GALETA UNLU PATATESLİ POĞAÇA

Galeta Unlu Patatesli Poğaça

Uzun zaman olmuş pazar sabahını fırından gelen kokularla doldurmayalı.. Eskiden kalkar bir açma falan yapardım, hiç olmadı ekmek makinasını geceden kurar en azından ekmek kokusu ile uyanırdım. O günlerimi özlediğimi söyleyip duruyorum biliyorum. Mızmızlanan ama bir şey yapmayan çocuklara döndüm, sıkıldınız değil mi ? Olsun ben size mızlanmayacağım da kime mızlanacağım, söyleyin bana.. 🙂 Bu arada link verince farkettim, açmanın fotoğrafı içler acısıymış, acilen fotoğrafı yenilemek lazım, not ediyorum.
İşte pazar sabahı uyandığımda şöyle güzel bir koku sarsa niyetiyle girdim mutfağa. Aras’ın önüne ne kadar plastik mutfak malzemesi varsa yığdım, böylece onu da gözümün önünde tutarak bir nebze oyalanmasını sağladım. 🙂 Evde ne malzeme var diye göz gezdirirken gözüme galeta unu paketi takıldı. Hmmm… Dur bu benim baz malzemem olsun diyerek yeni bir tarif çıkarttım. Güzel de oldu.. Engin patatesli yediği için hemen düdüklüye iki tane patates atıp haşladım, iç malzemem de hazır oldu böylece. Siz isterseniz peynirli ya da başka neli isterseniz yapabilirsiniz. Tarifte en çok da şekillerinin bozulmayışına memnun oldum. İtiraf edeyim, galeta ununun kendini bırakmasından korkmuştum ama nasıl yuvarladıysam o boy kaldılar.

Malzemeler:

  • 500 gr galeta unu (Benim elimde 500 grlık paket vardı, direk onu kullandım)
  • 1 su bardağı un
  • 200 gr tereyağ (oda ısısında beklemiş)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı toz şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 2 yumurta (1 tanesinin sarısı üzerine sürülecek)
  • 1 çay bardağı yoğurt
İç malzemesi : 2 adet haşlanıp ezilmiş patates, tuz ve karabiber ile tatlandırılacak
Yapılışı :
  1. Fırını 180 derece ısıtıyoruz. Tepsimizi sıvıyağ ile hafifçe yağlıyoruz.
  2. Derin bir kasede hamur malzemelerini yoğuruyoruz. (Normal unu direk koymadım, hamuru toparlamak amacıyla azar azar ekledim, hamurun ele yapışmayan rahat şekil alan bir kıvama gelmesi gerekiyor. Eğer 1 bardak un az gelirse ilave edebilirsiniz.)
  3. Hamurdan cevizden biraz büyükçe parçalar kopartıp  yuvarlayıp avucumuzun içinde açıyoruz. Ortasına iç malzemeden koyup kenarlarını toparlayarak tekrar yuvarlak bir form kazandırıyoruz. Bu işlemleri yaparken biraz narin hareket edilmesi gerek çünkü bu poğaça hamuru normal poğaça hamurlarından biraz farklı olacak galeta unu kullanıldığı için, dağılmaya müsait bir yapısı olacak. 
  4. Yaklaşık 18-20 adet poğaça elde ediyoruz bu tariften.
  5. Tepsiye dizdiğimiz poğaçaların üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüp ısıttığımız fırına veriyoruz.
  6. Üzerleri kızarınca fırından alıyoruz. (Galeta ununun rengi karamel rengi alıyor, korkmayın poğaçalarınız yanmadı) 🙂 
Biraz soğutup tepsiden almanızı tavsiye ederim çünkü ağızda dağılan bir hamur elde ettiniz, elinizde de dağılabilir 🙂 Şimdi yiyenler şunu diyecek, “hmmm… ne var bunda? değişik olmuş!” 
Benden size not : Ertesi güne kalmasın, yumuşuyor !
Afiyetle & sağlıkla,
Reklamlar

KÖFTELİ BÖREK

Köfteli Börek

Börek gibi de tüketilir, yemek gibi de … Üzerine sarımsaklı yoğurt ve salça sos koyarsanız birden mantıya bile dönüşür.. Denemesi bedava 🙂

Bu ara yazılarımı sıklaştırdım mı ne? Tebrik edin beni hadi 🙂 biraz motivasyona ihtiyacım var 🙂 Ama itiraf ediyorum bu yoklukta bir şeyler çıkartmakta hayli zorlanıyorum. Allahtan bir şeyler pişirmek için vesilelerim oluyor da malzeme çıkıyor, yoksa yine aynı yazı ile ayları geçirirdi zavallı blogum.

