MÜRDÜM ERİKLİ & İNCİRLİ TURTA

mürdüm erikli & incirli turta

Geçen hafta gelen misafirlerime genel olarak bilindik bir menü hazırlamıştım, en azından tatlı kısmında yeni bir tarif denemek istedim. Mevsim meyvelerini kullanma fikri ile bu turta çıktı ortaya. Konuklarım beğendiler, umarım sizler de dener ve beğenirsiniz.

Malzemeler:

Turta için

  • 3 su bardağı un ( ~ 400 gr)
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 160 gr soğuk tereyağ
  • 90 gr toz şeker (1 su bardağından 1 parmak az)
  • 2 ufak yumurta
  • 2 yemek kaşığı süt
  • 8-9 adet mürdüm eriği 
  • 4-5 adet siyah incir (çok yumuşak olmaması önemli, ham gibi ufaklarından seçilmeli)
Üzeri için 
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 150 gr tereyağ (oda ısında)
  • 1,5 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
Yapılışı :
  1. Derin bir kasede un, kabartma tozu, tereyağ, toz şeker, yumurta ve sütü ele yapışmayan bir hamur elde edinceye kadar yoğuruyoruz. (Bu aşamada un ilave etmeniz gerekebilir ekstra olarak, yağınızın durumuna göre)
  2. Bu hamuru streçle sarın ve buzdolabında 1 saat kadar dinlendiriyoruz.
  3. Üzeri için olan malzemeleri de bir kasede bir araya getiriyoruz. Ancak bu toparlanması zor bir hamur olacaktır. Toparlanmaması iyidir, zira kırıntı şeklinde turtanın üzerine serpmek üzere kullanıyor olacağız.
  4. 20-23 cm kelepçeli kalıbın alt kısmına yağlı kağıt koyup kelepçesini kapatıyoruz. İç kenarlarını hafifçe tereyağı ile yağlıyoruz.
  5. Kalıbın içerisine beklettiğimiz turta hamurunu eşit kalınlıkta yayıyoruz.
  6. Mürdüm eriklerinin çekirdeklerini çıkartıp dörde bölüyoruz. İncirlerin kabuklarını soymadan dörde bölerek hazırlıyoruz.
  7. Turta hamurunun üzerini meyvelerimizle kaplıyoruz.
  8. En üste de hazırladığımız kırıntılı hamuru bolca serpiştiriyoruz.
  9. Fırını 180 derecede ısıtıp turtamızı üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
  10. Kürdan ile içinin pişip pişmediğini kontrol etmemiz gerekir.
  11. Pudra şekeri serpip servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,
Reklamlar

YAŞASIN MİSAFİRLERİM GELDİ

fotoğraf

 Evimde birilerini ağırlamayalı ne kadar uzun zaman olmuştu … Hele yeni evimize henüz hiç misafir davet etmemiştik… Bu duruma el atmak şarttı ve el attım 🙂 Cuma akşamı evimizi tatlı insanlar topluluğu bastı … İki kocaman aile, bir de biz … Ev ev olalı böyle senlik görmedi 🙂 Sinemciğim ve Sedacığım topladılar eşraflerını bize geldiler. Aras çok mutluydu ben çok mutluydum herkese iyi geldi bu mutluluk … Haftaiçi iş çıkış saatine denk geldiği için ben herkesten sonra evde olabildim ama neyseki masa dahil herşeyi hazır etmiştim. Tabii anneciğimin de full desteği ile …
Çocuk sayısı nedeniyle sofra düzeni değil açık büfeyi tercih ettim nitekim beyler balkonu tercih ederken biz de çocuğunu doğuran yesin kıvamında takıldık.. Menüyü abartmadan oluşturdum ki cuma gecikirsem son dakika işi çok olmasın istedim nitekim öyle de oldu, geciktim 🙂

fotoğraf3 ,

Menüdeki yiyecekler :
• Fırında parmesan peynirli tavuk ve patates
Zeytinyağlı barbunya
• Yoğurtlu biber kızartması
Avcı böreği
• Peynir tabağı
• Mürdüm erikli ve incirli turta

Tarifler hemen gelecek …
Hiç sohbete doyamadan gittiler ama ben de şeytanın bacağını kırdım artık sık sık misafirim olacak eskisi gibi…

