>30 KİŞİLİK DÜĞÜN PASTASI

>

Hala hastayım malesef 😦 Bir türlü iyileşemedim 😦
İlaç üzerine ilaç alıyorum. Bir de üstüne üstlük kulak zarım delinmiş. Nerede enteresan bir durum var zaten beni bulur.Konuştuğum her şey kafamda yankılanıyor.
Allah sağlığımızdan etmesin gerçekten bunu bir kez daha anladım.

Bu arada geçmiş olsun mesajlarınız için sizlere çok teşekkür ediyorum. Umuyorum bir sonraki yazımda artık geçmiş gitmiş olur.


Hastalanmadan önce verdiğim bir söz vardı. Çok sevdiğimiz bir akrabamız sade bir nikah töreni ile evlenip sonrasında ufak bir düğün yemeği verecekti.Kız kardeşi bu mütevazi kutlamanın pastasını yapıp yapamayacağımı sorduğunda memnuniyetle kabul ettim.Ama sonrasında rahatsızlanınca pasta yapmak ilk kez o kadar çok büyüdü ki gözümde anlatamam. Gerçekten herşeyin başı sağlık! Her ne kadar “Hastasın, yapma ,başka bir şeyler ayarlarız” deseler de verdiğim sözü tutmam lazımdı.
Anneciğim, baş yardımcım sağolsun… Pandispanyaları pişirdi, ganajı hazırladı.Yani bana bir tek pastayı inşa etmek kaldı.
Çok gücüm olmadığı için süslemede yapma çiçekler kullandım. Açıkçası nasıl gözükeceğine dair endişelerim vardı ama sanırım sonuç fena olmadı.
Safişçiğime buradan tekrar tekrar mutluluklar diliyorum …

Bu arada bugün itibari ile yine izne ayrılıyorum … Yaz sezonunun son izni! Keşke sağlığım daha iyi olsaydı ancak gücümü belki daha çabuk toplarım böylelikle.

Bu iznimde en sevdiğim yere gidiyorum 🙂 Detaylar dönünce !

Telesekreter devrede:

Yemekbahane eşrafı tatildedir. Bizden ayrılmadığınız için teşekkürler.

Afiyetle,

30 KİŞİLİK DÜĞÜN PASTASI

Hala hastayım malesef 😦 Bir türlü iyileşemedim 😦
İlaç üzerine ilaç alıyorum. Bir de üstüne üstlük kulak zarım delinmiş. Nerede enteresan bir durum var zaten beni bulur.Konuştuğum her şey kafamda yankılanıyor.
Allah sağlığımızdan etmesin gerçekten bunu bir kez daha anladım.

Bu arada geçmiş olsun mesajlarınız için sizlere çok teşekkür ediyorum. Umuyorum bir sonraki yazımda artık geçmiş gitmiş olur.


Hastalanmadan önce verdiğim bir söz vardı. Çok sevdiğimiz bir akrabamız sade bir nikah töreni ile evlenip sonrasında ufak bir düğün yemeği verecekti.Kız kardeşi bu mütevazi kutlamanın pastasını yapıp yapamayacağımı sorduğunda memnuniyetle kabul ettim.Ama sonrasında rahatsızlanınca pasta yapmak ilk kez o kadar çok büyüdü ki gözümde anlatamam. Gerçekten herşeyin başı sağlık! Her ne kadar “Hastasın, yapma ,başka bir şeyler ayarlarız” deseler de verdiğim sözü tutmam lazımdı.
Anneciğim, baş yardımcım sağolsun… Pandispanyaları pişirdi, ganajı hazırladı.Yani bana bir tek pastayı inşa etmek kaldı.
Çok gücüm olmadığı için süslemede yapma çiçekler kullandım. Açıkçası nasıl gözükeceğine dair endişelerim vardı ama sanırım sonuç fena olmadı.
Safişçiğime buradan tekrar tekrar mutluluklar diliyorum …

Bu arada bugün itibari ile yine izne ayrılıyorum … Yaz sezonunun son izni! Keşke sağlığım daha iyi olsaydı ancak gücümü belki daha çabuk toplarım böylelikle.

