>BEYAZ PEYNİRLİ MENEMEN

>

menemen

Kahvaltıya anlamlı yapan bir lezzet benim için menemen. Ayrıca yaz akşamlarında karpuz eşliğinde tüketmeye bayıldığım güzel bir akşam yemeği alternatifi.Kimileri soğanlı yapıyor olsa da ben soğanı pek tercih etmeyenlerdenim.

Sinemciğimin tabiri ile adam adama (men a men) 🙂

İçine beyaz peynir ve kırmızı biber koyunca daha da bir lezzetleniyor , tavsiye ediyorum.

Malzemeler: (2 kişilik – doyurucu porsiyon için)

  • 2 adet yeşil sivri biber
  • 1 adet kırmızı kambo biber
  • 2 adet kabukları soyulmuş domates
  • 3 yumurta
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1-2 yemek kaşığı sıcak su *** (Çok soru aldığım için tekrar belirtmek istedim, sıcak suyu menemeni biraz akışkan sevdiğim için ekliyorum, arzuya göre eklemeyebilirsiniz)
  • 3-4 yemek kaşığı rendelenmiş beyaz peynir
  • tuz , karabiber

Biberlerin çekirdeklerini çıkartıp ufak ufak doğruyoruz. Domatesleri de küp küp doğrayarak hazırlıyoruz. Tavamıza sıvıyağı koyup biberleri soteliyoruz. Biberler yumuşayınca domatesleri ilave ederek bir miktar suyunu çektiriyoruz. Domatesler yumuşayınca kıvamını biraz akıcı hale getirmek için sıcak su ekliyoruz. Tuzunu ilave ediyoruz. Bu esnada yumurtaları teker teker kırarak hızla tüm malzemeye ekliyoruz. Son olarak peynirini de katarak iyice karıştırıyoruz. Üzerine karabiber serperek servis ediyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

Reklamlar

>ŞEFTALİ KOMPOSTOSU

>

Şeftali Kompostosu

Uzun ve güzel bir tatilin sonrasında Ramazan’dan bir tarifle dönüş yapıyorum. Daha önce hoşaf tarifi vermiş hatta komposto ve hoşaf arasındaki farkı aktarmıştım sizlere. Ramazan ayında bir de şeftali ile denemem olmuştu. Taze bir meyve ile yaptığım için buna artık komposto diyebiliriz sanırım değil mi 🙂
Şeftalinin son demlerini yaşarken belki sizler de denemek istersiniz. Uygulama aslında birebir aynı ama kayıtlarda bulunması adına tarifi tekrarlayalım:

Malzemeler:

  • 3 adet orta boy yumuşak şeftali
  • 3/4 su bardağı toz şeker (Çok tatlı seviyorsanız şeker miktarını arttırabilirsiniz)
  • 5 su bardağı su

Şeftalileri soyup yarım ay şeklinde eşit büyüklüklerde dilimleyerek 5 su bardağı suda yaklaşık 20 dk kadar haşlıyoruz. Daha sonra şekeri ilave edip 5 dk daha kaynatıyoruz. Soğuk şekilde servis ediyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

>KIYMALI PATATESLİ ÇÖREK

>

Kıymalı Patatesli Çörek

Sahur için hazırladığım bu çöreği aslında normalde rulo şeklinde sarıp fırın tepsisine direk yerleştirerek pişiririm. Ancak bu sefer Softbowl etkinliğinde hediye edilen Yasemin kalıbını kullanmak istedim ve sunumu çok şık oldu. Çaya gelen misafirleriniz, sabah kahvaltılarınız, çocuklarınızın okulda beslenme saatleri için hazırlanabilecek çöreği denemenizi tavsiye ederim.

Kıymalı Patatesli Çörek

Malzemeler:

  • 5 su bardağı un
  • 2 yumurta (Bir tanesinin sarısı üzerine)
  • 1 su bardağı yoğurt (Mümkünse yoğurdun sulu yerinden)
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • Çörekotu & susam

İç Malzemesi :

  • 150 gr kıyma
  • 1 orta boy kurusoğan
  • 1 orta boy patates
  • 2 adet sivribiber
  • Kotanyi karabiber
  • Kotanyi kırmızı pulbiber
  • Tuz
  • Sıvıyağ

Hamurumuzu hazırlamak için bir kaseye 4 su bardağı un, 1 yumurta ve diğer yumurtanın akı, kabartma tozu, tuz, yoğurt ve sıvıyağı alıp yoğuruyoruz. Hamuru toparlamak adına kalan undan ilave ederek yumuşak bir hamur elde ediyoruz. (Eğer un hamuru toparlamanıza yetmezse ilave edebilirsiniz. Ele yapışmayan bir hamur elde etmeniz gerekiyor)