Cumartesi günkü davet için menü oluşturduğumuzda aklımda Oktay Usta’da seyrettiğim bu böreği demek vardı. Malzemelerde kendimce çok ufak tefek bazı değişiklikler yaptım.  Biz çayla tükettik ama yukarıda da söylediğim gibi bence bir akşam yemeği konseptinde de hoş bir ikram olabilir.

Malzemeler:
İç harcı için :

  • 200 gr kıyma
  • 3-4  yemek kaşığı bayat ekmek kırıntısı
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 orta boy kuru soğan (rendelenmiş – suyu sıkılmış)
  • 1 su bardağı mısır konservesi
  • 1 adet büyük boy haşlanmış havuç
  • tuz – karabiber
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 8 adet milföy hamuru
  • üzerine sürmek için 1 yumurta sarısı
  • süslemek için çörek otu ya da susam
Yapılışı :
  1. Öncelikle köfte harcını hazırlıyoruz. Bir kasede kıyma, soğan, bayat ekmek, salçayı tuz, karabiber ve zeytinyağ ilave ederek yoğuruyoruz.
  2. Köfte harcına mısırı da ilave ediyoruz.
  3. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  4. Tepsimizi yağlayarak hazırlıyoruz. (Yağlı kağıda milföy yapışabilir diye denemedim)
  5. Tezgahımızın üzerinde 4 milföy hamurunu üste, 4 hamuru alta kesişme yerlerini bir miktar üst üste getirecek şekilde yanyana dizerek bir dikdörtgen şekil elde ediyoruz. Kat yerlerini iyice yapıştırarak merdane ile hafifçe bastırarak hamurumuzu genişletiyoruz. (milföyleriniz oda ısısında biraz beklerse daha rahat çalışırsınız)
  6. Hamurun orta kısmına köfte harcımızı uzunlamasına koyuyoruz. (Dikdörtgenin ortasında uzun bir köfte gibi düşünün) 
  7. Harcın üzerine haşlanmış havucumuzu da uzun şeritler halinde keserek yerleştiriyoruz. 
  8. Şimdi hamuru köfteye sararak rulo yapıyoruz. 
  9. Son olarak da ruloyu simit şeklinde yuvarlak yaparak uçlarından birleştiriyoruz.
  10. Bu simidi yağladığımız fırın tepsisine yerleştiriyoruz.
  11. Yaklaşık 40 dk kadar pişiriyoruz. İçinin pişip pişmediğini bir bıçakla kontrol etmenizi öneririm.
Afiyetle & sağlıkla,

BİBERLİ MANTAR KAVURMA

Biberli Mantar Kavurma

Kimileri sevmez ama ben mantarı her şekilde çok seviyorum. O kimilerinden biri de benim kocam 🙂 O yüzden evimizde pek mantar pişmez, ancak bir misafir olursa ya da benim canıma tak ederse mantar girer mutfağımıza.
Ama kim ne derse desin besleyici özelliğinin yanısıra mantar, çok lezzetli bir garnitür, hatta ana yemek .. Şu tarifin yanına güzel bir pilav, yanında da bir cacık olsa ne olur, prima olur prima 🙂
Sarı ve kırmızı biberlerle lezzetlendirdiğim bu soteyi garnitür olarak da bir parça ızgara et ya da tavuk ile servis ederseniz çok şık bir misafir menüsü çıkmış olur ortaya, acemi şeflerime duyurulur…

Malzemeler:

  • 500 gr temizlenmiş kültür mantarı
  • 2 adet büyük boy kırmızı biber
  • 2 adet büyük boy sarı biber
  • 1 adet büyük boy kabukları soyulmuş domates
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • tuz – karabiber – kekik
  • sıvıyağ (ben mısırözü kullandım)