Bu iznimde en sevdiğim yere gidiyorum 🙂 Detaylar dönünce !

Telesekreter devrede:

Yemekbahane eşrafı tatildedir. Bizden ayrılmadığınız için teşekkürler.

Afiyetle,

>MAKYAJ ÇANTASI PASTASI

> Çok hastayım 😦

Ağustos ayının ortasında nasıl bir üşütme anlatılacak gibi değil ! Zaten benim yaz hastalıklarım meşhurdur.Bu klimalardan oluyor hep 😦 Bir üşüyorum bir terliyorum .. Ve sonuç…

Yaz ortasında üşütme …

Mayıs ayında Aylin’le yaptığımız bir pasta..

Özellikle makyaj malzemelerini yaparken çok eğlenmiştim…

Sağlıklı günlerde buşuşmak üzere..
Afiyetle,


MAKYAJ ÇANTASI PASTASI

Çok hastayım 😦

Ağustos ayının ortasında nasıl bir üşütme anlatılacak gibi değil ! Zaten benim yaz hastalıklarım meşhurdur.Bu klimalardan oluyor hep 😦 Bir üşüyorum bir terliyorum .. Ve sonuç…

Yaz ortasında üşütme …

Mayıs ayında Aylin’le yaptığımız bir pasta..

Özellikle makyaj malzemelerini yaparken çok eğlenmiştim…

Sağlıklı günlerde buşuşmak üzere..
Afiyetle,


>FRANBUVAZLI & PARÇA ÇİKOLATALI PASTA

>

Geçen yazımda kitap önerisi yapınca Sevgili Funda’nın çok hoş bir yorumu oldu yazdığım yazıya.

Her tarifle bir kitap önerisinde bulunmamızı tavsiye etti. Bu öneri çok hoşuma gitti. Her tarifte bir kitap önermemiz belki çok mümkün olmaz ama elimizden geldiğince yazılarımızda beğendiğimiz bir kitabı, filmi, oyunu vs.. anlatırsak hem bloglarımız bir anlam daha kazanır hem de benim gibi “ne okusam, seyretsem?” ya da “severek okur muyum, seyreder miyim?” acaba sorularınız sıkça oluyorsa buna çare olabiliriz 🙂

Ben bugün sizlere bir filmden bahsedebilirim mesela !

Mamma Mia, aslında çok eski ve meşhur bir Broadway müzikali. Ünlü grup Abba’nın birbirinden harika müzikleri ile insanı mest eden bir şov. Hatta bu Ekim ayında İstanbul’a gelecek.

Bu harika müzikalin iki hafta önce filmi de vizyona girdi. Bu sıcaklarda sinemaya mı gidilir demeyin, sakın bu filmi kaçırmayın. İnanın bana çok mutlu ayrılacaksınız sinemadan. Tüm film boyunca -mutlaka duyduğunuz ve belki de sözlerini bildiğiniz- Abba’nın biri bitip biri başlayan şarkılarını mırıldanacaksınız. Hatta belki de bütün salon kendini tutamayıp şarkılara eşlik dahi edecek 🙂 [Bizim salonda öyle oldu] Annem ve kuzenimle gittiğimiz salondan yine seyredelim, ben yine gelirim diyerek çıktık. Hemen Abba’nın tüm müziklerini internetten indiren kuzenim bir jenerasyona dahil olmanın mutluluğunu yaşıyor hala 🙂 “Eskiden ne güzel şeyler yapılıyormuş” diyip duruyor…

Hala bilet almadınız mı ??? Kaçırmayın derim 😉

İşte bir öneri daha yaptım, bakalım sırada ne olacak 🙂 Sizlerin de önerilerinizi bekliyorum tabii ki…

Bugün yazacağım, fotoğraf makinamın en eski tarihli karelerinden birinde sıkışıp kalmış, unuttuğum bir pasta olacak. Aslında tarifinde çok değişik bir şey yok. Şeker hamursuz, misafirlerine ikram edilmek üzere bir pasta yapmak isteyen olursa değerlendirebilir diye düşünerek koymaya karar verdim.