Soğanı çok ufak şekilde yemeklik doğruyoruz. Bir tenceyere 3-4 yemek kaşığı sıvıyağ (mısırözü kullandım) ekleyip soğanları orta ateşte soteliyoruz. Rengi değişen soğanlara kıymayı da ilave edip beraberce kavurmaya devam ediyoruz. Minik küpler halinde doğradığımız patatesleri de kattıktan sonra son olarak ufak doğranmış biberleri de ekliyoruz. Baharatlarını damak zevkimize göre ilave edip harcımızın hazırlığını tamamlıyoruz.

Softbowl Yasemin kalıbını ilk kez kullandığım için önce sıcak su ile yıkayıp , katı yağ ile yağladım. Kalıbımızı hazırladıktan sonra hamurun yarısını kalıbın dibine kenarlarını yükselterek döşüyoruz. İç malzemenin ortada kalması için kenarları güzelce yükseltmemiz önemli. Bu işlemi tamamlayınca harcımızı bir kaşık yardımı ile fazla yağını süzdürerek hamurun orta kısmına koyuyoruz. Kalan hamuru da harcın üzerine kapatıp yine kenarları iyice düzeltiyoruz. Böylelikle iç malzeme tamamen hamurun içerisinde kalmış olmalı.

Son olarak ayırdığımız yumurta sarısını çöreğin üzerine sürüp, çörekotu ve susam ile süslüyoruz.

Önceden ısıttığımız 180 derece fırında üzeri kızarana ve ortası pişene kadar pişiriyoruz. (Ortasını keklerde olduğu gibi bıçak testi ile kontrol edebilirsiniz.)

Afiyetle & sağlıkla,

>SOĞUK ÇORBADA GÜNCELLEME VAR !

>

soğuk çorba

Ne zamandır aklımda.. Ramazan ayı hatta yaz mevsiminin başından beri de istatistiklerde en çok okunan ve google’da en çok arananlarda çıkmaya başladığından beri de niyetleniyorum aslında ama bir türlü denk gelmiyor. Dün akşam gelen konuklarıma hazırladığım iftar menümde yer alınca hemen bir iki kare pozladım soğuk çorbayı ve böylelikle bir beğenmediğim tarif fotoğrafını daha yenilemiş oldum 🙂

Dünkü anektodumu anlatayım bari 🙂 Çorba kaselerini mutfakta iftara bir iki dakika kala doldurup masaya koydum. Gelen arkadaşlarımızdan biri yemeğe başlarken çorbadan bir kaşık aldı ve üflemeye başladı. Enginciğim misafire sordu: “Neden üflüyorsun?” Arkadaşın cevabı :”Sıcaktır..” 🙂 ve diyalog şöyle devam eder… “Oğlum o soğuk çorba, dumanı yok üzerinde görmüyor musun?” Arkadaşın cevabı: “Erken mi koydunuz neden soğudu?”

Özellikle yaz iftarlar sofralarına güzel bir başlangıç soğuk çorba, hem pratik hem de ferahlatıcı bir alternatif. Ben nohut ve buğdayı bolca haşladım, buzluğuma porsiyon stoklar yaptım. Kullanacağım zaman sadece sıcak su ile yıkayıp süzüyorum.. Siz de denemelisiniz..

Afiyetle, sağlıkla

>SICAKLARDA İFTAR HAZIRLIĞI

>Bu sene umduğumdan da zor geçiyor. Hayır acıkmak ya da susuzluk değil problem. Sıkıntım tamamen sıcaktan yana. Hayır olsun Ya Rabbim diyerek bu kavurucu sıcaklara dayanmaya çalışıyoruz hep birlikte. 33 senelik ömrümde yaz mevsiminin bu kadar ortasına denk gelen ilk Ramazan ayı tecrübem bu. Bundan öncesinde çocuktuk tabii, o zaman anlamamışız. Kavurucu sıcaklar ve en fenası da İstanbul’un nefes aldırmayan nem oranı beni benden alıyor. Sıcağı ve yaz mevsimini seven beni bile isyan ettiriyor.

İftarda ne pişirsem diye düşünmek dahi istemiyorum. Canım hatta canımız (eşimin de) hiç bir şey çekmiyor. Özel bir şeyler pişirmek istiyorum ama ne yapsam ne düşünsem fikrim değişiyor, içim almıyor sanki. Kısaca bu sene Ramazan ayı çok çeşitli bol yemekli geçmiyor bizim evde. Haftasonu gelen konuklarıma da hazırlanırken aynı şekilde az ve öz bir şeyler hazırladım ama o bile kaldı diyebilirim.