Yapılışı :

  1. Mantarları dörde bölerek hazırlıyoruz.
  2.  Biberleri jülyen doğruyoruz (Jülyen : uzun şeritler halinde doğrama biçimi)
  3. Domatesleri küp küp doğrayarak hazırlıyoruz.
  4. Bir tencereye 3-4 yemek kaşığı sıvıyağ koyup biberleri sotelemeye başlıyoruz. Biberlerden sonra mantarları da ilave ediyoruz. 
  5. Mantarlar suyunu salmaya başladığında domatesi ve salçayı ekliyoruz. Tuzunu ilave ederek tencerenin kapağını kapatıp bir miktar suyunu çekmesini bekliyoruz. 
  6. Pişmesine yakın karabiber ve kekik ile tatlandırıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

AYVA REÇELİ

Ayva Reçeli

Evde yapılmış reçel dendiğinde benim için ayva reçelinin yeri apayrıdır. Benim canım Neroşum öyle bir ayva reçeli yapar ki, koca bir kavanozu önünüze alır yer bitirirsiniz. Annem de Neroş’dan öğrendi zaten, birinci ağızdan. Tüm püf noktaları ile. Tabii onun elinin ayarı dile gelmez, aynısı olmaz ama kıpkırmızı bir ayva reçeli yersiniz bu tarifle. İçinizi baymayan, lokum gibi ayvaları pişmiş şekilde.

Malzemeler:

  • 1 kg ayva
  • 1 kg toz şeker
  • su
  • 2-3 damla limon suyu
Yapılışı :
  1. Ayvaların kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz.
  2. Bir tencereye koyup üzerine 1 kg toz şekeri döküyoruz.
  3. Üstünü örtecek kadar su koyup orta hararetteki ateşte kaynatmaya başlıyoruz. 
  4. Buradaki püf nokta şu su bitecek siz ekleyeceksiniz. Su bitecek siz koyacaksınız.
  5. Reçeliniz kızaracak, ayvalar yumuşayacak, suyu ağdalanacak.
  6. İşte o zaman reçeliniz oldu ..
  7. 2-3 damla limon suyunu ekleyin ki şekerlenmesin…
Şimdi ihtiyacınız olan ekmek, isterseniz bir de tereyağ ..
Bol bol sürün, bol bol yiyin 🙂
Afiyetle & sağlıkla,

MUZLU FINDIK KITIRLI MUFFIN

Üzerleri hakikaten kıtır kıtır … 

Muzlu Fındık Kıtırlı Muffin
Blogger buluşmalarımız burada yayınlayamasam da aslında son derece düzenle devam ediyor. Birbirinden güzel yiyeceklerle dolu, şık sofralar, şık sunumlarla bezeli olmalarının ötesinde en sevdiğim yanı sohbet kısmı. Bloglar sayesinde tanıdığım ama şimdi de onlarsız yapamadığım bu kadın sürüsü, bir de bebelerle iyice kalabalıklaştı. Her buluşmamız bir kreş tadında, her odada farklı bir yaş grubu ya elinde emzik ya da IPAD  ile oynaşıp duruyorlar 🙂 Geçtiğimiz cumartesi günü Münevver Ablamızda toplandık. Münevver Ablacığım, her zamanki zerafeti ve marifeti ile ağırladı bizleri.
Herkes bir şeyler yaptığı için çok daha fazla seviyorum o buluşmaları. O buluşmalar olmasa ben hiç mutfağa girmeyeceğim neredeyse .Sayesinde vesile oluyor da bir şeyler pişiriyorum.
Bu muffinleri de o buluşmamızda yaptım ilk kez. Tarifi bir arkadaşım verdi, Amerikalı bir tanıdığından almış, cup ölçülerinde olduğu için daha önce denemeye cesaret edemediğini ama yediğinde çok beğendiği bir tarif olduğunu söyledi. Merak etme ben ölçüleri normale çeviririm dedim ve ilk kez ben denedim. Sonuçtan gayet memnun kaldım. Ama sadece bir şey itiraf ediyorum tarifteki şeker ölçüsü gözüme az gözükünce şekeri fazlalaştırdım, yapmasam daha iyi olurmuş. Zira muz zaten tatlı bir meyve olduğu için benim kekler biraz fazla tatlı oldu sanki. O nedenle tarifteki şeker oranına birebirde uymanızı ısrarla tavsiye ediyorum.