Malzemeler:

Pandispanyası için : (20 cm çember ya da kek kalıbı)

  • 6 yumurta
  • 170 gr toz şeker
  • 110 gr un
  • 1/2 çay bardağı portakal suyu
  • 50 gr kakao

Yumurta sarısı ve beyazlarını ayırıp, yumurta aklarını şekerin yarısı ile kar gibi oluncaya ve bıçakla kesilebilecek kıvama gelinceye kadar çırpıyoruz.

Şekerin geri kalanı ile yumurta sarılarını krema gibi oluncaya kadar çırpıp, portakal suyunu ilave edip kaşıkla karıştırıyoruz.

Kakao ve unu elekten geçirip, tüm malzemeleri biraraya getirip yumurta aklarını söndürmeden tahta bir kaşık ile hafifçe karıştırıyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pandispanyamızı yaklaşık 25-30 dk kadar pişiriyoruz.

Pişen pandispanyayı kalıbından çıkartmadan soğumaya bırakıyoruz ve mümkün ise bir gece bu şekilde bekletiyoruz.

Arası ve üzeri için ganaj:

  • 400 ml sıvı krema
  • 500 gr bitter + sütlü çikolata
  • 1 kaşık tereyağ

Kremayı çok kısık ateşte hafifçe ısıtıyoruz. İnce ince kıydığımız çikolataları hafifçe kaynattığımız kremaya ilave edip, ocağı kapatıyoruz. İyice karıştırıp çikolataları eritiyoruz. Bir kaşık tereyağını da ekliyor, karıştırmaya devam ediyoruz. Buzdolabına koymadan kremanın koyulaşması için minimum 3-4 saat bekletiyoruz.

Yukarıdaki pandispanya ve ganaj tariflerini geceden yaparsanız ertesi gün pastanızı rahatlıkla hazırlayabilirsiniz.

Arasına :

  • Islatmak için şurup ya da reçel
  • Franbuvaz
  • Parça çikolata (ufak doğranmış çikolata parçaları ya da damla çikolata da kullanılabilir)

Pandispanyamızı eşit şekilde 3 kata ayırıyoruz. (En üst katı sert kabuğunu almak için bir parça tıraşlamanız daha düzgün bir yüzeyinin olmasını sağlayacaktır. En düzgün katı en üst katta kullanmanız gerekir)
Evinizde varsa çilek ya da franbuaz şurubu ile yoksa reçeli biraz sulandırarak bir fırça yardımı ile katları ıslatıyoruz. Birinci katı ıslattıktan sonra ganaj sürüyoruz ve franbuaz ile parça çikolata döküyoruz. Biraz daha ganaj sürerek ikinci katı üzerine oturtuyoruz. Aynı işlemleri tekrarladıktan sonra son katı oturtup tüm pastayı ince şekilde ganajla sıvıyoruz. Bu işlemden sonra pastamızı bir müddet buzdolabında bekletiyoruz. Daha sonra çıkartıp güzelce ganajla sıvama işlemini tamamlıyoruz.

Pastanızın üzerini arzu ettiğiniz şekilde süsleyebilirsiniz. Ben granül (bilye şeklinde) çikolata ile üzerini kapladım ve şeker hamurundan yaptığım güller ile dekore ettim.

Afiyetle,

FRANBUVAZLI & PARÇA ÇİKOLATALI PASTA

Geçen yazımda kitap önerisi yapınca Sevgili Funda’nın çok hoş bir yorumu oldu yazdığım yazıya.