Bu da evin o geceki durumundan sadece ufak bir kesit 🙂

fotoğraf2

Afiyetle & sağlıkla,

BARDAKTA TİRAMİSU

Bardakta Tiramisu
Biliyorum, çok uzun zamandır ihmal ediyorum burayı. Ne kadar uzun zamandır bloga tarif koymadığımı yüzüme vuran Seda’cığım ve Gül Teyzeciğim aslında çok doğru söylüyorlar. Benim artık sahalara dönme vaktim geldi. Bunu tam da yaz aylarının başında yapacağımı bildirmem bilemiyorum ne kadar inandırıcı ama elimden geleni yapacağım söz!
Aslında 1 senedir hayatım bir hayli değişti biliyorsunuz. Küçük kuzumun aramıza katılışı ile evdeki düzenimiz hemen hemen tüm çocuk sahibi olanlarınki gibi farklılaştı. Özellikle de son 1 aydır, annem Aras’a kendi evinde bakmaya başlayınca benim için tam bir göçebe hayatı başladı diyebilirim. Bazen nerede uyandığımı unutur durumda bir annemde bir evde kalır hale geldik. 
O yüzden de zaten seyrekleşen yemek pişirme eylemim tam manasıyla dibe vurdu.Buzdolabımızda hiç bir şey yok 🙂 Annemde yiyip içmenin keyfi elbette var ama insan mutfağını özlüyor hele de benim gibi tutkunsa çok özlüyor.
Yapacak bir şey yok, bakalım hayat bize neler gösterecek. Ama bu gidişat içerisinde elimden geldiğince daha çok güncellemeye gayret edeceğim yukarıda da belirttiğim gibi.
Aras’ın doğumgünü partisinde ikram olarak bardakta tiramisu yaptığımı söylemiştim.Hem sunumunun şıklığı hem de rahatça yenilebilir olması nedeniyle iyi ki de böyle yapmışım dediğim bir şey oldu. Eğer sizlerde evde ya da farklı bir durumda açık büfe servis edecekseniz, bu sütlü tatlıyı muhakkak deneyin derim. Çünkü nefis oldu.Daha önce de tiramisu tarifleri paylaşmıştım sizlerle.Buradan ve buradan inceleyebilirsiniz.
Bu sefer Çilekli Yaz Tatlısında kullandığım kremayı kendime esas aldım diyebilirim.Çünkü bu krema her zaman çok ilgi görüyor ve beğeniliyor.
Bence bu tatlıyı yazlıklarınızda yapın, soğuk soğuk akşam üzeri deniz-havuz sefasından sonra balkonunuzda tüketin derim 🙂 Şimdiden iyi tatiller 🙂
Ben 45 tane yaptım bu tatlıdan. Yaklaşık 4 ölçü hazırladım. Ama size bir ölçü tarifi vereceğim. Kullandığım kaplar da ufak plastik bardaklar olduğu için fazlaca çıkartabildim. Sanırım siz 8 adet kup bardağı dolu dolu elde edebilirsiniz.
Malzemeler: (1 ölçü – 8 kup ~)
  • 1 kg süt
  • 5 tepeleme yemek kaşığı un
  • 7 tepeleme yemek kaşığı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket Labne peyniri (Ben Pınar Labne kullandım)
  • 2 yemek kaşığı margarin / tereyağ
  • Evde pişirdiğiniz bir parça kek ya da hazır pasta tabanı (Ben Dankek kullandım)
  • 2 su bardağı sıcak su + 3 tatlı kaşığı Nescafe + 1 tatlı kaşığı toz şeker  ile hazırlanmış kahve (keki ıslatmak için)
  • Süslemek için toz kakao ve gofret
Hazırlanışı :

  1. Öncelikle kremayı pişiyoruz.Tencereye süt, un, toz şeker ve vanilyayı koyalım ve koyu muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişiriyoruz.  
  2. Muhallebi koyulaşınca, tencereyi ocaktan alıp Labne ve margarini ilave ederek yaklaşık 5 dk kadar iyice pürüzsüz bir hal alıncaya kadar çırpıyoruz.
  3. Kuplardan birini alıp önce kremadan bir miktar içine koyuyoruz. 
  4. Bir parça kek koyup, hazırladığımız nescafe ile keki ıslatıyoruz. 
  5. Üzerine tekrar kremadan döktükten sonra buzdolabında en az 2-3 saat (bir gece evvel yaparsak daha güzel olur) bekletiyoruz.
  6. Son olarak kakao serpip gofretle süsleyerek servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