Canım sadece börek tarzı bir şeyler istiyor.. O yüzden sıkça börek yapıyorum.
Eğer sizin de sofranızda börek tarzı ağır basıyorsa arşivden bir kaç börek tarifi paylaşacağım bugün sizlerle. Yanına soğuk bir meşrubat, cacık ya da salata ile doyurucu bir öğün haline gelebilen böreklerden bir kaç öneri…

Ispanaklı Havuçlu Patatesli Börek

Ispanaklı havuçlu patatesli börek

Kıymalı Börek

Kıymalı Börek

Çiftlik Böreği

çiftlik böreği

Afiyetle, sağlıkla

>ISPANAKLI GÜL BÖREĞİ

>

Ispanaklı Gül Böreği

Bereketi ile sofralara getirdiği neşesi ile geldi mübarek Ramazan ayı. Sefa geldi, hoş geldi. Ajanda’nın bu ayki sayısında Bir Kaşık Bilgi sayfamda da yazdığım gibi Ramazan ayı getirdiği bereket ile yemek yemeyi sıradanlıktan uzaklaştırıyor, ailenin birarada olduğu kalabalık ve özenli sofralarda çeşitler artıyor.

En çok da sıcakken çorba içebilir miyiz diye düşünüyordum, gayet de istiyormuş vücut.. Yani gelenek bozulmadı sanırım çoğu evde.Çorba ile başlayan menülere devam. Ben de ramazan ayı boyunca bloğun sağ tarafında günlük menü önerileri paylaşıyor olacağım sizlerle.

Ramazan ayında börekler de önemli bir yer tutuyor sofralarda diye düşünüyorum. Bugün sizlerle son derece pratik bir börek tarifi paylaşacağım. Acemi şeflerimin ilgisini çekecek olan bu tarifin deneyimli mutfaklarda sıkça uygulandığına şüphem yok 🙂

Malzemeler: (12 adet börek için)

  • 3 adet yufka
  • 1/2 kg yıkanmış ve ince kıyılmış ıspanak
  • 1 kase lor peyniri
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1 çay bardağı sıvıyağ (ben mısır özü kullandım)
  • tuz
  • üzerine 1 adet yumurta sarısı
  • çörek otu – susam

Soğanı ince ince yemeklik şekilde doğruyoruz. Bir tavaya iki-üç yemek kaşığı sıvıyağ koyup soğanları soteliyoruz. Soğanlar pembeleşince ince kıyılmış ıspanakları ilave edip beraber sotelemeye devam ediyoruz. Suyunu salıp iyice çekene kadar soteleme işlemini sürdürüyoruz. Tuzunu ilave edip ocaktan alıyoruz. Bir müddet soğuttuktan sonra hazırladığımız harca lor peynirini ilave edip karıştırıyoruz.

Bir kasede kalan sıvıyağa bir çay bardağı su ilave edip hazırlıyoruz.

Yufkaların herbirini ortadan ikiye kesip sonra tekrar ortadan ikiye keserek 4 eşit üçgen elde ediyoruz. Toplamda 12 adet üçgen yufkamız olacak.

Yufkaların üzerine bir fırça yardımı ile hazırladığımız su-yağ karışımından sürüyoruz ve geniş kısmına harcımızdan koyarak sarıyoruz. Böylelikle ince bir rulo elde etmiş oluyoruz. Sonra bu ruloyu bir ucundan içe doğru kıvırarak sarıyoruz ve ucunu yine yağlı-su karışımına batırırarak yapıştırıyoruz. Tüm yufkalar için aynı işlemi gerçekleştiriyoruz.

Yağlı kağıt serdiğimiz veya yağladığımız fırın tepsisine dizdiğimiz böreklerin üzerine yumurta sarısı sürüp, çörekotu-susam karışımı serpiyoruz.

Önceden ısınmış 180 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle, sağlıkla

>PAŞA BÖREĞİNDE GÜNCELLEME VAR

>

paşa böreği

Güncelleme faaliyetlerimiz devam ediyor.Fadime’ye yaptığımız ziyaret için pişirdiğimde, evimizin vazgeçilmez lezzetlerinden Paşa Böreğinin de fotoğrafını güncellemiş oldum.

Patatesli börek seviyorsanız, Paşa Böreği bağımlısı olabilirsiniz,DİKKAT !

İyi haftasonları..
Afiyetle & sağlıkla,