Her tarifle bir kitap önerisinde bulunmamızı tavsiye etti. Bu öneri çok hoşuma gitti. Her tarifte bir kitap önermemiz belki çok mümkün olmaz ama elimizden geldiğince yazılarımızda beğendiğimiz bir kitabı, filmi, oyunu vs.. anlatırsak hem bloglarımız bir anlam daha kazanır hem de benim gibi “ne okusam, seyretsem?” ya da “severek okur muyum, seyreder miyim?” acaba sorularınız sıkça oluyorsa buna çare olabiliriz 🙂

Ben bugün sizlere bir filmden bahsedebilirim mesela !

Mamma Mia, aslında çok eski ve meşhur bir Broadway müzikali. Ünlü grup Abba’nın birbirinden harika müzikleri ile insanı mest eden bir şov. Hatta bu Ekim ayında İstanbul’a gelecek.

Bu harika müzikalin iki hafta önce filmi de vizyona girdi. Bu sıcaklarda sinemaya mı gidilir demeyin, sakın bu filmi kaçırmayın. İnanın bana çok mutlu ayrılacaksınız sinemadan. Tüm film boyunca -mutlaka duyduğunuz ve belki de sözlerini bildiğiniz- Abba’nın biri bitip biri başlayan şarkılarını mırıldanacaksınız. Hatta belki de bütün salon kendini tutamayıp şarkılara eşlik dahi edecek 🙂 [Bizim salonda öyle oldu] Annem ve kuzenimle gittiğimiz salondan yine seyredelim, ben yine gelirim diyerek çıktık. Hemen Abba’nın tüm müziklerini internetten indiren kuzenim bir jenerasyona dahil olmanın mutluluğunu yaşıyor hala 🙂 “Eskiden ne güzel şeyler yapılıyormuş” diyip duruyor…

Hala bilet almadınız mı ??? Kaçırmayın derim 😉

İşte bir öneri daha yaptım, bakalım sırada ne olacak 🙂 Sizlerin de önerilerinizi bekliyorum tabii ki…

Bugün yazacağım, fotoğraf makinamın en eski tarihli karelerinden birinde sıkışıp kalmış, unuttuğum bir pasta olacak. Aslında tarifinde çok değişik bir şey yok. Şeker hamursuz, misafirlerine ikram edilmek üzere bir pasta yapmak isteyen olursa değerlendirebilir diye düşünerek koymaya karar verdim.

Malzemeler:

Pandispanyası için : (20 cm çember ya da kek kalıbı)

  • 6 yumurta
  • 170 gr toz şeker
  • 110 gr un
  • 1/2 çay bardağı portakal suyu
  • 50 gr kakao

Yumurta sarısı ve beyazlarını ayırıp, yumurta aklarını şekerin yarısı ile kar gibi oluncaya ve bıçakla kesilebilecek kıvama gelinceye kadar çırpıyoruz.

Şekerin geri kalanı ile yumurta sarılarını krema gibi oluncaya kadar çırpıp, portakal suyunu ilave edip kaşıkla karıştırıyoruz.

Kakao ve unu elekten geçirip, tüm malzemeleri biraraya getirip yumurta aklarını söndürmeden tahta bir kaşık ile hafifçe karıştırıyoruz.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pandispanyamızı yaklaşık 25-30 dk kadar pişiriyoruz.

Pişen pandispanyayı kalıbından çıkartmadan soğumaya bırakıyoruz ve mümkün ise bir gece bu şekilde bekletiyoruz.

Arası ve üzeri için ganaj:

  • 400 ml sıvı krema
  • 500 gr bitter + sütlü çikolata
  • 1 kaşık tereyağ

Kremayı çok kısık ateşte hafifçe ısıtıyoruz. İnce ince kıydığımız çikolataları hafifçe kaynattığımız kremaya ilave edip, ocağı kapatıyoruz. İyice karıştırıp çikolataları eritiyoruz. Bir kaşık tereyağını da ekliyor, karıştırmaya devam ediyoruz. Buzdolabına koymadan kremanın koyulaşması için minimum 3-4 saat bekletiyoruz.