AŞURE


Aşûre
Aşure ayında yapılan aşurenin tarifi daha yeni yazılıyor 🙂 Artık alıştınız benim tembelliğime nasılsa değil mi:) Annemin aşuresi bu sene pek çok kişiye nasip oldu. Hatta yılbaşı toplantımızda bizim kızlara bile götürebildim. Bu fotoğrafı da orada çekmiştim zaten. Selen’in minik tabaklarında pek sevimli olmuşlardı.
Malzemeler:
  • 1 kg aşurelik buğday
  • 1/2 kg kuru fasulye
  • 1/2 kg nohut
  • 2,5 kg toz şeker (arzuya göre miktarı ayarlanmalı)
  • 1 su bardağı pirinç
  • 200 gr kuru incir
  • 200 gr kuru üzüm
  • 200 gr kuru kayısı
  • 4 su bardağı süt
  • Süslemek için nar, dolmalık fıstık, dolmalık üzüm, ceviziçi, fındıkiçi, tarçın, nane yaprağı
Yapılışı:
  1. Buğdayı soğuk suda 4-5 saat bekleterek şişiriyoruz. Bekletilen buğdayın suyunu süzüp, bol su ilave ederek, buğdaylar iyice şişene kadar haşlıyoruz.Buğdayın gece haşlanması, sabaha kadar suyunu iyice çekmesi için ideal oluyor.
  2. Nohut ve fasulyeyi de aynı şekilde ayrı ayrı önce suda bekleterek, sonra haşlayarak hazırlıyoruz.
  3. Sabah 1 su bardağı pirinci hafif sıcak suda 25-30 dk kadar bekletiyoruz.
  4. Meyveleri ufak ufak (incir ve kayısı- arzu eden portakal da koyabilir) doğrayarak hazırlıyoruz.
  5. Aşureyi pişireceğimiz tencereye hazırladığımız nohut,pirinç,buğday ve fasulyeyi koyuyoruz. Üzerine su ilave ederek kaynatıyoruz.
  6. Köpük köpük olup, su azalmaya başlayınca 4 su bardağı süt ile beraber üzüm ve kayısıyı ilave ediyoruz. Bu şekilde de bir iki taşım kaynatıyoruz. Su azaldıkça sıcak su ilave ederek kıvamını ayarlıyoruz.
  7. Üzümler şişince şekerini arzu edilen tada göre yavaş yavaş dengeleyerek (2,5 kg herkese iyi gelmeyebilir) ilave ediyoruz.
  8. Şeker iyice eriyip malzemeye tat vermeye başlayınca ocağın altını kapatıp son olarak incirleri ekliyoruz. Bu aşamada şekerle çok uzun kaynamaması gerektiğini belirtmek lazım zira şekerle ne kadar uzun kaynarsa aşureniz kararacaktır. Kararmaması için hem şekerle uzun kaynatmamalı hem de inciri en son ocağı kapatınca ilave etmeliyiz. Aşurenin sıcaklığı ile incir yumuşayacaktır.
  9. Servis aşamasında arzı edilen kuruyemişler, tarçın ve üzümlerle süsleme yapılır.
Afiyetle & sağlıkla,

MANDALİNALI CHEESECAKE

Mandalinalı Cheesecake

Mevcut cheesecake tarifimde sos denemeleri ile farklılıklar yapmaya çalışıyorum zaman zaman. Bu da onlardan biri. Kış mevsiminin ferahlatan meyvesi mandalina ve peynir bence iyi bir uyum yakaladılar.

Cheesecake tarifi aynı..
Sadece içine 1 mandalinanın suyunu da kattım.

Sosu için;
3 mandalinanın suyunu, 1 çay bardağı toz şeker ile kaynatıyoruz. Şeker iyice eriyince 1 tatlı kaşığı buğday nişastasını bir miktar su ile açarak kaynayan sosa ilave ediyoruz. Kıvamı koyulaşınca ocağın altını kapatıp soğumaya bırakıyoruz.Soğuduktan sonra cheesecakin üzerine yayıp, mandalina dizerek süslüyoruz. Kenarlara da çırpılmış kremşanti ile dekor yapabilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,

CARTE D’OR TATLI SERİSİ "ÇİKOLATALI FONDANT"

Carte D'or Çikolatalı Fondant

Yumurta kırmaktan basit !