Malzemeler (12 adet muffin için)

  • 1,5 su bardağı un
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 3 adet büyük olgunlaşmış muz
  • 3/4 su bardağı toz şeker
  • 1 adet yumurta
  • 1/2 su bardağı margarin / tereyağ (ben Teremyağ kullandım)
Üzerindeki kıtır için:
  • 1/3 su bardağı esmer toz şeker
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1/2 su bardağı çekilmiş fındık
  • 1 yemek kaşığı margarin/tereyağ (ben Teremyağ kullandım)
Yapılışı :
  1. Fırını 180 derecede ısıtıyoruz.
  2. Derin bir kasede ezilmiş muz, toz şeker, yumurta ve margarini mikserle iyice çırpıyoruz.
  3. Başka bir kasede kuru malzemeleri karıştıyoruz.
  4. Muzlu karışıma kuru malzemeleri ilave edip homojen bir karışım elde edene kadar çırpıyoruz.
  5. Muffin kalıplarının içerisine kağıtları yerleştirip, 3/4 seviyede kek harcı ile dolduruyoruz.
  6. Başka bir kasede üzerindeki kıtırı elde etmek için şeker, un, tarçın ve çekilmiş fındığı yağ ile ovuyoruz. Kırıntı halinde olması gerekiyor.
  7. Bu kırıntıyı keklerin üzerine serpiştirip fırına veriyoruz.
  8. Üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz. Kürdan/bıçak ile keklerin içinin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz.
Afiyetle & sağlıkla,

MÜRDÜM ERİKLİ & İNCİRLİ TURTA

mürdüm erikli & incirli turta

Geçen hafta gelen misafirlerime genel olarak bilindik bir menü hazırlamıştım, en azından tatlı kısmında yeni bir tarif denemek istedim. Mevsim meyvelerini kullanma fikri ile bu turta çıktı ortaya. Konuklarım beğendiler, umarım sizler de dener ve beğenirsiniz.

Malzemeler:

Turta için

  • 3 su bardağı un ( ~ 400 gr)
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 160 gr soğuk tereyağ
  • 90 gr toz şeker (1 su bardağından 1 parmak az)
  • 2 ufak yumurta
  • 2 yemek kaşığı süt
  • 8-9 adet mürdüm eriği 
  • 4-5 adet siyah incir (çok yumuşak olmaması önemli, ham gibi ufaklarından seçilmeli)
Üzeri için 
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 150 gr tereyağ (oda ısında)
  • 1,5 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
Yapılışı :
  1. Derin bir kasede un, kabartma tozu, tereyağ, toz şeker, yumurta ve sütü ele yapışmayan bir hamur elde edinceye kadar yoğuruyoruz. (Bu aşamada un ilave etmeniz gerekebilir ekstra olarak, yağınızın durumuna göre)
  2. Bu hamuru streçle sarın ve buzdolabında 1 saat kadar dinlendiriyoruz.
  3. Üzeri için olan malzemeleri de bir kasede bir araya getiriyoruz. Ancak bu toparlanması zor bir hamur olacaktır. Toparlanmaması iyidir, zira kırıntı şeklinde turtanın üzerine serpmek üzere kullanıyor olacağız.
  4. 20-23 cm kelepçeli kalıbın alt kısmına yağlı kağıt koyup kelepçesini kapatıyoruz. İç kenarlarını hafifçe tereyağı ile yağlıyoruz.
  5. Kalıbın içerisine beklettiğimiz turta hamurunu eşit kalınlıkta yayıyoruz.
  6. Mürdüm eriklerinin çekirdeklerini çıkartıp dörde bölüyoruz. İncirlerin kabuklarını soymadan dörde bölerek hazırlıyoruz.
  7. Turta hamurunun üzerini meyvelerimizle kaplıyoruz.
  8. En üste de hazırladığımız kırıntılı hamuru bolca serpiştiriyoruz.
  9. Fırını 180 derecede ısıtıp turtamızı üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
  10. Kürdan ile içinin pişip pişmediğini kontrol etmemiz gerekir.
  11. Pudra şekeri serpip servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