Yukarıdaki pandispanya ve ganaj tariflerini geceden yaparsanız ertesi gün pastanızı rahatlıkla hazırlayabilirsiniz.

Arasına :

  • Islatmak için şurup ya da reçel
  • Franbuvaz
  • Parça çikolata (ufak doğranmış çikolata parçaları ya da damla çikolata da kullanılabilir)

Pandispanyamızı eşit şekilde 3 kata ayırıyoruz. (En üst katı sert kabuğunu almak için bir parça tıraşlamanız daha düzgün bir yüzeyinin olmasını sağlayacaktır. En düzgün katı en üst katta kullanmanız gerekir)
Evinizde varsa çilek ya da franbuaz şurubu ile yoksa reçeli biraz sulandırarak bir fırça yardımı ile katları ıslatıyoruz. Birinci katı ıslattıktan sonra ganaj sürüyoruz ve franbuaz ile parça çikolata döküyoruz. Biraz daha ganaj sürerek ikinci katı üzerine oturtuyoruz. Aynı işlemleri tekrarladıktan sonra son katı oturtup tüm pastayı ince şekilde ganajla sıvıyoruz. Bu işlemden sonra pastamızı bir müddet buzdolabında bekletiyoruz. Daha sonra çıkartıp güzelce ganajla sıvama işlemini tamamlıyoruz.

Pastanızın üzerini arzu ettiğiniz şekilde süsleyebilirsiniz. Ben granül (bilye şeklinde) çikolata ile üzerini kapladım ve şeker hamurundan yaptığım güller ile dekore ettim.

Afiyetle,

>NANELİ LİMONATA

>

Tatilde çektiğim bir fotoğrafla merhaba demek istedim sizlere tekrar. Bir hafta işte yine geldi ve geçti. Allahtan uzun zamandır çalışıyorum da daha önümde başka izinler var.. O nedenle kendimi motive edebiliyorum. Şimdiden gün saymaya başladım bile 🙂 Yalana gerek yok 🙂

Tatilde çok eğlenceli bir kitap okudum. Önce ondan bahsedeyim sizlere. Fazla yorulmadan , eğlenerek bir şeyler okumak isterseniz müthiş bir tatil kitabı öneriyorum sizlere…

İsmi bile komik 🙂 “Alışverişkolik ve Bebeği”

Alışveriş tutkunu , ya da “hastası” genç bir bayanın hamileliği sırasında başından geçenleri anlatan, zaman zaman kendimi kaybedip kahkaha attığım bir kitap oldu bu 🙂

Bol bol okumanın yanısıra arada sırada mutfağa da girdim 🙂 Ama anneciğimin ellerinden yemek yemek müthiş bir lükstü , itiraf ediyorum 🙂

Annem ve teyzemin tarifleri ile naneli limonata yaptım bir gün .. Müthiş oldu diyebilirim..

Denemek isteyenler için tarifi geliyorrr:)


Malzemeler : (Yaklaşık 1,5 litre limonata elde ediliyor)

  • 5 limon
  • 10 çorba kaşığı toz şeker (her limon için 2 kaşık)
  • 1 kase ince kıyılmış taze nane
  • 1 – 1,5 litre soğuk su

Öncelikle limonların kabuklarını renceliyoruz ve sularını sıkıyoruz. Kapaklı bir kapta limon kabuklarını, limon suyunu, toz şekeri ve naneyi iyice karıştırıp buzdolabında 4-5 saat dinlendiriyoruz. (Geceden yapılırsa daha pratik olacaktır)

Daha sonra bir tülbent yardımı ile bu karşımı yavaş yavaş sulandırarak süzüyoruz. Süzme işlemi bitince tadına bakarak (arzu edilen şeker oranına göre) su ilavesi yapıyoruz.

Limon ve nane ile dekore ederek ikram ediyoruz.

Afiyetle,