Evet bu kadar iddialı…
Biliyorsunuz son dönemde Aras’a vakit ayırmak, mutfağa girmekten daha cazip geldiği için o eski şaşalı günlerin geride kaldı. O yüzden çoğu misafirimi yemeğe alarak, hazır piliç ve pilav, salata konseptinde ağırlıyorum 🙂
2 ay önce ben yokken eve gelen kutuda ise meğer sihirli tatlar gizliymiş, onu da cici arkadaşlarım Sinem ve Seda’yı ağırladığım gün keşfettim.
Kızlara en pratiğinden bir şey hazırlarken meğer her şeyden hatta yumurta kırmaktan bile pratik bir tatlı yapabilmek de varmış kaderde.
Kutudan çıkan tatlıların (Macaron-Limonlu Kek-Krem Karamel vb..) içinden Çikolatalı Fondantı seçtim ve kutunun arkasını okuduğumda “bu kadarcık mı?” dedim kendi kendime .. Sonra “önyargı” ile bari “sıcak” olsun, gelmelerine yakın yaparım dedim.. Kızlar geldi. Ben kutuyu açtım, hazırladım, fırına attım. Çay demlendi, fırından o nefis koku yükseldi ve çıkarıp masaya getirdiğimde “ooooo yine döktürmüşsün Müge!” iltifatı hooppp bende 🙂
Yok bu sefer ben değil canım dedim ve dilimledim.. Yarısı bitti 🙂 Nefis nefis nefis…
Bu kadar söylüyorum…
Carte Dor tatlı serisini denemeye devam …
Not : Limonlu Kek de pişirdim… Dokusu güzel ama ben çok limonsever biri değilim.. Eğer limonlu tatlar size göreyse alın deneyin.. Sonuç gayet iyi…
Afiyetle,

BALKABAKLI ÇÖREK

Balkabaklı Çörek

Bravo! Kendi rekorumu itina ile kırmış bulunuyorum. Bu kadar uzun bir ara verdiğim hiç olmamıştı, ne olursa olsun bir şekilde tarif olmasa da iki kelam ederdim ama bu ara yapamadım. İşe de başladıktan sonra artan tempoma hala ne fiziken ne de psikolojikman adapte olmuş değilim. Aslında yemek pişirmesem de hayatımdaki sosyalleşme çabalarımın eseri olarak farklı organizasyonlara katılıyor olsam da yazmaya bir türlü fırsat bulamadım desem yeridir. Neyse kendi kendime kızdım dün gece ve işte bilgisayarımın başındayım, akşam evde iş için bir rapor yaparken, tenefüs yapan çocuklar gibi ben de bloguma gireyim bari dedim 🙂

Bundan bir ay önce yine blogger dostlarımla rutine dönüşen toplantılarımızdan birini yine Münevver Ablacığımda harika bir kahvaltı sofrası ile yaptık, ben de o kahvaltı sofrasına Balkabaklı Çöreklerimle katıldım. Daha önce Piramit Pasta, Muska Tatlısı ve Turta olarak değerlendirdiğim balkabağını bu sefer bu tarifte denedim ve sonuçtan oldukça da memnun kaldığımı söyleyebilirim.

Malzemeler:

  • 250 gr Sana Klasik margarin (kasede olan yumuşaktan kullandım)
  • 7 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • aldığı kadar un (yaklaşık 3-3,5 su bardağı aldı)

iç malzemesi:

  • 1/2 kg balkabağı
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 kase iri dövülmüş ceviziçi
  • su

Yapılışı:

  1. Balkabaklarını yıkayıp orta büyüklükte dilimleyerek üzerine şekeri ilave ediyoruz. Kabakların üzerine gelecek kadar su ekleyerek yumuşayana kadar pişiriyoruz.
  2. Pişen balkabaklarını (varsa suyunu süzerek) bir çatalla ezerek püre haline getiriyoruz ve ceviz ile karıştırıyoruz.
  3. Fırınımızı 180 derecede ısıtıyoruz.
  4. Hamur için gerekli malzemeleri (un hariç) derin bir kaseye koyarak yumuşak ancak ele yapışmayan bir kıvam alana kadar un ilave edip yoğuruyoruz.
  5. Hamuru 30 dk kadar buzdolabında bekletiyoruz.
  6. Pişen hamuru iki parçaya ayırıp her iki parçayı da ayrı ayrı elimizle yada bir merdane yardımı ile tezgahta açıyoruz. (iki şamada oratalama 30 adaet çörek elde edeceksiniz) Ortasına hazırladığımız harcı ayyıp rula şeklinde sarıyoruz ve dilimleyerek yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepisisine diziyoruz.
  7. Fırında pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
  8. Üzerlerine pudra şekeri serperek servis ediyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,