>PEYNİRLİ WRAP – 2011 YILBAŞI İKRAM ÖNERİSİ

>

Peynirli Wrap

Yeni yıl sofralarında benim her zaman tercihim sofraya geçmeden evvel orta sehpaya kondurulmuş minik atıştırmalıklardan da hazırlamak yönünde. Böylelikle herkesin gelmesini beklerken hem açlıktan gözü dönenleri 🙂 bir nebze idare etmeye birebir hem de alternatif sunumlarla şıklık yaratıyor. Geçen seneki davetimde de yine bu fikirle Deniz Mahsullü Kanepeler hazırlamıştım.

Sinem de yine yılbaşı konseptli açık büfe sofrasında Somon ve Avokadolu Minik Dürümlerle sofrayı renklendirmişti.

Kanepe ve minik dürümleri istediğiniz malzeme ile çeşitlendirmeniz mümkün.Örneğin daha önce sizlerle tarifini paylaştığım Çeşnili Tereyağını jambon, gravyer peynir ve minik bir cherry domates ile harika bir atıştırmalık haline getirebilirsiniz. Ben sizler için yılbaşı renklerinden yeşil-kırmızı-beyaz uyumunu beyaz peynirli-salçalı ve maydanozlu wrapler (dürümün alengirlisi) 🙂 ile denedim. Sonuç gayet lezzetli ve pratik. Bunu kahvaltılarda da yapmalı.
Marketten alacağınız dürüm ya da tortillaların arasına domates ya da acılı biber salçası sürerek peynir ve maydanoz ile çeşitlendirip dürüm şeklinde sarıyoruz. Tek lokmalık dilimler şeklinde kestikten sonra servis etmeye tamamen hazırlar.

İyi haftalar,

Afiyetle & sağlıkla,

Reklamlar

>YEDİ TAHILLI SANDVİÇ EKMEĞİ KOKULU KAHVALTI MASASI

>

kahvaltı sofrası

Şirketten iki arkadaşımı ağırladığımız kahvaltı soframız…Kendimi çok iyi hissetmediğim bir güne denk geldiği için çok farklı hazırlıklar yapamadım ama yine de konuklarımı memnun ettim sanırım.

Soframızda;

Sandviç ekmekleri gerek sunum gerekse de yeme kolaylığı ile her zaman hoşuma gitmiştir. Ekmek makinamda bütün ekmek yapmak için aldığım Söke Yedi Tahıllı un karışımını bu sefer minik ekmekçikler halinde pişirmeyi tercih ettim. İçine ilave ettiğim cevizler ise ekmeği daha da lezzetli hale getirdi.

Malzemeler:

  • 1 paket Söke ekmek unu karışımı
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1/2 su bardağı ceviziçi
  • Bir miktar su

Ben mayalama işlemini ekmek makinasında yaptım. Ben kutunun üzerindeki malzemelere ilave olarak zeytinyağ ve tuz ilave ediyorum. Ayrıca bu ekmek için ceviz ilavesi de yaptım. Ancak ekmek makinanız yoksa Söke ekmek unu karışımının paketinde yazan ölçüleri ve tüm ilave malzemeleri kendiniz de yoğurup yaklaşık 1,5 saat kadar ılık bir yerde mayalanmaya bırakabilirsiniz.

Mayalanma işlemi tamamlandıktan sonra hamurdan iri ceviz taneleri kadar parçalar kopartıp tezgahın üzerinde yuvarlıyoruz. Yağlanmış fırın tepsisine yuvarladığımız hamurları dizip üzerlerine bir fırça yardımı ile kurumaması için bir miktar su sürüyoruz.

Önceden ısıttığımız fırında 200 derecede yaklaşık 15 dk kadar pişirip servis ediyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

Not: Masa örtüsünü geçen sene (2009) Porland Erenköy mağazasından almıştım.Tabaklar ise çeyizimde aldığım el yapımı seramik bir takımdı.

>KÖZLENMİŞ KIRMIZI BİBER

>

közlenmiş kırmızı biber

İşte beklenen son.. O kadar sıcak – soğuk farkının bir de vücuttaki direnç kaybının sonucu bu olacaktı. Hastayım.. Sürekli hapşırıyorum 😦
Gözlerim birer pinpon topu büyüklüğünde .. Halbuki sahurda gayet iyiydim, hain sabaha karşı vurdu demek.

