte pişirmeye devam ediyoruz. Daha sonra salçalar ve domates rendesini ekliyoruz. Baharatını da koyduktan sonra sıcak suyunu ilave edip bir süre kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz.(yaklaşık 4-5 dk)

Fırın tepsisine bir sıra patates dizip üzerine hazırladığımız kıymalı sosu yayıyoruz. Kalan patatesleri de sosun üzerine dizdikten sonra üzerlerine galeta ununu serpip önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 20 dk kadar pişiriyoruz.

Sıcak servis ediyoruz.

Hepinize afiyetli günler diliyor, Cumhuriyet Bayramı’mızı en içten dileklerimle kutluyorum. Yarını olan çocuklar olabilmeleleri için çocuklarınıza Cumhuriyet’i ve Atatürk’ü anlatmayı unutmayın…

Afiyetle & sağlıkla,