ARPA ŞEHRİYE PİLAVI & FIRINDA TAVUK KANADI ve BAHARATLI PATATES

Tam bir pazar öğleden sonra menüsü diyebiliriz buna kısaca 🙂

Pazar günleri geç edilen kahvaltılar sonrasında öğle ile akşamı kaynaştıran sofralar bizde pek sık oluyor, sanırım çoğunuzda da bu böyle.
Özellikle pazar günleri bizim evin genel bünyesi, Aras’ı tenzi ediyorum bu konuda, öyle tencere yemeği modunda olmuyor. Hani şöyle snack tarzı bir şeyler, yaramazlık modu gibisinden 🙂
İşte geçenlerde yine vuku bulan bu durum neticesinde ortaya çıktı bu menümüz. Yine Aras’ı tenzi ederek söyleyebilirim ki evimin direği beğendi. Aras’a malesef bir şey beğendirmek pek kolay iş değil,  o yüzden kendisini sürekli tenzi ediyorum 🙂
Bu pratik yemekleri ister günlük menü oluşumunda isterseniz de aniden bastıran misafir sofralarında değerlendirebilirsiniz.

Pazar Sofrası

FIRINDA TAVUK KANADI

Malzemeler:

  • 8 adet tavuk kanadı
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı ketçap
  • 1 tatlı kaşığı bal
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • tuz – karabiber
  • 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ (ben Mısırözü kullandım)
Yapılışı:
  1. Kanatlar pişirilmeden en az 2-3 saat önce marine edilmelidir. Bu marine sos 8 tavuk kanadı içindir, fazla yapacaksanız malzemeleri arttırmalısınız.
  2. Derin bir kasede tavuklar dışındaki tüm malzemeler karıştırıyoruz. Tavukları da bu karışıma ekleyip, her yerine gelecek şekilde iyice sosu yediriyoruz. Kasenin üzerini kapatıp buzdolabında 2-3 saat bekletiyoruz.
  3. Fırın 200 derecede ısıtıyoruz.
  4. Tepsiye yağlı kağıt serip soslamış olduğumuz kanatları fırın tepsisine diziyoruz..
  5. Kızarana kadar arada kanatları çevirerek pişiriyoruz. 
Not: Ben tavuk ve patatesi aynı aynda aynı tepside pişirdim. O nedenle tavukları tepsinin bir tarafında gruplayarak tek tepside ikisini de halledebilirsiniz. Tabii kişi sayınız yüksek ve pişirdiğiniz kanat sayısı çoksa bu mümkün olmayacaktır. 


FIRINDA BAHARATLI PATATES

Malzemeler:

  • 4 adet patates
  • 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ (ben Mısırözü kullandım)
  • 1 tatlı  kaşığı toz kırmızı biber
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • tuz
Yapılışı:
  1. Patatesleri soyup büyük küpler halinde doğruyoruz.
  2. Patatesleri bir kaseye alıp tüm malzemeleri ilave edip, elimizle iyice yedirerek karıştırıyoruz.
  3. Fırın 200 derecede ısıtıyoruz.
  4. Tepsiye yağlı kağıt serip patatesleri fırında kızarana kadar pişiriyoruz.
Arpa Şehriye Pilavı

ARPA ŞEHRİYE PİLAVI

Malzemeler:

  • 2 su bardağı arpa şehriye
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ (ben Mısırözü kullandım)
  • 2 adet domates rendesi
  • tuz 
  • 2 tane kesme şeker
Yapılışı:
  1. Tencereye sıvıyağı koyup domates ve salçayı kısık ateşte soteliyoruz. 
  2. Şehriyeleri ekleyip üzerine 4 su bardağı oda ısısında su ilave ediyoruz. 
  3. Tuz ve kesme şekeri de katıp tencerenin kapağını kapatıyoruz.
  4. Ara ara karıştırarak pişirmekte, suyu hızlı çekerse sıcak su ilave etmekte fayda var.Şehriyelerin yumuşak pişmesi önemli.
Afiyetle & sağlıkla,