Akşama çok enfes bir sofraya davetliyiz. Ama bu hasta kafalı ne yaptı? Bu canım sofraya giderken fotoğraf makinasını evde unuttu 😦 Offf ne biçim başladı günüm yaa… Neyse umarım toparlanırım. Çünkü akşama her zerresinden keyif almak istiyorum yediklerimin 🙂

Ramazan’ı yarıladık sayılır. Hergün bir post projemde hasta – uykusuz – üşengeç falan demiyor beni yalnız bırakmıyorsunuz, çok teşekkür ederim sizlere.

Bugün şu ara iftar sofralarımda hep bulunan bir uygulamayı yayınlıyor olacağım. Yine çoğunuzun bildiği bir şey elbette, közlenmiş kırmızı biber. Bak şimdi aklıma geldi, bu kadar da C vitamini alıyorum hergün bundan yiyerek neden hasta oluyorum ben yaa?? Kırmızı biberde portakaldan bile daha çok C vitamini bulunuyormuş. Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili olan kırmızı biber, sindirimi kolaylaştıran, romatizma ağrılarına ve kramplara iyi gelen bir sebze.

Daha önce peynirlisini ve zeytinyağlı dolmasını paylaştığım kırmızı biber bu sefer son derece sade.

Bir tavada, közleme tenceresinde, fırında, ocağın üzerinde ve tabii ki muhakkak en lezzetlisi mangalda közlenen biberler soyulur. Soyma işlemi için şu pratik bilgiyi paylaşabilirim bilmeyenleriniz için. Sıcakken poşete konan biberler terleme yapacağı için kabuklarından daha rahat ayrılarak soyulacaktır. Çekirdekleri çıkartılan ve kabukları soyulan biberler ister dilimlenerek ister de bütün olarak servis tabağına alınır. Üzerine bir kaç diş sarımsak doğranır. Bolca zeytinyağ gezdirildikten sonra servis edilir. Bu şekilde ağzı kapalı bir kapta ya da kavanozda bir hafta kadar bozulmadan saklayabilir, istediğinizde hemen servis edebilirsiniz.

Afiyetle, sağlıkla

>ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMASI

>

Zeytinyağlı Biber Dolması

Sayenizde 4 yıllık blog tecrübeme dün bir yenisi eklendi. Kendi bloğunda başka bloggerların tarifini yayınlamak yeni bir uygulama değil. Etkinlikler, tarif denemeleri vb. durumlar buna sıkça vesile oluyor aslında. Dün benim yaptığım sanırım bir ilkti 🙂 Kendi üşengeçliğinden okuyucularına tarif yazdırmak 🙂
Birbirimizi her şartta yalnız bırakmadığımızı en acısından en tatlısına tüm önemli anlarda hissetmiş biri olmama rağmen buna ne tepki göstereceğiniz açıkçası en merak ettiğim şey oldu. Acaba biri çıkıp “ne saçmalıyor bu?” der mi diye de düşünmedim değil 🙂 Ama ne oldu? Benim yerime birbirinden güzel tarifler yayınladınız dünkü yazımın comment kısmında. Öyle iyi de oldu ki , değerli bir okuyucum aynen şu cümleleri kullanmış :

“bu tembelliğin bana yaradı.. değişik tarifler görmüş oldum sayende :)”

Evet benim üşengeçliğim sanırım bir işe yaradı 🙂

Şu anda zeytinyağlı dolmaya dair birbirinden farklı uygulamaları tek yerde derlemiş olduk..

Gönderdikleri tarifler için Kalpkurabiye Deniz, Yemek Vakti Aylin, Yemek Bir Aşk, Mintinin Mutfağı, Ev Atölyesi bloglarının değerli yazarlarına buradan kucak dolusu sevgiler gönderiyorum.

Hepsinden çok güzel şeyler öğrendim. Daha önce bu tarifte hiç kullanmadığım baharatlar ve otlarla muhakkak yeni denemelerim olacak.

Bu tariflerin içerisinde benimkine en yakın tarif sanırım Ev Atölyesi‘nin tarifi.

Evettt… iki günlük uyuşukluk bitsin.. Buyrun Zeytinyağlı Biber Dolması’nın benden tarifine 🙂

Malzemeler:

  • 1 kg dolmalık biber ve kırmızı biber (tercihen ufak boylarda)
  • 2 su bardağı pirinç (yıkanmış ve süzülmüş)
  • 2 adet orta boy soğan (ufak ufak yemeklik doğranmış)
  • 2 adet domates (rendelenmiş, iç malzemede kullanıyor olacağım)
  • 2 adet domates (Kapak yapmak için)
  • 1 paket kuru üzüm (Bir süre sıcak suda bekletilecek ve süzülecek)
  • 2 paket dolmalık fıstık
  • tuz, karabiber, yenibahar, tarçın (damak zevkine göre ayarlanabilir)
  • 7-8 adet kesme şeker (ben tatlı sevmem derseniz, azaltabilirsiniz)
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • su

Ben kırmızı yeşil uyumundan dolayı dolmalık biberi ve kırmızı biberi tercih ettim. Satınalırken de hem servis etmesi kolay olsun hem de tabakta daha şık dursun diye ufak boyları tercih ettim. Biberlerin çekirdeklerini temizleyip yıkayıp hazırlıyoruz.

Tenceremize yağın 2/3’sini koyup soğanları ilave ediyoruz. Soğanlar yumuşamaya başlayınca dolmalık fıstıkları ekliyoruz. Fıstıkların rengi hafifçe değişince pirinci de ilave ederek beraberce kavurmaya devam ediyoruz. Pirinçler iyice kavrulunca rendelenmiş domates, üzüm, tuz, baharatlar ve şekeri ilave ederek iyice karıştırıyoruz. Üzerine 1 su bardağı su koyup kısık ateşte kendini çekmesini sağlıyoruz. (İç malzemenin çok pişmesini ben pek tercih etmiyorum. Sonrasında biberlerle pişirirken bu sefer çok yumuşama oluyor.)

Demlenen iç harcımızı biberlere doldurup dolmalık biberlere domates ile, diğerlerine kendi sap kısımları ile kapak yaparak başka bir tencereye itina ile diziyoruz. Üzerine ayırdığımız zeytinyağını gezdirip biberlerin yarı beline kadar (çok olmamasına dikkat etmemiz gerek) su ilave ediyoruz. Şekilleri bozulmasın diye bir tabağı dolmaların üzerine kapak şeklinde kapatıyoruz. Tencerenin de kapağını kapattıktan sonra dolmaları kısık ateşte yaklaşık 30 dk kadar pişmeye bırakıyoruz.

İyice soğuduktan sonra servis ediyoruz.

Beni yalnız bırakmadığınız için tekrar teşekkürler 🙂

Bu arada bloğun sol tarafında günlük olarak yayınladığım iftar menülerini de incelemenizi tavsiye ederim…

Afiyetle & sağlıkla,

>MİNİ KUMPİR

>

Mini Kumpir

Neredeyse kimsenin “Sevmem” demediği, her çeşidi başka lezzetli patatesle yine yeniden karşınızdayım.. Benim aklıma kumpir denince gelen yer “Ortaköy” .. Orada resim gibi süslü vitrinlerdeki malzemeler, koca koca kızarmış patatesler ve sonra deniz kenarında yenen kumpirin tadı bir başka..Ben kumpiri kabuğuna kadar yerim 🙂 ya siz ? Bence en güzel yeri de orası hatta 🙂

Kumpiri kumpir yapan kömürde pişmenin verdiği lezzet olsa da evde de güzel sonuçlar çıkıyor. Mini kumpirleri misafirlerime yaptığımda gayet beğeni topladı.İkram etmesi de çok kolay olduğu için bu tip açık büfe alternatifleri için uygun bir tercih diye düşünüyorum.

Malzemeler:

  • 15 adet taze patates (şekilleri düzgün ve birbirine yakın boyutlarda seçim yaptım)
  • 200 gr taze kaşar peyniri
  • 100 gr hindi pastırması (ben lezzetinden çok memnun kaldım, arzu ederseniz siz dana pastırma ya da farklı bir içerik de kullanabilirsiniz)
  • 1 çay bardağı mısır konservesi
  • Bir tutam ince kıyılmış taze kekik
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • Tuz, karabiber, kırmızı biber

Patatesleri tuzlu suda haşlıyoruz. Haşladığımız patatesleri bir müddet soğumaya bırakıp sonrasında her birini ortadan ikiye bölüyoruz. (Boyuna bölmemiz daha güzel bir şekil almasını sağlayacaktır)

İkiye kestiğimiz patateslerin içlerini bir çay kaşığı yardımı ile kabuğu zedelemeden oyuyoruz. Çıkarttığımız iç patatesleri bir kaseye koyup, içerisine tereyağ koyup iyice eziyoruz. Kaşar peynirin yarısını, ince kıyılmış kekik, ufak ufak doğradığımız pastırmalar, mısır konservesi ve baharatlarını ilave ederek iyice karıştırıyoruz.

İçlerini oyduğumuz kabukları bir tepsiye diziyoruz ve bu kabukların içlerini tekrar hazırladığımız patates karışımı ile iyice dolduruyoruz. Koyduğumuz iç malzemeyi kabuğun şeklini alacak şekilde bastırarak kabukla bütünleştiriyoruz. Kalan kaşar peynir rendesini her bir yarım dilim üzerine serpip önceden ısıtılmış 200 derece fırına vererek üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Sıcak şekilde servis ediyoruz.

Not: Taze patates olduğu için kabuğu ile yenebiliyor.

Afiyetle ve sağlıkla,

>TAZE OTLU LOR PEYNİR DOLGULU KIRMIZI BİBER

>

Taze Otlu Lor Peynir Dolgulu Kırmızı Biber

Nerede kalmıştık? İşte bu sofrada 🙂
Allahtan o gün misafirlerime bir çok yeni tarif uygulamıştım da arşivim kalabalık, yoksa mutfağa sadece soğuk çorba yapmaya girdiğim şu günlerde ne yazardım buralara 🙂

Kırmızı ve yeşilin sofradaki uyumuna bayılan biri olarak bu görüntüyü de çok sevdim, siz ne düşünüyorsunuz?

Yine güzel bir meze, şık bir garnitür olarak uygulayabileceğiniz bu tarifin sanırım şu dönemde en cezbedici yanı sağlıklı ve hafif oluşu olsa gerek.

Malzemeler:

(Gelen misafir sayınıza göre adetleri arttırabilirsiniz, ben 20 adet için ölçü veriyor olacağım)

  • 20 adet kırmızı biber (orta boy ve düzgün şekilli seçmenizi öneririm)
  • 1 kase lor peyniri (tuzlu lor)
  • Bir çorba kaşığı ince kıyılmış dereotu
  • Bir çorba kaşığı ince kıyılmış taze nane
  • Bir çorba kaşığı ince kıyılmış taze kekik
  • Bir çorba kaşığı ince kıyılmış maydanoz
  • 2-3 çorba kaşığı iyice dövülmüş ceviziçi
  • Tuz, kırmızı pul biber
  • Üzeri için zeytinyağ
  • Süslemek için kıyılmış taze soğan (tercihen sadece yeşil sapları)

Kırmızı biberleri yıkayıp, kuruladıktan sonra fırın tepsisine dizip fırının ızgarasında közlüyoruz. (Köz tencereniz varsa orada da közleyebilirsiniz)

Közleme işlemi bittikten sonra soğutup, kabuklarını soyuyoruz. Fazla zedelemeden biberi ortadan boyuna açıp, çekirdeklerini de çıkarıyoruz.

Bir kasede, lor, ceviziçi ve taze otların hepsini karıştırıyoruz. Damak zevkimize göre tuz ve kırmızı pul biber ilave ederek iç harcımızın hazırlığını tamamlıyoruz.

Tezgahın üzerine iyice açarak koyduğumuz biberin içine harçtan koyarak dikkatlice sarıyoruz.Servis edeceğimiz tabağa yerleştiriyoruz. Tüm biberlere bu uygulamayı yaptıktan sonra biberlerin üzerine zeytinyağı gezdiriyoruz. Son olarak kıyılmış taze soğanları serpip servis ediyoruz.

Afiyetle, sağlıkla

>HARİKA BİR GÜNDEN GERİYE KALANLAR

>Görüşmelerimiz bir düzene oturdu ve bu durumdan biz çok memnunuz.. Cumartesi günü Yasemin’deydik.
Yine uzun uzun yazmayacağım neler olduğunu, fotoroman edasında olsun istedim yine :)Midem ve objektifim bayram etti demiştim ya işte o günden geriye kalanlar …
Bir sonraki görüşmede Münevver Abla’dayız … Hem de çok sıkı olacağına emin olduğum bir Ramazan sofrasında …
Afiyetle & sağlıkla,

Müge Karahan

Müge Karahan

Müge Karahan

Müge Karahan

Müge Karahan

Müge Karahan